Erik Jan Zürcher

Erik Jan Zürcher

Yazar
8.3/10
72 Kişi
·
223
Okunma
·
22
Beğeni
·
1.817
Gösterim
Adı:
Erik Jan Zürcher
Unvan:
Hollandalı Tarihçi
Doğum:
Leiden, 15 Mart 1953
Erik-Jan Zürcher (d. 15 Mart 1953, Leiden), yakın Türkiye tarihi hakkında araştırmalar yapan Hollandalı tarihçi.

Leiden Üniversitesi'nde Türkiye Etütleri Bölümü başkanlığı yapmış ve bu üniversitede halen yarı-zamanlı profesör olarak görev yapmaktadır. 2008 yılından beri Amsterdam'da bulunan Uluslararası Sosyal Tarih Enstütüsü başkanlığı görevini yürütmektedir. Yakın Türk tarihi hakkında birçok makale ve kitabı vardır.
"Yine de yeni bir Türk-İslam İmparatorluğu hayalinden hiç vazgeçmemişti. Ve haziran 1922 de Afgan sınırı yakınında Türki gerilla çetelerinin başında Kızıl Ordu ile savaşırken öldü."
Mahmut devlet gelirlerini daha etkin bir vergilendirme yoluyla artırmak ve daha fazla asker toplayabilme amacıyla, bir nüfus sayımının yapılmasını emretti.
Türkler, bir Islam devleti istedikleri için değil, yoksulluk ve yolsuzluğa son vereceğine inandıkları için Erdoğan’a oy vermişlerdi.
"Resmî ideolojiye göre, hükümdarın ve hizmetindekilerin ana görevi, İslâm cemaatini dış dünyaya karşı savunmak ve İslâm toplumu içerisinde adaleti sürdürmekti. Adalet ve onun sağlanmasında devletin rolü, Osmanlı toplum düşüncesini anlamanın anahtarıydı. Osmanlı devlet adamlarının gözünde adalet, her şeyden önce istikrar ve ahengi temsil ediyordu."
Dersim bölgesinde çıkan Koçgiri ayaklanması (Mart/Nisan 1921),38 ara dönemde Ankara hükümetine karşı en önemli Kürt direnişiydi. Şüphesiz Kürt milliyetçiliği, bu ayaklanmanın başlamasında belirleyici bir rol oynamıştır. Ayaklanmanın liderlerinden biri olan Nuri Dersimi’nin, geçmişte İstanbul’daki Kürt milliyetçi çevreyle yakın ilişkileri olmuştu. Ayaklanmanın daha başında, "necip Kürt milleti"ni Kemalist hükümetin yönetimine karşı direnişe çağıran bir "Muvakkat Kürt Hükümeti" kuruldu.39 Kürt liderler tarafından Ankara’daki hükümete sunulan talepler, pek çok milliyetçi tema içermekteydi40 ve ayaklanmada kullanılan marşlardan biri, açıkça "Kürdistan ordularının" "Mogollara" karşı savaşını ilan etmekteydi.41
İttihatcilar ve yabancı gözlemciler gecmis aylardaki bütün bu iç çekişmeye ve artan gerginliklere rağmen 12 Nisan 1909 gecesi başkentte İslam'ın ve şeriatın geri gelmesi adına silahlı bir ayaklanma patlak verdiğinde tam bir şaşkınlığa uğradılar.
Erik Jan Zürcher
Sayfa 149 - Iletisim yayınları
19. yüzyıl ıslahatları - 1826 hamlesi hariç- eskilerin kaldırılmasından çok, yeni yasaların, yeni düzenlemelerin ve yeni kurumların işlerliğe kavuşturulmasından ibaretti. Bu durum zamanla bir ikiliğe yol açmıştı; örneğin, ulemanın Ortaçağ'dan kalma eğitim sistemi, yeni yüksek eğitim kurumlarında verilen Fransızca eğitimle yan yana uygulanıyor ve Osmanlı kanunlarının yerini yavaş yavaş almakta olan 19. yüzyıl Avrupa'sının hukukuna dayalanan yasalar, şeriatla yan yana varlıklarını sürdürüyorlardı. Yeni ve eski kurumların yetki alanı daima çok açık şekilde belirlenmiyordu.
Biyografi yazarları ve tarihçiler, Mustafa Kemal'in kariyerini Enver'in kariyeriyle karşılaştırıp, birincinin son derece yavaş ilerlediğini yazarken, Enver'in kariyerinin kural değil bir istisna olduğunu hesaba katmıyorlar. Burada komplolar aramaya hiç gerek yoktur. Mustafa Kemal'in İttihatçı dönemdeki kariyeri, kuşağının öteki başarılı subaylarının kariyerlerinden hiç de farklı değildir. Enver'in 1913'ten sonraki kariyeri ise İttihat Terakki Cemiyeti içindeki en güçlü askerî lider olmasının özelliklerini yansıtır.
568 syf.
·9/10
Her ne kadar kronolojiyi takip etse de her dönemi belli parametrelere göre evrelere ayırması kopmalara neden olabiliyor ama toparlamak zor olmuyor. Genel olarak tarafsız ve etkileyici bir kitap. Zürcher önceleri Kemalist kesimi eleştirdiği için bir kesimden övgü diğer kesimden de tepki toplamışsa da şimdi de aynı düşüncelerini daha yakın tarihimiz için söylüyor. Partizanlığın dışına çıkıp tarafsız bir gözle değerlendirince ben gayet başarılı buldum. Yakın tarihi öğrenmek isteyenler İnalcık, Ortaylı gibi yazarların dışında Zürcher, Lewis, Findley'in kitaplarını da okuyarak modern tarihimizi daha açık öğrenebilir. Bu açıdan da tavsiye ederim herkese.
