Kitabın fiziksel özelliklerinden,olay örgüsünden falan bahsetmeyeceğim.Hani diyoruz ya DOSTOYEVSKİ. Kitabını eleştirmek zaten bana düşmez. Dostoyevski'yi o olduğu için,sırf o yazdığı için kitaplarını okuyanlarımız vardır elbet benim gibi.Bazen derler ya tamam iyi bir yazar ama şu kitabı da vasat,çok da anlamlı değil ya da diğer eserlerine göre zayıf kalmış diye.İşte ben böyle düşünenlerden değilim. Bu denli güzel kitapları yazıp bize sunan insanların ağzından çıkan her kelimede bir anlam ararım aslında.Evet belki de alaladen yazdığı bir novella.Ancak diyorum ya ben bu denli hayata farklı bakan farklı betimlemelerle,gizemli kelimelerle,eksik cümlelerle hayatı anlamlandırmaya çalışan insanların her kelimesinde derin anlamlar ararım.Neyse şimdi gelelim Ev sahibesi adlı öyküye.İlk okuduğunuzda ne anladınız.İkinci okuduğunuzda ne anlayacaksınız.Diğer insanların görüşlerini dinlediğinizde ne anlayacaksınız.Heleki benim gibi psikolojiye fazlasıyla meraklı,canı sıkılınca makale bile okuyan bir insansanız olaylara ne yönden bakardınız.Kitapta bir kadın ve birlikte yaşadığı ihtiyar bir adam var.Peki kimdir bu ikisi.Baba-kız.Annesine aşıkken kızıyla yaşamını sürdüren bir kötü adam.Annesinin babasını aldattığı bir adamla yaşayan genç bir kız.Kim kimi neden öldürdü.Neyin günahını çıkarmaya çalışıyorlar.Kim kimin özgürlüğünü ne ölçüde çaldı.Peki bir insan ruhunu başkasına nasıl satar.Özgürlük dediğin senin en derininde,bilinçaltında senin bile bilmediğin tüm gerçekleri bilip buna göre davranan birinin senden çaldığı şey midir? Böylemi satılır ruh.O zaman kahramanımızın tüm bu olaylarla ilgisi nedir.Neden o eve taşınır,neden bu gizem onu merak ettirir.Benim anladığım geçirdiği sara nöbetleriyse eğer bunu tetikleyen onun yaşamında,geçmişindeki hangi hikayedir.Gerçekten aşık mıdır o