Sefa T.

İslam, sadece Arap uyruğu taşıyan insanları kurtaran ve yalnızca onları özgürlüğüne kavuşturan bir bildiri; sadece Araplara özel bir mesaj değildir. Onun konusu "nev'i beşer", ilgi alanı ise tüm dünyadır.
Din
Reklam
Cihat emri geldikten sonra Allah Resul'üne göre kâfirler üç kısma ayrıldı: 1)Ateşkes ve barış imzalayanlar 2)Savaş halinde olunanlar ve 3)Zımmiler.
Allah Resulü peygamberlik görevi ile görevlendirilişinden itibaren on yıl boyunca savaşsız ve haraçsız, sadece uyarma yöntemi ile davet etti insanları. Bu dönem içerisinde kendisine karşı yapılanlara sabretmesi, görmezlikten gelmesi, aldırış etmemesi emredildi. Daha sonra hicret etmesi emredildi. Daha sonra hicret etmesine ve düşmanları ile savaşmasına müsaade edildi. Ardından kendisi ile savaşanlarla savaşması, bir köşeye çekilip savaşmayanlara dokunmaması, en son olarak "din" tamamen Allah'a has kılıncaya dek müşriklerle savaşması buyuruldu.
Dönemin ünlü bilge ozanı Zübeyr bin Ebu Selma yaşadığı dönemi şöyle anlatıyordu bir şiirinde: "Kendisini kendi silahı ile savunamayan kimse çökertilir; insanlara zulmetmeyen kimse ise zulme uğrar..."
"La ilahe illallah" ın gerçek anlamı şudur: Allah'tan başka hiçkimsenin hakimiyet hakkı yoktur; Allah'tan başka şeriat koymaya kimsenin hakkı yoktur; hiç kimsenin üzerinde egemenlik hakkı yoktur. Çünkü egemenlik, iktidar Allah'a aittir. Zira İslam'ın insanlık için uygun gördüğü milliyetçilik ülküsü Arabı, Bizanslıyı, Persliyi diğer ulus ve renklerden olan tüm insanları Allah'ın tevhit bayrağı altında eşit konuma getiren "akide milliyetçiliğidir. Çıkar yol sadece budur.