Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2023 96. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2023 02:38
Tolstoy Hacı Murat kitabında olduğu gibi, bu kitabıyla da beni olumlu yönde şaşırttı. Bu hikaye ismi altında ne olabilir ki diye düşünmüştüm ikisinde de ve beklentilerimi ufak tutmuştum. Ama fazlasıyla beğenip memnun kaldım ikisinde de. Rusya'yın Moskova sosyetesine mensup kahramanımız. Ama oradaki yapmacıklıktan, samimiyetsizlikten, yüzeysellikten o kadar bıkmış ki, kendini gönüllü olarak Kafkasya seferine yazdırıyor. Tabi işin ucunda kariyer ve makam kapma merakı varmış gibi sıradan bir iş gibi geliyor dışarıdan bakınca. Ama kahramanımız kitaplardan tanıdığı o coğrafyayı iğrendiği ortamdan kaçmak için kullanıyor ve gittiğinde de aradığını buluyor. Sonra işin içine aşk giriyor tabi, çünkü hikayemiz bir aşk hikayesi. Aşkın her evresini yaşıyor kahramanımız. Aşk teması yanısıra, kişinin nereye ait olduğunu bilememesi, ait olması gerektiğini düşüneceği bir yeri arayışı, bilse de ait olmanın zorluğunu konu ediyor. Ki bence çok önemli bir konu ve Tolstoy çok güzel işlemiş bunu hikayeye. Hem tatmin ediyor hem de hikayede sırıtmıyor. Çok beğendiğim bir klasik eser oldu. Bu kitapla bu senelik Tolstoy okumalarımı da tamamlamış oldum, çünkü elimde başka kitapları, bilhassa büyük romanları yok. Onlar da pdf olarak okunmaz. Bu senelik iki hedeflerimden birisini tamamlamış oldum. Geriye Dostoyevski'nin elimdeki son kitabı Karamazof kardeşler kaldı. Ve sene içinde üçüncü hedef olarak eklenen Fransa okumalarım da sanırım sene sonuna kadar ara ara devam edecek. Kitapla kalın...
KosakenLev Tolstoy · Reclam · 19605,3bin okunma
Bir iç yolculuğun izinde seyahat!
9/10
·276 syf.··
2024 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2024 20:04
Dünya edebiyatında en çok sevdiğim yazarların başında Lev Tolstoy geliyor. O nedenle olsa gerek ne zaman günlük yaşamın telaşından ve hayhuyundan yorulsam zihnimi ve ruhumu dinlendirmek için hemen onun eserlerinden birine sığınıyorum. Zira onun eserleri yaşamın olumlu ve olumsuz tüm alanlarını konu edinmesine rağmen bir su gibi berrak, hava gibi temiz, toprak gibi yumuşak, güneş gibi sıcak, doğa gibi dingin ve dağ havası kadar serin bir ruha sahip. Bu yönüyle onun tüm romanlarınlarını, bazılarını ise tekrar tekrar aynı duygu ve düşünceler içerisinde bir solukta okuduğumu söylemeliyim. Tolstoy'un günümüzde dünyada hâlâ en çok okunan ve beğenilen yazarlardan biri olmasının en önemli sırlarından birisi ise, abisi Nikolayla birlikte Kafkaslarda iki yıl askerlik hizmetinde bulunması ve savaşlara katılmasıdır. Nitekim o, bu dönemde edindiği tecrübe, bilgi birikimi ve gözlemlerini sonraki yıllarda Kafkas halklarını konu edinen Hacı Murat, Kafkas Tutsağı, Sivastopol, Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) gibi kurguyla gerçeğin harmanlandığı muhteşem eserlere dönüştürüyor. İşte onun Kafkas halklarını anlattığı eserlerinden biri de Kazaklar'dır. Tolstoy bu romanında asil ve zengin bir aileden gelmesine rağmen Moskova'daki hayatından bıkarak Rus ordusuna katılan ve Kafkaslarda ücra bir köye gönderilen kahramanı Olenin'in hikayesi üzerinden Kazak toplumunu anlatıyor. Doğa ile iç içe yaşayan bu halkın ekonomik, sosyal, kültürel ve dini tüm özelliklerini bir bir gözler önüne seriyor. Coğrafyanın, gelenek, görenek ve adetlerin bir toplumun karakteri, kimliği ve kişiliği üzerindeki etkilerinin genç, yaşlı, kadın ve erkek karekterler üzerinden adeta fotoğrafını çekiyor. Tüm bunların yanında Tolstoy, romanın satır aralarında farklı kültürlerin etkisi altında yaşayan zengin ve aristokrat bir kültür dünyası ile kendi gelenek ve
Edebiyat
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
8/10
·301 syf.··
2023 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2023 00:40
