Kazaklar

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2023 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2023 21:36
Niyetim Tolstoy güzellemesi yapmak değil. Elbette beğendiğimiz, hayran olduğumuz onca yazar var. Tolstoy'un eserlerinin farkı "düşünce derinliği ve sanat gücünde saklı. Basit bir olay, düşüncenin içinde bambaşka bir boyuta ulaşıyor. Yazarda ilgimi çeken en önemli durumsa: Sadece insanı ele alması, hiçbir ayrım yapmadan cesurca kendi milletini de eleştirebilmesi. "Erdemli insan olmak." Eserlerinin ana fikri. İnsanın ulaşmak istediği ama bir türlü ulaşamadığı... Esere dönersek. Soylu bir adamın Rusya'dan ayrılıp bir Kazak köyüne gelmesiyle başlıyor macera. Romanın kahramanı "Olenin" bulunduğu ortamdan sıkılmış, yeni arayışlar içerisinde, içinde umutları ve hayalleriyle bir Kazak köyünde buluyor kendini. Buradaki doğal yaşam sayesinde huzuru buluyor. Asıl mutluluğun başka insanlar için çaba göstererek geleceğine inanıyor. Bunun için türlü fedakarlıklar da yapıyor. Peki, bu sizce doğru mu? Eser sizi farklı düşüncelere sürükleyebilir. "Olenin"in köyden ayrılırken ardına bakışında gizli her şey. Kitabin tüm sırrının cevabını o bakışta alacağınızı umuyorum. Belki, bir yerden gitmek her şeyin çözümü değildir. Ama ardında ne bıraktığını bilmek, işte o çözer belki de tüm düğümleri... Keyifli okumalar.
KazaklarLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 20075,3bin okunma
6/10
·214 syf.··
2026 1. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 21:51
Ah Olenin... Milletin senin kalbini ısıtmadıysa başka bir milletten sıcaklık beklemek koca bir yanılgı değil de nedir. Kitabın özü "doğduğun ev kaderindir."
KazaklarLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 20075,3bin okunma
Kazaklar
Puan vermedi·214 syf.··
2021 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 21:38
Kazakların kendine has yaşantıları ve bulundukları coğrafyanın doğasında moskovada ruhunu tüketmiş kendini arayışa çıkmış bir subayın daha önce hiç sevmediğini ve sevilmediğini bu hırçın coğrafyada tıpkı bu coğrafya gibi hırçın ama bir o kadar da güzel mariyankaya karşı hissettikleri ile farketmesi. Tosltoy un o dönem moskava yaşantısını eleştiriken doğal bir yaşamın içinde şehir hayatından uzakta çok daha yoğun duyguların çok daha samimi bir şekilde bulunabileceğini aktarmaya çalışmış. Kazaklar Lev Tolstoy
Roman
KazaklarLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 20075,3bin okunma
Puan vermedi·214 syf.··
2021 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2021 23:24
Kazaklar, Tolstoy'un Kafkasya'da asker olarak bulunduğu sıralarda yaşadıklarını anlattığı yarı anı yarı otobiyografi niteliği taşıyan kitabıdır. Kitabın başkahramanı olan Olenin'in asker olarak Kazak köyüne yerleşmesiyle hikâye başlıyor diyebiliriz.Olenin'in mutluluğu, aşkı arayışı ve bu çerçevede başından geçenler Tolstoy'un kendine has üslubuyla anlatılmaktadır. Ayrıca aşk hikayesinin yanı sıra Tolstoy'un Kazak kültürüyle ilgili bilgilerini okurken sanki elinizde bir belgesel metni var ya da belgesel tadında bir film izler gibi canlı ve güçlü betimlelemelerle karşılaşıyorsunuz. Olenin'in bulunduğu yerden ayrılışı ve arayışı bana Parma Manastırı'ndaki Fabrico'yu, Kazak kızı olan Marianka'ya olan masum ve saf aşkı ise Ezilenler'deki Vanya'yı anımsattı. Demek istediğim Olen yabancısı olmadığımız bir karakter içimizden biri gibi yani Olenin bizim Olenin'imiz:) Kitap; güçlü tasvirlerle dolu, oldukça akıcı bir üslupla kaleme alınmış, aşk, doğa, sevgi ve Kazak kültürü gibi konulardan harmanlanarak içerik bakımından zenginleştirilmiş, vaktiniz varsa bir günde bile rahatlıkla okunabilecek bir sürükleyiciliktedir. -3 günde okuduğuma bakmayın :((- Keyifli okumalarınız olsun...
KazaklarLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 20075,3bin okunma
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
Romanda kendisine yaşamında yepyeni bir sayfa açan genç Rus aristokrat'ın Kazak yaşamıyla tanışması, bir Kazak kızına aşık olması etrafında dönen hikâye, dünyayı ve hayatı iki farklı yorumlayış biçimini anlatılır.
KazaklarLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 20075,3bin okunma
Bir iç yolculuğun izinde seyahat!
