Solomontsev bağırdı:
—Ateş!
Feliks Martinov, emri duymadı, hissetti, üstlerine gelen düşman zırhlı araçlarından en az birisi durdurulmazsa, yoldaşlarının başına en kötüsünün geleceğini, tankların altında ezileceklerini anlamıştı: Bazı silah arkadaşları geri çekilecek, ellerinde makineli tüfeklerle koşacak, fakat mermi yağmuru altında vurularak ölecekti.
Feliks, düşmanın ve kendisinin silah atışlarını duymadan, tankın geniş çelik gövdesi dışında hiçbir şeyi görmeden tanka doğru süründü. Ayağa kalktı,kolunu savurdu ve tüm gücüyle el bombalarını doğruca sağ paletin altına fırlattı. Nemli zemine olabildiğince yakından tutunmaya çalışarak yere yattığında, tankın yandığını gördü.
Feliks, kendi başına sürünerek geri döndü. Siperin içine düştü ve ağır ağır nefes alarak aralıklarla şöyle dedi:
— Tamam!..Bitti!..