Kazaklar Tolstoy 'un ilk kitabı olduğunu öğrendim. Öncelikle şunu belirteyim; çeviri çok güzel, baskı güzel.. Kitap çevirmenin çok güzel bir önsözü ile başlıyor. Önsözünde kahramanlar, olayın geçtiği coğrafya ve kültür ile o dönemin özellikleri anlatılmış. Kitabı okurken kafamda canlandırmak çok daha kolay oldu. Kızlarımda her zaman söylerim önsöz çok önemlidir lütfen dikkatli okuyun diye. Kitabın konusuna gelince Moskovanın gösterişli hayatından kaçmak ve kendini bulmak isteyen Rus asilsadesi Olinin, asker olur ve gönüllü olarak Kazak bölgesine gelir. Amacı kendini bulmak ve gösterişten uzak bir hayat sürmektir. Kazak bölgesine gelince bir genç kıza aşık olur..... platonik bir aşk hikayesi barındırır içinde. Kitap inanılmaz güzel tasvirlerle bezeli, bütün corafyayı, ırmağı, dağları o kadar güzel betimlemiş ki; sanki orda yaşamış gibi hissediyorsunuz kendinizi, ayrıca bölge halkının gerek yaşam tarzı, gerek kıyametleri, örf adetleri, çok güzel anlatılmış, sadece Kazak halkını değil Çeçen hakkınıda tarif etmiş. Bölge coğrafyası ile kültürünü de ögrendim. Dostoyevski iç dünyanın, Tolstoy dış dünyanın ressamıdır. Bir kavramının iç dünyasındaki çelişki, öfke, duygu selini Dostoyevski kadar güzel anlatan başka yazar okumadım. Dış dünyanın betimlemesi konusunda Tolstoy kadar muhteşemi yoktur.
KazaklarLev Tolstoy · Bilge Yayınları · 19855,3bin okunma
7/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
"Bir kadını sırf güzelliği için sevmek olanaklı mı? Bu, bir heykeli sev­mek gibi bir şey olmaz mı?" Ah Rus yazarları iyi ki var oldunuz. Ne varsa klasiklerde var diyesim geliyor. İlk olarak kitabın adı dikkatimi çekti. Kitapta zengin bir Rus gencinin hayatının anlamını aramak için orduya yazılarak Kazaklar'ın içine gönderilmesi ile yaşanan olayları anlatıyor. Kitap Kazaklar'ın yaşam şekillerini ve yapılarını anlatıyor. Kazak erkekleri  özgürlüklerine düşkün,  kadınlarının ise  evin bütün yükü omuzlarında. Yazar, Kazak kadınlarının erkeklerden daha güzel, güçlü, akıllı ve gelişmiş olduklarını da belirtmiş... Yazar; kitapta farklı bir coğrafyadaki  insanlar ve kültürleri hakkındaki tasvirleriyle bizleri aydınlatmaya çalışırken, yaşadığı dönem hakkında ki yorumlarıyla da tarihi arşiv niteliğindedir. Kitabı çok kısa sürede okudum. Yazarın anlatım tarzı ve dili o kadar etkileyiciydi ki, kitabı elimden bırakamadım. Ben beğendim, takdir sizin. Keyifli okumalar dilerim.
KazaklarLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 20165,3bin okunma
Puan vermedi
Tolstoy, Kazaklar adlı kısa romanını, Savaş ve Barış'ı yazmaya başlamadan önce, tamamlar.1852-1862 yılları arasında yaklaşık 10 yılda yazar.1863 yılında yayımlanır.Otobiyografik özellikler taşıyan bu kısa romanını ( ya da uzun öyküsünü) yazarken, Terek Kazaklarına dair gözlemlerinden yararlanır, Tolstoy, Starogladkovskaya'da Kazaklarla arkadaşlık kurar, dillerini öğrenir.Yepihan Sehin (ev sahibi) ona Kazak yaşamını anlatır.Kazaklar'da onu Yeroşka karakteri ile ölümsüzleştirir, Tolstoy. Tolstoy'un; Kazak ve Rus toplumunu karşılaştırdığı Kazaklar'da olaylar Moskova'da ve Kafkasya'daki Novomlinskaya da geçer. Moskova'daki yaşamını geride bırakan soylu sınıftan gelen Olenin uşağı ile birlikte Kafkasya'daki Novomlinskaya'ya gider.Olenin karakteri ile Tolstoy arasında benzerlik çoktur.Kaldığı evin sahibinin kızı Maryana aşık olur, Olenin.Maryana aşık olan diğer kişi ise Kazak Lukaşka'dır. Tolstoy, aşk temasına da yer verir Kazaklar'da Kazaklar'daki Greben Kazakları, Kafkas Savaşında, Rusların yanında yer alır. Tolstoy, Kazaklar'da, Kazakların günlük yaşamını, gelenek ve göreneklerini aktarırken, Ruslar ile öteki olarak adlandırılan dağlıların yaşamını karşılaştırır.Tolstoy, âdeta dağlılardan yanadır, Kazaklar'da. Yine severek okyduğum bir Tolstoy kitabı oldu, Kazaklar.
