Kazaklar

Lev Tolstoy

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·274 syf.··
2021 7. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 19:14
Sevmek fiilin arkasnda o kadar çok eylem vardır ki yazmakla bitmez. Bazen gitmek, bazen kalmak sevginin en önemli göstergelerinden iki eylemdir. Anlamıyorsa, anlatamıyorsanız uğraşmayın boşuna...
KazaklarLev Tolstoy · Amfora Yayınları · 20065,3bin okunma
Puan vermedi·274 syf.··
2020 37. kitabı
Yine muhteşem bir Tolstoy eseri.Yazarın yaşadıği döneme ait bilgilerin yalın ve muhtesem betimlemelerle anlatildığı keyifle okunacak bir kitap.Kitapın kahramanı Olenin varliklı bir ailede yetismis ama yaşamın anlamını başka yerlerde ve başka şekilde olmasi gerektiğini düsünerek orduya katılip Kazakların arasina yerlesir.Kendi iç dünyasinda kendini bulmaya çalışirken bir Kazak kızına aşık olur ve bu minvalde dönen iç hesaplaşmalar ve yaşananlari anlatır.Kesinlikle tavsiye ederim.
KazaklarLev Tolstoy · Amfora Yayınları · 20065,3bin okunma
Kazak Destanı
Puan vermedi·274 syf.··
2019 11. kitabı
Rus kazaklarının efsanesi olan Taras Bulba'nın ve çocuklarının Polonya ile mücadelesini anlatıyor.Kitabın akıcılığı ve destansı bir dille anlatımı insanı büyülüyor. Bir adamın aşkı ile vatanı arasında seçim yapması gerektiği o zorlu anı ve bir babanın oğlu ile vatanı arasında kaldığı o an mükemmel bir anlatımla ifade edilmiş ve bu iki durumda aslında insanın hayatında yaptığı zorlu seçimleri sorgulamamız gerektiğini gözler önüne sürmüştür
Edebiyat
KazaklarLev Tolstoy · Amfora Yayınları · 20065,3bin okunma
Puan vermedi·274 syf.··
2020 14. kitabı
Moskova hayatının sahteliğinden, gırla toplum yasalarından, insanların arasındaki sınıflardan( kendisi bu sınıfların en üstünde) ve mide bulandırıcı aristokrasi dünyasından rahatsız olan soylu Olenin’in bilinçaltı bunları açığa çıkarmaya çalışırken bir taraftan içinde bulunduğu toplum sahte davranmasına zorluyor. İşte bu zıtlaşmanın arasında sıkışıp kalan Olenin ne istediği gibi davranmayı becerebiliyor ne de gerçek sevgiyi bulabiliyor. Daha sonra bu arayış onu sıradan bir yaşamın içine iter ve gerçek olan tüm duyguları doğanın içinde bulacağını düşünür. Sonra ver elini Kafkasya... mutluluk doğayla birlikte olmak, doğayı görmek ve doğayla bağlar kurmak” mottosuyla çıktığı bu yolculukta doğanın insanlarıyla türlü ilişkiler kurar. Gerçek sevgiyi burda bulur. Daha önceki hayatında her hareketi her düşüncesi ona dayatılan sosyete normlarının etkisiyle ortaya çıktığı için; bu doğallık karşısında zaman zaman şaşkınlıklar yaşar. Burada yaşadığı aşk, inandığı soylu düşüncelere hiç benzemediğini fark eder. Sonuç ne olursa olsun yaşamın özünü tattığı için yaptığı hiçbir hareketten pişman olmaz. Tabii yeroşka’yı da atlamak istemiyorum. Tüm bu yasa saçmalıklarını umursamayan, bir kez geldiği hayatta eğlenmeyi yaşamının merkezi haline getirip bil’fiil içen, ve küçük mutluluklarla yetinmeyi bilen bir ihtiyar. Bu kitap üzerine kuracağım daha çok cümle var. Tolstoy’un dili o kadar sade ve akıcı ki bir çırpıda okunuyor.