9/10
·276 syf.··
2024 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2024 20:04
Dünya edebiyatında en çok sevdiğim yazarların başında Lev Tolstoy geliyor. O nedenle olsa gerek ne zaman günlük yaşamın telaşından ve hayhuyundan yorulsam zihnimi ve ruhumu dinlendirmek için hemen onun eserlerinden birine sığınıyorum. Zira onun eserleri yaşamın olumlu ve olumsuz tüm alanlarını konu edinmesine rağmen bir su gibi berrak, hava gibi temiz, toprak gibi yumuşak, güneş gibi sıcak, doğa gibi dingin ve dağ havası kadar serin bir ruha sahip. Bu yönüyle onun tüm romanlarınlarını, bazılarını ise tekrar tekrar aynı duygu ve düşünceler içerisinde bir solukta okuduğumu söylemeliyim. Tolstoy'un günümüzde dünyada hâlâ en çok okunan ve beğenilen yazarlardan biri olmasının en önemli sırlarından birisi ise, abisi Nikolayla birlikte Kafkaslarda iki yıl askerlik hizmetinde bulunması ve savaşlara katılmasıdır. Nitekim o, bu dönemde edindiği tecrübe, bilgi birikimi ve gözlemlerini sonraki yıllarda Kafkas halklarını konu edinen Hacı Murat, Kafkas Tutsağı, Sivastopol, Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) gibi kurguyla gerçeğin harmanlandığı muhteşem eserlere dönüştürüyor. İşte onun Kafkas halklarını anlattığı eserlerinden biri de Kazaklar'dır. Tolstoy bu romanında asil ve zengin bir aileden gelmesine rağmen Moskova'daki hayatından bıkarak Rus ordusuna katılan ve Kafkaslarda ücra bir köye gönderilen kahramanı Olenin'in hikayesi üzerinden Kazak toplumunu anlatıyor. Doğa ile iç içe yaşayan bu halkın ekonomik, sosyal, kültürel ve dini tüm özelliklerini bir bir gözler önüne seriyor. Coğrafyanın, gelenek, görenek ve adetlerin bir toplumun karakteri, kimliği ve kişiliği üzerindeki etkilerinin genç, yaşlı, kadın ve erkek karekterler üzerinden adeta fotoğrafını çekiyor. Tüm bunların yanında Tolstoy, romanın satır aralarında farklı kültürlerin etkisi altında yaşayan zengin ve aristokrat bir kültür dünyası ile kendi gelenek ve
Edebiyat
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20185,3bin okunma
8/10
·301 syf.··
2023 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2023 00:40
Kazaklar Tolstoy 'un ilk kitabı olduğunu öğrendim. Öncelikle şunu belirteyim; çeviri çok güzel, baskı güzel.. Kitap çevirmenin çok güzel bir önsözü ile başlıyor. Önsözünde kahramanlar, olayın geçtiği coğrafya ve kültür ile o dönemin özellikleri anlatılmış. Kitabı okurken kafamda canlandırmak çok daha kolay oldu. Kızlarımda her zaman söylerim önsöz çok önemlidir lütfen dikkatli okuyun diye. Kitabın konusuna gelince Moskovanın gösterişli hayatından kaçmak ve kendini bulmak isteyen Rus asilsadesi Olinin, asker olur ve gönüllü olarak Kazak bölgesine gelir. Amacı kendini bulmak ve gösterişten uzak bir hayat sürmektir. Kazak bölgesine gelince bir genç kıza aşık olur..... platonik bir aşk hikayesi barındırır içinde. Kitap inanılmaz güzel tasvirlerle bezeli, bütün corafyayı, ırmağı, dağları o kadar güzel betimlemiş ki; sanki orda yaşamış gibi hissediyorsunuz kendinizi, ayrıca bölge halkının gerek yaşam tarzı, gerek kıyametleri, örf adetleri, çok güzel anlatılmış, sadece Kazak halkını değil Çeçen hakkınıda tarif etmiş. Bölge coğrafyası ile kültürünü de ögrendim. Dostoyevski iç dünyanın, Tolstoy dış dünyanın ressamıdır. Bir kavramının iç dünyasındaki çelişki, öfke, duygu selini Dostoyevski kadar güzel anlatan başka yazar okumadım. Dış dünyanın betimlemesi konusunda Tolstoy kadar muhteşemi yoktur.
