Kazaklar

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Mazlum Beyhan

Yorumlar ve İncelemeler

Bir iç yolculuğun izinde seyahat!
9/10
·276 syf.··
2024 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2024 20:04
Dünya edebiyatında en çok sevdiğim yazarların başında Lev Tolstoy geliyor. O nedenle olsa gerek ne zaman günlük yaşamın telaşından ve hayhuyundan yorulsam zihnimi ve ruhumu dinlendirmek için hemen onun eserlerinden birine sığınıyorum. Zira onun eserleri yaşamın olumlu ve olumsuz tüm alanlarını konu edinmesine rağmen bir su gibi berrak, hava gibi temiz, toprak gibi yumuşak, güneş gibi sıcak, doğa gibi dingin ve dağ havası kadar serin bir ruha sahip. Bu yönüyle onun tüm romanlarınlarını, bazılarını ise tekrar tekrar aynı duygu ve düşünceler içerisinde bir solukta okuduğumu söylemeliyim. Tolstoy'un günümüzde dünyada hâlâ en çok okunan ve beğenilen yazarlardan biri olmasının en önemli sırlarından birisi ise, abisi Nikolayla birlikte Kafkaslarda iki yıl askerlik hizmetinde bulunması ve savaşlara katılmasıdır. Nitekim o, bu dönemde edindiği tecrübe, bilgi birikimi ve gözlemlerini sonraki yıllarda Kafkas halklarını konu edinen Hacı Murat, Kafkas Tutsağı, Sivastopol, Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) gibi kurguyla gerçeğin harmanlandığı muhteşem eserlere dönüştürüyor. İşte onun Kafkas halklarını anlattığı eserlerinden biri de Kazaklar'dır. Tolstoy bu romanında asil ve zengin bir aileden gelmesine rağmen Moskova'daki hayatından bıkarak Rus ordusuna katılan ve Kafkaslarda ücra bir köye gönderilen kahramanı Olenin'in hikayesi üzerinden Kazak toplumunu anlatıyor. Doğa ile iç içe yaşayan bu halkın ekonomik, sosyal, kültürel ve dini tüm özelliklerini bir bir gözler önüne seriyor. Coğrafyanın, gelenek, görenek ve adetlerin bir toplumun karakteri, kimliği ve kişiliği üzerindeki etkilerinin genç, yaşlı, kadın ve erkek karekterler üzerinden adeta fotoğrafını çekiyor. Tüm bunların yanında Tolstoy, romanın satır aralarında farklı kültürlerin etkisi altında yaşayan zengin ve aristokrat bir kültür dünyası ile kendi gelenek ve
Edebiyat
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
9/10
·276 syf.··
2022 36. kitabı
Kitap okurun asla beklemediği şekilde bitiyor ama yine de Kazak kültürü çok ayrıntılı bir biçimde ve bir ansiklopediden daha iyi anlatılmış. Bu kitabı yazmak için Tolstoy mutlaka orada bulunmuştur diye düşünüyorum.
Kültür
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
Kazaklar Kitap Yorumu
8/10
·276 syf.··
2024 47. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2024 18:33
Tolstoy'un iki parçada yazdığı, yazmaya başladıktan sonra 10 yıl ara verip geri döndüğü, önemli eserleri arasında gösterilen romanı Kazaklar'ı bugün bitirdim. Başlangıç olarak söyleyebilirim ki kitaptaki olay kurgusunu ve yapılan betimlemeleri çok beğendim. Baş kahramanımız Olenin, Moskova çevresinde tanınan zengin insanlardan biriyken yaşamının boşluğundan, şehir hayatındaki samimiyetsizlikten kaçmak istiyor ve kendisini Kafkas'a gitmek üzere Rus Ordusu'na yazdırıyor. O dönemde Rusya Kafkasya'yı Ruslaştırmak üzere Kazaklar'a köyler kurup, onları o köylere yerleştiriyorlar ve bölgenin asıl sahipleri olan Çeçenler'le Kazaklar arasında çatışmalar başlıyor. Olenin'in katıldığı birlik gibi birçok birlik de bu köylere gidip "asayiş"i sağlıyorlar. Birlikler gittikleri köyde, köylülerin evlerinde misafir olarak kalıyorlar fakat Kazaklar Rus askerlerini hiç mi hiç sevmiyorlar. Askerlerin boş yere geldiklerini, yiyip içip etrafı dağıttıklarını düşünüyorlar. Kısacası Ruslara karşı büyük bir önyargı var. Olenin geldiği bu köyde köyün en güzel evlerinden birine yerleşiyor ve kendisine köylü bir dost ediniyor. Kitabın başlarında aşka inanmayan, aşkın