Bu ne harika bir sanattır!
İnsanoğlunun en eski bakışına, eşyayı eline ilk alışına tanık olan ben, ben bile, bu sanat ve eşsiz kabiliyet karşısında hala zaman zaman hayrete düşerim.
Nur, işte böyle kusursuz irade buyurur.
Bizler boşuna onun iradesinin önünde secde etmedik!
Venedik'in Ötesinde
‘Venedik’in Ötesinde’ sıradan bir “seyahat romanı” değil. İlk elli sayfada öyleymiş gibi davranıyor; Roma’nın sokakları, tren yolculuğu, çocuklarla karşılaşmalar, oteller, kiliseler,
İlk defa böyle bir şeyi tecrübe ediyordum.
İnsanlar tanrılarıyla konuşurlardı, bu çok sık olurdu, buna alışkındım ama ilk defa bir insan doğrudan benden bir şey istiyordu, benden haberdar olmuştu.
“Varlığını hissediyorum, beni izlediğini, beni duyduğunu biliyorum, bana yardım et! Ne olacağına dair senden bir işaret istiyorum.”
Sonrasında o rüya ona gösterildi.