KazaklarLev Tolstoy · Bilge Yayınları · 19855,3bin okunma
10/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2023 96. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2023 02:38
Tolstoy Hacı Murat kitabında olduğu gibi, bu kitabıyla da beni olumlu yönde şaşırttı. Bu hikaye ismi altında ne olabilir ki diye düşünmüştüm ikisinde de ve beklentilerimi ufak tutmuştum. Ama fazlasıyla beğenip memnun kaldım ikisinde de. Rusya'yın Moskova sosyetesine mensup kahramanımız. Ama oradaki yapmacıklıktan, samimiyetsizlikten, yüzeysellikten o kadar bıkmış ki, kendini gönüllü olarak Kafkasya seferine yazdırıyor. Tabi işin ucunda kariyer ve makam kapma merakı varmış gibi sıradan bir iş gibi geliyor dışarıdan bakınca. Ama kahramanımız kitaplardan tanıdığı o coğrafyayı iğrendiği ortamdan kaçmak için kullanıyor ve gittiğinde de aradığını buluyor. Sonra işin içine aşk giriyor tabi, çünkü hikayemiz bir aşk hikayesi. Aşkın her evresini yaşıyor kahramanımız. Aşk teması yanısıra, kişinin nereye ait olduğunu bilememesi, ait olması gerektiğini düşüneceği bir yeri arayışı, bilse de ait olmanın zorluğunu konu ediyor. Ki bence çok önemli bir konu ve Tolstoy çok güzel işlemiş bunu hikayeye. Hem tatmin ediyor hem de hikayede sırıtmıyor. Çok beğendiğim bir klasik eser oldu. Bu kitapla bu senelik Tolstoy okumalarımı da tamamlamış oldum, çünkü elimde başka kitapları, bilhassa büyük romanları yok. Onlar da pdf olarak okunmaz. Bu senelik iki hedeflerimden birisini tamamlamış oldum. Geriye Dostoyevski'nin elimdeki son kitabı Karamazof kardeşler kaldı. Ve sene içinde üçüncü hedef olarak eklenen Fransa okumalarım da sanırım sene sonuna kadar ara ara devam edecek. Kitapla kalın...
KosakenLev Tolstoy · Reclam · 19605,3bin okunma
7/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
"Bir kadını sırf güzelliği için sevmek olanaklı mı? Bu, bir heykeli sev­mek gibi bir şey olmaz mı?" Ah Rus yazarları iyi ki var oldunuz. Ne varsa klasiklerde var diyesim geliyor. İlk olarak kitabın adı dikkatimi çekti. Kitapta zengin bir Rus gencinin hayatının anlamını aramak için orduya yazılarak Kazaklar'ın içine gönderilmesi ile yaşanan olayları anlatıyor. Kitap Kazaklar'ın yaşam şekillerini ve yapılarını anlatıyor. Kazak erkekleri  özgürlüklerine düşkün,  kadınlarının ise  evin bütün yükü omuzlarında. Yazar, Kazak kadınlarının erkeklerden daha güzel, güçlü, akıllı ve gelişmiş olduklarını da belirtmiş... Yazar; kitapta farklı bir coğrafyadaki  insanlar ve kültürleri hakkındaki tasvirleriyle bizleri aydınlatmaya çalışırken, yaşadığı dönem hakkında ki yorumlarıyla da tarihi arşiv niteliğindedir. Kitabı çok kısa sürede okudum. Yazarın anlatım tarzı ve dili o kadar etkileyiciydi ki, kitabı elimden bırakamadım. Ben beğendim, takdir sizin. Keyifli okumalar dilerim.
KazaklarLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 20165,3bin okunma
Puan vermedi
Tolstoy, Kazaklar adlı kısa romanını, Savaş ve Barış'ı yazmaya başlamadan önce, tamamlar.1852-1862 yılları arasında yaklaşık 10 yılda yazar.1863 yılında yayımlanır.Otobiyografik özellikler taşıyan bu kısa romanını ( ya da uzun öyküsünü) yazarken, Terek Kazaklarına dair gözlemlerinden yararlanır, Tolstoy, Starogladkovskaya'da Kazaklarla arkadaşlık kurar, dillerini öğrenir.Yepihan Sehin (ev sahibi) ona Kazak yaşamını anlatır.Kazaklar'da onu Yeroşka karakteri ile ölümsüzleştirir, Tolstoy. Tolstoy'un; Kazak ve Rus toplumunu karşılaştırdığı Kazaklar'da olaylar Moskova'da ve Kafkasya'daki Novomlinskaya da geçer. Moskova'daki yaşamını geride bırakan soylu sınıftan gelen Olenin uşağı ile birlikte Kafkasya'daki Novomlinskaya'ya gider.Olenin karakteri ile Tolstoy arasında benzerlik çoktur.Kaldığı evin sahibinin kızı Maryana aşık olur, Olenin.Maryana aşık olan diğer kişi ise Kazak Lukaşka'dır. Tolstoy, aşk temasına da yer verir Kazaklar'da Kazaklar'daki Greben Kazakları, Kafkas Savaşında, Rusların yanında yer alır. Tolstoy, Kazaklar'da, Kazakların günlük yaşamını, gelenek ve göreneklerini aktarırken, Ruslar ile öteki olarak adlandırılan dağlıların yaşamını karşılaştırır.Tolstoy, âdeta dağlılardan yanadır, Kazaklar'da. Yine severek okyduğum bir Tolstoy kitabı oldu, Kazaklar.
KazaklarLev Tolstoy · Cem Yayınları · 20045,3bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.