Doğanın betimlemeci değil kavramsal bir yorumunu yansıtan Kübistler, resimsel yüzeyde üç boyutluluk yanılsaması yaratmak yerine resim yüzeyinin iki boyutluluğunu vurgulamış; eşzamanlı olarak bir nesneyi bir değil
birçok açıdan göstererek bir tür dördüncü boyut kavrayışı getirmiş; 19.
yüzyıldan itibaren temsili gerçeklikten resimsel gerçekliğe uzanan yoldaki adımları hızlandırarak görsel bir devrim yaratmıştır.
Klasisizm yetkinlik, romantizm sonsuzluğun sanatıdır. Klasisizmin ideali kapalı, kendi içinde bir bütünlüğü olan, dengeli bir uyumdur, romantik ideal kendisini sürekli aşan, uzaklara götüren sonsuz bir arayıştır, esinleyici arzudur, nostaljidir. Romantizm Aydınlanmanın usçuluğuna karşı bir başkaldırıdır. Aydınlanmayı uğraştıran yalnızca us ile yaklaşabilendir, anlamlı ve açık olandır; romantizm dünyanın gece yarısı yanını yeniden keşfeder ve onu atalardan kalma haklarına yeniden kavuşturmak ister. Usdışı uçsuz bucaksızlık şiirde yeniden ortalığı kaplar; Müzik, mistik hayranlık, boş inanç, masal, düş, hayaletler, ölüm arzusu...(Szerb 381)
Ressam Mondrian sanatın belki de "ortadan kalkabileceğini" ileri sürüyordu. Sanatın bugün gerçekliğin yoksun olduğu bir dengenin yerini tuttuğuna, gerçekliğin giderek sanatın yerini alacağına inanıyordu. "Hayat dengeye kavuştukça sanat ortadan kalkacaktır."