Sehanur Özsoy

Sehanur Özsoy
@sehaozsoy
Beni çıldırtan bir klasik
7/10
·592 syf.··
2025 33. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2025 00:32
Ya gerçekten sinir içinde okudum kitabı. Anna’ya karşı öyle bir antipati duydum ki, anlatmaya kelime bulamıyorum. Evet, çok genç yaşta zorla evlendirilmiş olması başlı başına trajik bir durum, gerçekten rezalet. Ama aldatmanın bu kadar pervasızca ve umursamazca yapılması beni fazlasıyla rahatsız etti. Hele kocasının sabrı… İnanılmazdı. Yüce yürekli biri gerçekten. Sürekli Anna’nın hali ne olacak diye düşünüp duruyor ve ben bunda gram bencil bir hal hissedemedim. Zaten ilk kitabın sonunda da sevgilisiyle başını alıp gitti. “Oğlumu bırakamam ben, aman aman” sözleri de tamamen havada kaldı. Ay, lütfen geri dönmesin. Hem Rus kültürü hem de dönemsel olarak çok eski bir zaman olduğu için birçok konuda empati kurmakta ve anlamakta zorlandım. Bu yüzden bence okuması sancılıydı. Yine de sevdim diyebilirim; farklı bir tadı vardı. Hep derim, bana bir şeyler hissettirebilen her kitap başım gözüm üstüne. Levin’in mutlu sona erişmesine çok sevindim. Ayrıca gerçekten bunu hak eden tek kişi o olabilirdi kitapta. Ama Levin de ne tuhaf biri ya… Gerçekten fikirlerinde tutarlı bir şey bulmak aşırı zordu. Hem köy yaşamını seviyor gibi davranıyor hem sosyete hayatına bağlı. Yaptığı işleri bilimle temellendirme sevdasında, sürekli okuyor, araştırıyor; bir yandan da “köylüler okumasın, okul yaptırmayalım, bana ne faydası olacak” falan diyor. Değişik yani, çözemedim. Eminim anlayamadığım felsefi bağlantılar vardır; belki de felsefi bilgim yeterli olmuyordur. Rus tarihini bilmemek ve onların yaşadığı zorlukları, sosyolojik ve kültürel adetleri tam olarak tanımamak da okumayı zorlaştırıyor. Ama bunu sorun etmedim. Bu kısımlar da bana, anladığım kadarıyla bile olsa, bir şeyler katıyor diyerek sabırla okudum.
Anna Karenina - Cilt 1Lev Tolstoy · Yordam Edebiyat · 202355,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Keyifli Bir Kitap
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 13:12
Yoğun bir dönemdeydim okumam biraz uzun sürdü yoksa gerçekten çok akıcı ve merak uyandıran bir kitaptı. Konu olarak bir romantik komedi olmasada yazım şekli çok benziyordu, belki çeviriden öyle hissettim bilmiyorum. Karakter gelişimi güzeldi. Okumanızı öneririm. Uzun inceleme yazamayacağım bu sefer, kafa dağıtmak istiyorsanız okuyabilirsiniz
Kayıp YarımBrit Bennett · İthaki Yayınları · 202529 okunma
sihir
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 15:48
Çok fazla şey söyleyebileceğimi sanmıyorum çünkü bu kitap beni öyle bir yerden yakaladı ki, kelimeler eksik kalıyor. Hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Belki içinde bol aksiyon yoktu, merak duygusu da dozunda bırakılmıştı. Ama o dingin anlatımı, doğa tasvirlerindeki huzur, karakterlerin içindeki küçük ama anlamlı dönüşümler… İşte bütün o sade detaylar birleşip kocaman bir sıcaklık yarattı içimde. Kitabın bana en çok dokunan yönü, büyünün ne olduğuna dair verdiği mesajdı. Sihirin; insanın düşüncelerinde, kendine ya da başkalarına söylediği kelimelerde saklı olduğunu anladım. İyi şeyler söylüyorsan, bu iyi sihirdi; kötüyse, kötü sihir… Bu kadar basit ama bir o kadar güçlü. Bundan sonra kendi iç sesime daha çok dikkat edeceğim. Çünkü bu kitap bana, düşüncelerimin sadece kafamda birer fikir değil, damarlarımda dolaşan ve hayatımı şekillendiren canlı parçalar olduğunu gösterdi. Bir çocuğun kalbiyle bakabilmenin, bir çiçeğin açışını izleyebilmenin, eski bir duvarın ardındaki hayatı sevebilmenin ne kadar değerli olduğunu hatırlattı. Gizli Bahçe, içinde kaybolmaktan korkmayacağınız bir dünya. Sadece bir hikâye değil; aynı zamanda bir hatırlatma, bir sığınak, belki de insanın kendine dönebilmesi için yazılmış sessiz bir mektup gibi. Kesinlikle öneriyorum: Bu kitabı okuyun. Kalbinizin gizli bahçesinde, açmayı bekleyen bir çiçek olabilir
