Sen insanlara, yaşam kurallarına küsmekle başladın. Ama hiçbirinin iyileşmesi için bir şey yapmadın. Fenalıkla mücadele etmek seni yordu; sen, mücadelenin değil, kendi güçsüzlüğünün kurbanısın.
Pencere önündeki sofrada çaylar bardaklarında soğumuş, lokmalar yarım bırakılmıştı. Sofranın bu hali her şeyin bir anda nasıl dağıldığını resmeder gibi gibiydi.