568 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Olaylar daha çok sol kesime cazip gelecek şekilde yazılmıştır .Okurken kesinlikle bir çok kitaba daha bakılmalıdır .Okul kitabım olduğu için özetleyerek bayağı çalıştım kitaba .Bazı yerleri anlamakta zorluk çektim fakat aşırı derece de yeni ufuklar açabilecek kapasite de bir kitaptır .
568 syf.
·22 günde·7/10
Kitap önceleri ders kitabımdı tabi o zaman mecburiyet olunca okumak zor gelmişti. Yılar sonra tekrar, bu sefer meraktan aldım elime. Kapsamlı bir kitap bence çoğu olaya değinilmiş. Ama okurken Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamıyla ilgili hiçbir şeyin yazmaması beni şaşırtmıştı. Bazı olaylarda emin olamadım kitabın tarafsızlığından, bazılarında da olayı bilmiyordum şüphe duydum. Bu yüzden yazarın kaynaklarını ve benzer kitapları gözden geçireceğim daha ayrıntısını öğrenmek için. Çerçeve bir kitap isterseniz, bu kitap yeterli olur diye düşünüyorum.
568 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kendi tarihimizi bir oryantalist gözünden okumak... bu durum okurken bazen sinir bozucu anlar yaşamana sebep oluyor "hayır ya nasıl böyle diye bilir böyle olmadı ki- böyle değil ki"gibi serzenişler de bulunuyorsun. Ve senin bildiğin gibi mi onun yoksa onun gördüğü gibi mi bu bir muamma. Tahinin en büyük çetrefili de bu aynı şeye bakıp farklı yorumlamak.
568 syf.
·Beğendi·10/10
kısa, dengeli ve demokrat perspektifli. lewis gibi demokrasiyi "ilerleme"ye satmıyor. shaw gibi milli ideoloji şakşakçılığı yapmıyor.
239 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Osmanlı'nın son dönemlerinden başlayıp 1926'ya kadar olan süreçte İTC (İttihat ve Terakki Cemiyeti) içerisindeki olayları tarafsız bir şekilde anlatan güzel bir kitap. Ayrıca yazar Erik Jan Zürcher, İstanbul'da uzun süre yaşamış birisi yani bu da tarafsız olmasında önemli bir etken. Bir sürü kaynaktan yararlanılarak yazılmış olan bu eseri herkese tavsiye ederim.
568 syf.
·121 günde·Beğendi·7/10
1950lere kadar çok ayrıntılı ve zevkle takip edilen kronolojiye sadık kalan ama önemli dinamikleri atlamayan bir eser. Ancak 1950'lerden sonra konunun her yönüne dair bir bilgi vermeye çalışırken, tarihler birbirine girer hale geliyor. Bu durum tarihçiler için kötü değil belki yalnızca zorlayıcı. Ama iş sosyal tarihçilere, sosyologlara veya yalnızca dönemin ruhunu anlamak isteyenlere gelince, eser mükemmel bir kaynak haline geliyor. Zürcher'in Türkiye'de girilmesi mümkün olmayan arşivleri girdiği bilinir, bu eserde bunun ipuçlarını yakalamak mümkün.
216 syf.
·5/10
Yazar konu hakkında daha önce bilinen ve ilk defa duyduğumuz bilgilerden oluşan, biraz taraflı bir eser kaleme almıştır. Daha önceki eserlerinde görmediğimiz bu tarafgirlik dışında konu ile ilgilenen kişilerin okumadı gereken bir eser.
568 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Fransız Devrimiyle başlayıp 2003 ile biten harika bir özet kitap. Oldukça objektif yalın bir anlatım. Meğerse Türk tarih yazıcılığında güzel eserler varmış dedirtti. Çeviri notum 10/10

Yazarın biyografisi

Adı:
Erik Jan Zürcher
Unvan:
Hollandalı Tarihçi
Doğum:
Leiden, 15 Mart 1953
Erik-Jan Zürcher (d. 15 Mart 1953, Leiden), yakın Türkiye tarihi hakkında araştırmalar yapan Hollandalı tarihçi.

Leiden Üniversitesi'nde Türkiye Etütleri Bölümü başkanlığı yapmış ve bu üniversitede halen yarı-zamanlı profesör olarak görev yapmaktadır. 2008 yılından beri Amsterdam'da bulunan Uluslararası Sosyal Tarih Enstütüsü başkanlığı görevini yürütmektedir. Yakın Türk tarihi hakkında birçok makale ve kitabı vardır.

Yazar istatistikleri

  • 22 okur beğendi.
  • 223 okur okudu.
  • 18 okur okuyor.
  • 207 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.