“Budist öğretilerine göre, şu zamana kadar yaşadığımız, şu anda yaşıyor olduğumuz ya da ileride de yaşayacağımız bütün acılar kendimizle ilgili meşguliyetimizden gelir… Acı çektiğimizde neden acı çektiğimizi, bu duruma kimlerin veya neyin sebep olduğunu, geçirmek için ne yapmamız gerektiğini düşünür dururuz. Ya da bunun yaşattığı duygusal ve bedensel süreçlerle meşgul oluruz… Acılarımıza odaklandığımızda kendimizle olan meşguliyetimiz artar. Kendimize daha çok önem veririz. Öz-önem kendimizi direkt ve açık olarak diğerlerinden daha üstün, daha iyi görmek değil; kendimizle olan meşguliyetimizin artması ve merkeze kendimizi almak ile ilişkilidir… Öz-öneme karşı daha dikkatli olmak, onun bazen nasıl bize zarar verebileceğini fark etmek ve onu mümkün olduğu kadar törpülemek gerekir. Bunun için elimizden gelen en iyi şey ona yargılamadan bakmaktır. Ve dikkatimizin odağını kendi acılarımız, sıkıntılarımız veya başarılarımız ve mutluluğumuzdan diğer insanlara, canlılara yönlendirmek, onlarla olan bağımızı hatırlamaktır.”
“Bir süre sonra
Bir eli tutmakla, bir ruhu zincirlemek arasındaki ince farkı öğrenirsin,
Ve aşkın yaşlanmak,
Birlikte olmanın da güvende olmak anlamına gelmediğini öğrenirsin.
Ve öpücüklerin sözleşme
Ve hediyelerin de vaat olmadığını öğrenmeye başlarsın.
Ve yenilgileri
Başın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın,
Bir çocuğun üzüntüsü ile değil, bir yetişkinin zarafeti ile…
Ve her şeyi,
Bugünü düşünerek yapmayı öğrenirsin,
Çünkü yarın ile ilgili her şey belirsizdir.
Bir süre sonra güneş ışığının
Yakıcı olduğunu öğrenirsin,
Eğer fazla maruz kalırsan.
Bu yüzden
Başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yarat ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ve göreceksin ki dayanıklısın
Ve kuvvetlisin
Ve değerlisin…”
Veronica Schooffstall
“Düştüğümüz zaman kendimizi acımasızca eleştirmektense, düşüşümüz çok acı verici de olsa başka bir seçeneğimiz elbette var. Hamlesini yaptığında ve kendisini kibarca tedavi ettiğinde herkesin bir vakti olduğunu fark edebiliriz.
Belki doğru ayağımızı öne atmayı beceremedik ama yine de denedik. Yere yüzüstü düşmek hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır, onurlu bir parçası aslında.”
“Kendimizi beslediğimiz, anlayış gösterdiğimiz ve zorlu zamanlarda kendimize de şefkat gösterebildiğimizde önemsenmeye değer hissederiz ve kendimizi mevcut durumumuzla kabul edebiliriz. Böylelikle, özellikle de zorlayıcı durum ve duygular deneyimlerken içsel kaynaklarımıza güvenmeyi öğrenebiliriz.”