ne olduğunu bilmeyen Olenin kendisini aramak için çıktığı bu yolculukta bir de aşkı buluyor. Ev sahibinin kızı Maryanka'ya aşık olan Olenin kendisini bu köye ve Maryanka'ya ait hissetmeye başlasa da köylüler ve Maryanka tarafından durum öyle anlaşılmıyor. Kitabın devamında da Olenin'in arayışını ve platonik aşkını gözlüyoruz diyebilirim. Tolstoy'un psikolojik tahlilleri çok olmasa da yarattığı olay örgülerini ve karakterleri genelde çok severim. Buradaki olayın gidişatı, köyün betimlenişi gibi noktalar beni kitaba daha da yakınlaştırdı. İzlediğim bir yorumda kitabı anlatan kişi "Eğer Tolstoy okumaya başlayacaksanız ilk bununla
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2024 178. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2024 00:23
"Kendisinin mutluluk anlayışı başkaydı ve onu alıkoyan şey tam da buydu: mutluluğu özveriyle özdeşleştiren bu farklı mutluluk anlayışı." Tolstoy... Senden şüphe ettiğim için affet beni... Aralık ayı için seçtiğim, okumadığımı düşündüğüm tek Tolstoy kitabı: Kazaklar. Başlangıçta kitaba kendimi vererek okumadığım için ne oluyoruz dedim ama sonra aa bu Tolstoy'muş dedim. Tanıdım. Olenin, bence Tolstoy, arayışını tamamladığında ise iyi ki okudum dedim. Dedim ha dedim. Kitabı seçerken çok düşünmedim Tolstoy'a güvendim ama ne yalan söyleyim başlangıçta biraz bocaladım, millete nasıl bir kitap seçtim böyle diye. Kesinlikle benim okuyuşumla ilgili bir durummuş. Parça parça okuma işi bana gelmiyor demek ki. Bütünlük kayboluyor. Sonuç itibariyle yine Tolstoy bir numara hep Tolstoy bir numara. Olenin'in iç muhasebesini yani genç bir Rus aristokratının askerliği sırasında Kazaklarla tanışmasın, farklı bir kültürle karşılaşmasını anlatıyor kitap. Mesela ben hep Kazaklar'ın bize yakın bir kültür olduğunu düşünürdüm ama Kazak kadının anadolu kadını ile bağdaşmayan çok hareketi, daha doğrusu hakları olduğunu okudum. Erkeklerinin de cigitliği de çok ahım şahım bir şey gibi gelmedi bana. Mesela adamlar kendi başına gelmediği sürece hırsızlığı suçtan bile saymıyor, geçim kapısı gibi bir şey. Gururla anlatıyorlar yaptıklarını: Özellikle at hırsızlığı. Ama ana karakterimiz Olenin. Olenin'in iç hesaplaşması bence güzel sonuçlandı. Özellikle ormanda geyikleri izlerken aydığı gerçek hayatın gerçeğidir. Ölüp gittikten sonra unutulacak olmak. Ya da bir insanı o kadar sevdiğini düşündükten sonra asla karşılık alamayacağını anlamak. Karşılık alamamaktan beter şeyler olduğunu bilmiyor Olenin o esnada. Bazen keşke karşılıksız kalsaydı dedirten şeyler yaşanabiliyor çünkü. Olenin hiçbir şey
1000Kitap
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
8/10
·276 syf.··
2025 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2025 22:59
Dmitri Andreyiç, diğer adıyla Olenin. Moskova'nın sosyotik ortamlarında takılan varlıklı bir genç. Son zamanlarında fazla borçlandığından para kazanmak vesilesiyle ama aslende bulunduğu yapay, yapmacık ortamdan uzaklaşmak, belki de kendini bulmak adına askere kayıt olup, Kazakların yaşadığı Terek bölgesine gidiyor. Bu bölgede bir süre kalan askerleri bölge halkının evlerine yerleştiriyorlar. Olenin'in burada yaşadıkları, tanıştığı insanlar, onların hayatlarının anlatıldığı romanda, Olenin mutluluğun kaynağını araştırıyor. Buradaki insanların fakir, zorluklar içinde olduğunu ama kendisinden daha mutlu olduklarını görüyor ve onlar gibi olmaya çalışıyor. Tolstoy'un ilk romanlarından biri olmasına rağmen hiç de amatörce değil,ilk kez gördüğü coğrafyadan çok etkilenen Olenin adına bu bölgesiyi, dağı, taşı çok iyi betimliyor Tolstoy. Romanda Kazaklar ile birlikte askerlerinde mücadele ettiği Abreklerden de bahsediliyor fakat tek taraflı elbette, onların hikayelerine de biraz yoğunlaşılması güzel olurdu.
