“Sen kendi mutluluğunu zıkkımlanıyorsun. Hiçbir zaman, küçük adam, mutluluğu dolu dolu özgürlük içinde tatmadın. Bu yüzden mutluluğu tıkınıyorsun, mutluluğun güvencesinden sorumluluk duymaksızın. Mutluluğu bulmayı, onun üzerinde titremeyi, ona bahçıvanın çiçeklerine, rençberin buğdayına baktığı gibi bakmayı öğrenmedin (çünkü engellendin).”
“Denizanasından karada iki ayaklıya kadar gelişmen için milyonlarca yıl geçti. Yalnızca altı bin yıl sürdü yaşamının bedensel kasılma içinde yolunu bulması. İçindeki doğayı yeniden bulman, içindeki denizanasını keşfetmen için belki yüz, belki beş yüz, belki de beş bin yıl daha geçecek.”
“...’Senin kendin’ olmanı istiyorum. ‘Sen kendin’ diyorum! Okuduğun gazetenin fikri değil, kötü komşunun işittiğin fikri değil, aksine ‘sen kendin’...”
“Sizin dünyada insanlar bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar, yine de aradıklarını bulamıyorlar. Oysa aradıkları tek bir gülde, bir damla suda bulunabilir. Ama gözler kördür. İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir.”