KazaklarLev Tolstoy · Amfora Yayınları · 20065,3bin okunma
9/10
·274 syf.··
2020 37. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2020 23:47
Yazar, Rus aristokratların şehir yaşamlarındaki lüksü ve bu lüksten sıyrılıp yeni bir hayat kurmak isteyen Rus subayı Olenin’in Kafkaslardaki yaşamını ustaca betimleme ve ruh halleriyle yansıtmış. Olenin’in geleneklerine sıkı sıkıya bağlanmış olan bir Kazak köyüne yerleşir. Rus subay bu köyün doğasından,insanlarından ve onların Çeçenler’le olan çekişmelerin etkilenir.Olenin’in köyün koşullarına alışmaya çalıştığı zamanlarda ev sahibinin kızı Marianka’ya aşık olmasıyla kitabın ana konusu değişir.Kitabın ortalarına geldiğiniz zaman kendinizi “Acaba zamanında bir subay olan yazar, kendi hayatından kesitler mi sunmuş?” demekten alamıyorsunuz.
KazaklarLev Tolstoy · Amfora Yayınları · 20065,3bin okunma
Puan vermedi·274 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Şahsen kitap sizi başka diyarlara götürüyor dinlendiren hoş bir yapısı var ama olaylardan ders veya bir şey çıkarmaya çalışmayın güzel bir yol kitabı
KazaklarLev Tolstoy · Amfora Yayınları · 20065,3bin okunma
7/10
·274 syf.··
2023 107. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2023 21:09
Kazaklar çıraklık eseri olarak geçer. Sonunu okuyunca biraz hak verdim, kursağımda kaldı kitap tabi bi çok soru işaretide bıraktı arkasında. Aslında sonunu ben yazıyorum kafamda bu da güzel ama tam olmuyor işte Kitapda yaşanan aşk çok güzel genç wertherin acılarını anımsattı. Başka bi yerde bi kadına aşık ama lukaşkayıda seviyor gibi. Sonuda onun gibi etkileyici bitseydi güzel olurdu.
KazaklarLev Tolstoy · Amfora Yayınları · 20065,3bin okunma
Bir iç yolculuğun izinde seyahat!
9/10
·276 syf.··
2024 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2024 20:04
Dünya edebiyatında en çok sevdiğim yazarların başında Lev Tolstoy geliyor. O nedenle olsa gerek ne zaman günlük yaşamın telaşından ve hayhuyundan yorulsam zihnimi ve ruhumu dinlendirmek için hemen onun eserlerinden birine sığınıyorum. Zira onun eserleri yaşamın olumlu ve olumsuz tüm alanlarını konu edinmesine rağmen bir su gibi berrak, hava gibi temiz, toprak gibi yumuşak, güneş gibi sıcak, doğa gibi dingin ve dağ havası kadar serin bir ruha sahip. Bu yönüyle onun tüm romanlarınlarını, bazılarını ise tekrar tekrar aynı duygu ve düşünceler içerisinde bir solukta okuduğumu söylemeliyim. Tolstoy'un günümüzde dünyada hâlâ en çok okunan ve beğenilen yazarlardan biri olmasının en önemli sırlarından birisi ise, abisi Nikolayla birlikte Kafkaslarda iki yıl askerlik hizmetinde bulunması ve savaşlara katılmasıdır. Nitekim o, bu dönemde edindiği tecrübe, bilgi birikimi ve gözlemlerini sonraki yıllarda Kafkas halklarını konu edinen Hacı Murat, Kafkas Tutsağı, Sivastopol, Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) gibi kurguyla gerçeğin harmanlandığı muhteşem eserlere dönüştürüyor. İşte onun Kafkas halklarını anlattığı eserlerinden biri de Kazaklar'dır. Tolstoy bu romanında asil ve zengin bir aileden gelmesine rağmen Moskova'daki hayatından bıkarak Rus ordusuna katılan ve Kafkaslarda ücra bir köye gönderilen kahramanı Olenin'in hikayesi üzerinden Kazak toplumunu anlatıyor. Doğa ile iç içe yaşayan bu halkın ekonomik, sosyal, kültürel ve dini tüm özelliklerini bir bir gözler önüne seriyor. Coğrafyanın, gelenek, görenek ve adetlerin bir toplumun karakteri, kimliği ve kişiliği üzerindeki etkilerinin genç, yaşlı, kadın ve erkek karekterler üzerinden adeta fotoğrafını çekiyor. Tüm bunların yanında Tolstoy, romanın satır aralarında farklı kültürlerin etkisi altında yaşayan zengin ve aristokrat bir kültür dünyası ile kendi gelenek ve