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2022 17:56
Kazaklar kitabı, okuduğum en iyi insan duyguları ve kültürlerini anlamamda yardımcı olan kitap oldu gerçekten bir (spoiler) bir Rus adamı'nın Kafkasya'da hayat yaşaması, orda mutlu olacağını düşünmesi, eskileri unutma düşüncesi... Ve orda kendini gerçekten huzurlu hissetmesi ama aşık olduktan sonra gerçekleri farkedip tekrardan Rusya'ya geri dönmesi... Kitap gerçekten çok kültür içerikli, okurken kazakların kullandığı eşya isimleri, nelerden hoşlandıkları, kimlere düşman oldukları, neyi sevip sevmediklerini aynı şekilde Ruslar için de bu geçerli iki tarafın da kültürü ile birleştirilmiş harika bir kültür çatışması ele alınmış. Tabiki bunlar benim düşüncem :). Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
Hayatın anlamını arayan genç : Olenin
8/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
Yapmacık insan ilişkilerinden ve şehirden sıkılan Olenin hayat arayışı için Rus ordusuna katılmak üzere yola çıkar ve bir Kazak köyünde göreve başlar... Aslında her şey böyle başlıyor. Olenin aradığı hayatın anlamını bu köyde bulmaya çalışıyor. Köyde unutmayacağı günler geçiriyor ve Marianka isimli bir kızla tanışıyor... Akıcı ve güzel bir olay örgüsü var. Aslında olay örgüsü 2 kişinin üzerinden geçiyor desem yalan olmaz. Sadece biraz daha mı güzel bitebilirdi diyorum da o da benden kaynaklı artık :) Tavsiye ederim.
Edebiyat
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
Gerçek Kitapseverler Ailesi Okumaları
8/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2023 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2023 22:14
İnstagram üzerinden bir araya geldiğimiz Gerçek Kitapseverler Ailesinin kıymetli fertleri ile temmuz ayında okuduğumuz Eylül Kitabını takdim ediyorum. 1863 yılında yazılmış, yoğun betimleme içeren ve kazakların yaşantısını, geleneklerini de tanıtan güzel bir eserdi. Eser ile ilgili şu bilgiyi de baştan aktarmakta fayda var; Tolstoy’un 1851-1853 yıllarında askerlik yapmış olduğu bir kazak köyünde edindiği deneyimlerinden yararlanmış olmasından dolayı yarı otobiyografik olarak değerlendirilmektedir. Bu arada şunu da belirtmekte fayda var başlamadan önce kitaba ismini veren Kazakların Kazak Türkleri olduğunu sanıyordum ama değillermiş. Buradaki kazaklar, Müslüman olan kazak Türkleri değil, Slav ırkından Hristiyan bir grup olan Kafkasya’daki Kozaklardır. Bir tarafta zengin ve çeşitli kültürlerin etkisi altında olan Rus aristokratı bir tarafta da gelenekçi ve kendi kültürlerine bağlı kazaklar. Yani iki farklı dünyadan insanları ele alıyor. Yeni bir hayata başlamak isteyen bir Rus aristokratının, subay olarak atandığı bir kazak köyünde yaşantılarını sevdiği bu insanlar arasından bir kazak kızına aşık olması ve sonrası anlatıldığı gibi bir yandan da kazaklar ile çeçenler arasındaki savaşı, olayları, yaşantılarını anlatıyor. Tolstoy genel olarak eserlerinde toplumsal ve bireysel mesajlar vermektedir. Bu eserinde de vardı ama diğer eserlerindeki gibi değildi. Rahat okunan, sade ve akıcı bir eserdi. Yoğun bir olay örgüsü yoktu ama betimlemeler, tasvirler yoğun ve güzeldi.
Tolstoy
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
8/10
·276 syf.··
2024 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2024 17:19
Onegin Rusyada sosyete içinde yaşayan ve kendisine miras kalan geliriyle yaşayan , taliplerini de reddeden bir adamdır. Bir gün bu yaşamından sıkılarak kafkasyadaki Rus ordusuna katılır ve köyün ilerigelenlerinin evine yerleşir. Evin kızı Maryanka'ya aşık olurken kendi içinde çatışmalar yaşayacaktır. Kitapta yer alan başlıca temalar Rus ve Kazakların kültürlerinin karşılaştırılması son olarak ise özveri konusuydu. Onegin aşık olmak ve mutlu olmak istiyordu. Ama bunlara özveri ile sahip olmak istiyordu. Birine iyiliği dokunmadan ölmekten korkuyor. Ama aslında kendini kandırıyor. Başkalarından öte kendi mutluluğunu istemek ve karşılamak zorunda. Onegin** Maryanka* Lukaşka* kunakçı amca***
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
9/10
·276 syf.··
2022 20. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2022 22:16
Bu kitap okurken Tolstoy'un önce beni bir uçurumun kenarına götürdüğünü sonra da Olenin'nin günlüğüne yazdığı bölümle beni oradan aşağıya attığını hissettim. Can acıtıcı ama bir o kadar da muazzam bir okuma deneyimiydi. Klasik aşk hikayeleri ve mutlu son seven biriyseniz size göre bir roman değil. Okuması kolay, betimlemelere bolca yer verilmiş ve hepsi çok özenle seçilmiş kelimelerle kurulmuş cümleler. Gerçekçi bir deneyimle yazılmış, insanın düşünmeye iten ve düşünen kahramanımız da ne tür acılar çektiğini ve ikilemlerde kaldığını çok iyi hissettiğiniz bir roman. Şiddetle öneririm.
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.