KazaklarLev Tolstoy · Cem Yayınları · 20045,3bin okunma
10/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2023 199. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 20:17
Lev Tolstoy’un yarı otobiyografik kitaplarından biri olan Kazaklar , bir aşk hikâyesi olduğu kadar, yazarın hayatı boyunca medeniyetle yaşayacağı gelgitli ilişkinin de öyküsü. Tolstoy’un 1852’de başladığı ama on yıl boyunca tamamlanamayan Kazaklar, genç ve zengin Olenin’in Moskova hayatından bıkarak Rus ordusuna yazılması ve Kafkaslar’da ücra bir köye gönderilmesiyle başlar. Burada Kazakların ve Çeçenlerin kaba kuvvetine hayran kalır, bir Kazakla sözlü olan Maryana adında bir kadına âşık olur. Tolstoy’un Kafkaslar’da yirmi bir yaşında genç bir asker olarak deneyimlerini hikâyeleştirdiği, Puşkin ve Rousseau gibi ustalarına bir selam niteliğinde olan bu roman, capcanlı ayrıntılar, aşk acısı ve tabiatın güzellikleri ile örülmüş güçlü hikayeyesi ve büyüleyici doğa tasvirlerini yazarın sade ama ihtişamlı diliyle birleştiriyor.
Edebiyat
KazaklarLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 20165,3bin okunma
KAFKASLAR’A YOLCULUK
8/10
·283 syf.·
2023 79. kitabı
Kazaklar, Rus yazar Lev Tolstoy’un ilk kez 1863 yılında yayımlanan romanı. KİTABIN KONUSU Dmitri Andreyeviç Olenin, genç ve gözde bir asilzadedir. Ancak Moskova sosyetesinde aradığı mutluluğu bulamaz. Kendisine önerilen eş adaylarını reddetmiş ve bir türlü düzen kuramamıştır. Bu sebeple şansını Moskova dışında aramak için askerliğe yazılır. Askerlikte ünvan ve şöhret elde edip gösterişli bir şekilde geri dönmeyi planlar. O dönem Rusların varlığını pekiştirmek istediği Kafkaslarda görevlendirilir. İçinde bulunduğu birliğin nihai görevi belli olana kadar bir Kazak köyünde beklemesi gerekir. Burada bir eve yerleşir. Olenin’in şansına bu ev köyün en güzel kızı olan Maryana’nın evidir. Ancak Maryana Luka adında bir kazak gençle nişanlıdır. Olenin’le Luka ilk zamanlar iyi arkadaş olurlar ama sonra bu arkadaşlık Olenin’in Maryana’ya olan ilgisi yüzünden değişir ve tehlikeli bir rekabete dönüşür. Olenin hayatının aşkını bulduğuna inansa da işler beklediği gibi ilerlemez… KİTAP YORUMUM Tolstoy gençliğinde Kırım Savaşı’nda topçu subayı olarak hizmet verdiği için romanı yarı otobiyografik özellikler taşıyor. Bu yüzden coğrafyaya hakim, dönemin yaşam koşullarını, sosyal ve politik durumunu iyi analiz etmiş. Kitaptaki tasvirleri çok beğendim. Normalde klasik bir eserde tasvirler sıkıcı olur. Tolstoy kitabında Kafkasya’nın doğasını öyle güzel tasvir etmiş ki; dağlarını, nehirlerini, ormanlarını… Okurken kendimi bir masal diyarında gibi hissettim. Kitap baştan sona sürükleyici, akıcı bir anlatıma sahip. Okurken sıkıldığım bir yer olmadı. Keyif alarak, beğenerek okudum. Klasik eserleri sevenlere tavsiye ederim. Kazaklar Lev Tolstoy
Edebiyat
KazaklarLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 20165,3bin okunma
Puan vermedi
