"..Böylesine büyük, müthiş bir mutluluk insanı korkutuyor..." "..Senin bu kadar mutlu olmana, ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler."
Kitabın dili sade akıcı. Aralara serpiştirilen ufak tefek Afgan kelimeleri de oldukça hoş olmuş.(belki de çevirmenin insiyitafidir)
Iki insanın arasinda bebeklikten başlayan bir dostluğun, zaman zaman tek taraflı olduğunu düşüneceğiniz bir dostluğun hikayesi.
Çocukken yapılan ve yetişkinliğe kadar devam eden bir pişmanlığın, kendini sorgulamanın üzerine kurulan bir eser.
Emirin -daha çok babasının kendisine mesafeli davranmasının etkisi ile- kendini yetersiz ve eksik hissetmesi, en yakın dostu Hasana karşı zaman zaman biraz gaddarca davranması ve yaşanan o kötü olaya belki engel olabilecekken hiç bir şey yapmaması daha doğrusu yapamaması ve gelişen olaylar.
Hikayede yaşananlar kimilerine abartı, yalan vs gelse de ne yazık ki gerçek dünyada hep yaşanıyor.
Güzel, hüzünlü bir dostluğun, pişmanlıklarla ve yaşanmamışlıklarla dolu çocuk ebeveyn ilişkisini anlatan okunması gereken bir kitap.
“İnsanlar rahatlıkla aptallar ve alçaklar olarak ayrılabilirler. Sürüyle alçak var! Kurnaz vahşi hayvanlar gibi yaşıyorlar kardeş; yalnızca güce tapıyorlar!”