Sefa Arı

Sefa Arı
Öğrenci
Marmara Üniversitesi
16 Ocak 1998
46 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
Tanzimat Döneminden bu yana tartışılan yegane sorun; Garplılaşmak. Tanzimat Aydınları hep bu mesele üzerine durmuştu, evet garplılaşmalıydık onlar gibi teknolojimiz, silahlarımız, refah seviyemiz ve bilimimiz olmalıydı. Pekala onların kültürünü almalı mıydık? Tanzimat aydınlarından bu yana bazı düşünürlerimiz kültürlerini de almamız gerektiğini söylerken bazı aydınlarımız ise sadece teknolojisini almamız gerektiğini savunduk. Peki biz onlar gibi olabilir miydik? Yani davranışlarımızda onlar gibi olabilir miydi? Bu zamanki refah seviyesini Afrika'da, Hindistan'da, Malezya'da farklı muhtelif yerlerde insanları sömürerek alan Avrupa gibi olabilir miydik? İslami esaslara dayanan Osmanlı Devleti'nde sömürge mekanizmasını kullansaydı Osmanlı çok rahat şekilde şu an refah olarak da başka yerde olamaz mıydık? Bu soruları size bırakarak kitapta benim için en önemli yere değinmek istiyorum. Kitapta Darülelhan da alaturka müziğinin lağvedilmesinden bahseder. Peki nedir Alaturka ve alafranga müzik? Alaturka müziği Türk musikisine ait kendi ahenkleri olan bir müzikken alafranga müzik ise batı müziğidir. Peki niçin önemliydi burası benim için? Yukarıda yazdığım teknikte mi Garplılaşmalıyız yoksa kültürde de mi Garplılaşmalıyız sorusuna o dönemin konjektürü kültürü de katıyordu maalesef. Artık bizler piyano ve keman gibi batı tarzı enstrümanlar çalıp akşamları balo organize edip balolarda dans edip öyle gelişmiş bir millet olacaktık (!) Artık sözlerimi bitirirken Peyami Safa'nın şu çok beğendiğim 3 sözüne atıf yapmak istiyorum: "Teknikte Garplılaşmakla iktifa mı etmeliyiz, yoksa kültürde de mi Garplılaşmalıyız?" syf 113 "Şark'la Garp'ın kavşağında olan Türkiye, Garp'tan tesir almakta tereddüt etmemelidir. Ancak, bu tesir, bizim tarafımızdan yapılacak mukabil bir tesiri ihmal
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,3bin okunma
Sefa Arı
youtube.com/watch?v=Lmb1LSX...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·200 syf.··
2021 10. kitabı
"Murdar bir hal’den muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir. IV. Murat’a, Süleyman devrine dön! diye haykıran Koçi Bey’den Reşit Paşaya* kadar Osmanlı Devleti’nin bütün ıslahatçıları gerici. Dante,* yaşadığı çağdan iğrenir. Balzac* eserini iki ezeli hakikatin ışığında yazar: kilise ve krallık. Dostoyevski* maziye aşık. Dante gerici, Balzac gerici, Dostoyevski gerici! Gerici, ilerici… Düşünce hürriyeti bu mülevves kelimelerin esaretinden kurtulmakla başlar, düşünce hürriyeti ve düşünce namusu." Müslümanlara gerici diyen kesim Dostoyevskiyi okumakla övünür ama Dostoyevski Çarlık Rusyanın devamını isteyen, kilisenin devamını isteyen yeniliklere karşı net bir gericidir Mesela platon Atinanın demokrat olduğu dönemde yaşamış olmasına rağmen demokrasi düşmanı birisidir. O zaman platonda gericidir. :)
Bu ÜlkeCemil Meriç · Ötüken Neşriyat · 197525,4bin okunma
Zülâl.. isimli okura yanıt verildi
Sefa Arı
Düzelttim, uyarı için teşekkürler