Gizli BahçeFrances Hodgson Burnett · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,7bin okunma
Deniz Derin, Hikâye Hızlı
7/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2025 23:32
Tatlı bir kitaptı, sadece ölüp bitmedim. Keyifli vakit geçirtirdi, arada tebessüm ettirdi. Bence sorun, romantik-fantastik türünde bir kitabın bu kadar kısa olmasıydı. Bu tür kitapların güzel olabilmesindeki en büyük etken, karakterlerle ve ortamla bağ kurabilmen. Her şey çok hızlı olunca biraz yapmacıklık hissi oluyor. Yanlış anlaşılmasın, gerçekten keyifli bir okumaydı; sadece iz bırakmaya yetmedi. Kitapla ilgili konuşalım biraz da. Deniz tanrısıyla ilgili kısım şaşırttı beni, hiç tahmin etmemiştim. Hatta birkaç kere “eyvah” diye düşündüm yani. Bu şartlar altında nasıl olacak Mina ve Shin diye bekledim durdum. Bir şekilde başkaldıracaklar, evren yerle bir olacak falan diye düşünüyordum. Ayrıca Shin’in yakın arkadaşları Kirin ve Nari çok tatlıydı. Bu tarz kitaplarda iyi yazılmış yan karakterler gerçekten çok etkili oluyor. Ya bir şey daha var, beni rahatsız eden—şimdi bunları yazarken aklıma geldi. Aslında bu rahatsızlık bu kitaba özel değil, genel bir durum. Ana karakter kızlarının cidden hiçbir özelliği olmadan birden çok önemli bir hâl almaları, aklıma ve mantığıma uymuyor. Bana kalırsa Mina (99. kız mıydı hatırlamıyorum) bu kadar deniz tanrısı gelini arasında seçilmeden denize atlayan tek kız olacak biri değil. Ayrıca, fedakâr bir niyetle olmasa bile bunu yapmak isteyecek kızlar da olabilirdi. Sonuçta tanrının gelini olunacağına halk oldukça emin; neden seçilmeyen kızlar da istekli olmasın ki? Mina’nın farkını tam anlayamadım, anlayan bana da anlatsın. Tabii bunları çok düşünmeye gerek yok. Dediğim gibi, okuması keyifliydi ve bu bazen tek ihtiyacım olan şey
Denizin Altına Düşen KızAxie Oh · Yabancı Yayınları · 2023845 okunma
İnsanlığın sonu, sıfır amaç…
5/10
·432 syf.··
2025 29. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 01:01
Öncelikle, kitap akıcıydı; yormayan, çabuk okunan bir dil kullanılmış. Ama bir noktadan sonra bu sadelik, sıradanlığa evriliyor. Yeni çıkmış bir roman için beklenmedik derecede klişe bir konuyla karşılaşmak, şaşırtıcı değil ama hayal kırıklığı oldu. Klişe bazen sıcak gelebilir, ama bu kitapta ne o sıcaklık vardı ne de “ben farklıyım” iddiası. Karakterler desen… Hiçbiriyle bağ kuramadım. Sadece “aa bak bu da varmış” diye geçtim hepsini. Yine de, Hemşire Ratched ile Süpürge Rambo’nun arkadaşlığı birkaç kez gülümsetti—en azından robotlar arasında biraz şamata vardı. Kurgunun temeli de şöyle: Robotlar tüm insanlığı yok etmiş, sonra içlerinden biri “ya biz bunu biraz abarttık galiba” diyerek bir insan yaratıyor. Bu insan da hiçbir şey yapmadan dolaşıyor, sonra da en insana benzeyen robota aşık oluyor. Evet, tek kalan insanın amacı: Yaratıcısını kurtar, sonra da robota âşık ol. Derinlik? Yok. Felaket sonrası dünya? Geçiştirilmiş. Aşk? USB kablosuyla yazılmış gibi. Tek bir insan kalmış, sen dünyayı ayağa kaldırır, felsefe yapar, insanlık adına bir devrim beklersin… Ama bizimki sadece dolanıyor. Kusura bakmasın ama bu kadar büyük bir yalnızlık bu kadar yüzeysel anlatılmamalıydı. Sonuç olarak, çerezlik bir kitap ama bayatlamış çerez gibi: Yenir mi? Yenir. Ama bir daha almak ister misin? Tartışılır
Kuklaların YaşamındaTJ Klune · İthaki Yayınları · 202551 okunma