Çünkü bir insan ne kadar kendi kendisine yeterse, başka insanlara o denli daha az gereksinim duyacaktır;
haddi zatında başka insanlar da ona o kadar az tahammül edebilecektir. Yüksek bir zihin düzeyinin bir insani toplum dışına itebilmesinin nedeni budur. Doğrudur, eğer zihnin
niteliği nicelikle telafi edilebilseydi, bu insanların büyük dünyasında bile yaşama zahmetine değerdi; fakat şükür ki yüz tane ahmak bir araya gelse bir tane akıllı adam etmez.
"Biz kadınlar için sevdiğimiz uğruna hiçbir iş çok adi, hiçbir hizmet küçültücü değildir ve ah ben nasıl sevdim seni. Hanna Samuel'i daha çok sevmemiştir."
Oğlanlar çoğu zaman dikkatsizdir ve düşünmeksizin can yakarlar; biz de hep büyüyüp bir erkek oldukları ve bizi daha iyi anladıkları zaman hakkımızı ödeyeceklerini umut ederiz. Ama öyle olmaz. Dünya onları bizim yanımızdan çekip alır; bizimle olduklarından daha mutlu oldukları arkadaşlar edinirler, bize menedilmiş eğlencelere dalar, bizim ilgilendiğimizden bambaşka şeylere yönelirler. Üstelik çoğu zaman bize karşı adil değildirler, hayat onlara acı geldiğinde bizi suçlarlar, ama tatlı geldiğinde onlarla birlikte bu tadı almaktan da mahrum kalırız...