Bazı romanlar vardır; insanı sarsmaz, çağırır. Kazaklar böyle bir romandır. Tolstoy, okuru bir çatışmanın içine sürüklemez; onu yavaşça, doğaya, sade bir hayata ve arınma arzusuna yaklaştırır. Bu romanın sesi yüksek değildir. Ama uzun süre kulakta kalır. Olenin, büyük bir arayışın kahramanı değildir. O, kendi fazlalıklarından kaçan bir insandır. Şehirden, yapaylıktan, boş konuşmalardan uzaklaşmak ister. Kafkasya’ya gelişi bir fetih değil; bir geri çekiliştir. Tolstoy burada kahramanını yüceltmez. Onu sadeleştirir. Kazaklar, doğa ile insan arasındaki eski uyumu hatırlatan bir metindir. Dağlar, nehirler, atlar ve sessizlik… Bunlar birer dekor değildir; ahlaki bir ölçüdür. Doğaya yaklaşan insan arınır; ondan uzaklaşan karmaşıklaşır. Kazakların hayatı, ilkel değil; fazlalıksızdır. Tolstoy’un bakışı romantik değildir ama özlem doludur. Olenin’in Maryanka’ya duyduğu sevgi, bir tutku değil; bir sığınaktır. Fakat bu sevgi de gerçekleşmez. Çünkü arayış samimi olsa bile, yabancılık kalıcıdır. Olenin, doğayı sever ama ona ait değildir. Kazakların arasında yaşar, fakat onların içinden biri olamaz. Romanın en sessiz gerçeği budur. Tolstoy burada bir hayal kırıklığını değil, bir fark edişi anlatır. İnsan, sade hayatı arzulayabilir; fakat kendi iç yüklerinden kurtulmadan ona ulaşamaz. Kazaklar, bir dönüş romanı değildir. Bir sınır romanıdır. Ve bu sınırda şu düşünce yankılanır: İnsan, en çok aradığı yerde bile misafir kalabilir.
KazaklarLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 20165,3bin okunma
Puan vermedi·275 syf.··
2019 76. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2019 12:40
1863 yılında yayımlanan ve Tolstoy'un kendi deneyimlerinden, gözlemlerinden iz taşıyan bir kitap Kazaklar. . Genç bir Rus aristokratının bir Kazak köyüne yerleşmesi, şehir hayatından sonra köy hayatına alışmaya çalışması ve iç sorgulamaları çok çarpıcı bir şekilde aktarılıyor. . Kazak insanlarının gelenek, görenek ve yaşayışları , Tolstoy'un betimlemeleri ile bir dönemin anlaşılması açısından harika bir okuma sağlıyor. . Bir öncesinde Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban isimli romanını okumuştum. Orada da genç bir askerin Anadolu köyüne yerleşmesi ve gözlemleri çok etkilemişti. Yine Tolstoy'un Kazaklar romanında benzer olaylar , benzer sorgulamalar, yabancılık, bir yerde yabancı olma durumunu okuyunca ister istemez derin bir sorgulamaya girdim kendi içimde. Hangi ülkede hangi zamanda olursa olsun insan kendine yabancıysa gittiği her yerde de yabancı oluyor diye düşündüm. Bir yere ait olamama, bir yere ait hissedememe durumları arka arkaya okuduğum iki romanda da çok güzel verilmişti. Sonsuz sevgiler.
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20235,3bin okunma
7/10
·288 syf.·
2019 10. kitabı
"Sarınıp yarama gitsem çare değil ki!" Dilimde bu sözlerle bitirdim kitabı. Sevgili Tolstoy'umun yarı otobiyografik bir kitabı Kazaklar. Zaten Mihail Solohov'la benimsediğim Kazak halkı bu kitapla kalbimin bir köşesinde yerini aldı. Kafkasya'nın bu 'cigit'* halkına karşı içimde bir yakınlık, doyumsuz bir heyecan var. Sevgili Olenin.. Rusya'dan, içinde bulunduğu toplumdan kaçıp Kafkasya'ya sığınan ve iç huzurunu arayan, tam kavuşacağı sırada yine alıp başını giden canım Olenin. Sarınıp yarana gitsen çare değil ki.. Yalnızlığın, anlaşılamazlığın, kaçışın nereye kadar sürecek? Kaçarak kendinden nereye kadar gidebilir bir insan? *cigit=yiğit
Edebiyat
KazaklarLev Tolstoy · Klas Yayınları · 20045,3bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.