Edebiyat
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
8/10
·301 syf.··
2023 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2023 00:40
Kazaklar Tolstoy 'un ilk kitabı olduğunu öğrendim. Öncelikle şunu belirteyim; çeviri çok güzel, baskı güzel.. Kitap çevirmenin çok güzel bir önsözü ile başlıyor. Önsözünde kahramanlar, olayın geçtiği coğrafya ve kültür ile o dönemin özellikleri anlatılmış. Kitabı okurken kafamda canlandırmak çok daha kolay oldu. Kızlarımda her zaman söylerim önsöz çok önemlidir lütfen dikkatli okuyun diye. Kitabın konusuna gelince Moskovanın gösterişli hayatından kaçmak ve kendini bulmak isteyen Rus asilsadesi Olinin, asker olur ve gönüllü olarak Kazak bölgesine gelir. Amacı kendini bulmak ve gösterişten uzak bir hayat sürmektir. Kazak bölgesine gelince bir genç kıza aşık olur..... platonik bir aşk hikayesi barındırır içinde. Kitap inanılmaz güzel tasvirlerle bezeli, bütün corafyayı, ırmağı, dağları o kadar güzel betimlemiş ki; sanki orda yaşamış gibi hissediyorsunuz kendinizi, ayrıca bölge halkının gerek yaşam tarzı, gerek kıyametleri, örf adetleri, çok güzel anlatılmış, sadece Kazak halkını değil Çeçen hakkınıda tarif etmiş. Bölge coğrafyası ile kültürünü de ögrendim. Dostoyevski iç dünyanın, Tolstoy dış dünyanın ressamıdır. Bir kavramının iç dünyasındaki çelişki, öfke, duygu selini Dostoyevski kadar güzel anlatan başka yazar okumadım. Dış dünyanın betimlemesi konusunda Tolstoy kadar muhteşemi yoktur.
KazaklarLev Tolstoy · Bilge Yayınları · 19855,3bin okunma
10/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2023 96. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2023 02:38
Tolstoy Hacı Murat kitabında olduğu gibi, bu kitabıyla da beni olumlu yönde şaşırttı. Bu hikaye ismi altında ne olabilir ki diye düşünmüştüm ikisinde de ve beklentilerimi ufak tutmuştum. Ama fazlasıyla beğenip memnun kaldım ikisinde de. Rusya'yın Moskova sosyetesine mensup kahramanımız. Ama oradaki yapmacıklıktan, samimiyetsizlikten, yüzeysellikten o kadar bıkmış ki, kendini gönüllü olarak Kafkasya seferine yazdırıyor. Tabi işin ucunda kariyer ve makam kapma merakı varmış gibi sıradan bir iş gibi geliyor dışarıdan bakınca. Ama kahramanımız kitaplardan tanıdığı o coğrafyayı iğrendiği ortamdan kaçmak için kullanıyor ve gittiğinde de aradığını buluyor. Sonra işin içine aşk giriyor tabi, çünkü hikayemiz bir aşk hikayesi. Aşkın her evresini yaşıyor kahramanımız. Aşk teması yanısıra, kişinin nereye ait olduğunu bilememesi, ait olması gerektiğini düşüneceği bir yeri arayışı, bilse de ait olmanın zorluğunu konu ediyor. Ki bence çok önemli bir konu ve Tolstoy çok güzel işlemiş bunu hikayeye. Hem tatmin ediyor hem de hikayede sırıtmıyor. Çok beğendiğim bir klasik eser oldu. Bu kitapla bu senelik Tolstoy okumalarımı da tamamlamış oldum, çünkü elimde başka kitapları, bilhassa büyük romanları yok. Onlar da pdf olarak okunmaz. Bu senelik iki hedeflerimden birisini tamamlamış oldum. Geriye Dostoyevski'nin elimdeki son kitabı Karamazof kardeşler kaldı. Ve sene içinde üçüncü hedef olarak eklenen Fransa okumalarım da sanırım sene sonuna kadar ara ara devam edecek. Kitapla kalın...
KosakenLev Tolstoy · Reclam · 19605,3bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.