"1930'larda İslam'ı ulusallaştırmak ve modernleştirmek için hükümetin teşvik ettiği girişimler olmuş, ama bu "Türk reform" seçkinlerin küçük bir bölümünün ilgisiyle sınırlı kalmıştı. Bu reformun en açık tezahürü, Arapça ezanın yerini, 1932'de devlet konservatuvarı tarafından bestelenen Türkçe ezanın almış olmasıydı."