Görmek, hissetmek, düşlemek, düş olmak, saymak, bir his girdabında kaybolmak, bir kuşun var oluşu, annenin yok oluşu... YAŞAMAK
Her şey bir duygu duygu olması bile. Izdırap çeken güller ve o gülleri ateş ile buluşturmak. Ses geliyordu biraz daha belirginleşti şimdi boğazım ağrıyor, kıvranıyorum ama loş ışıktan gördüklerime engel olamıyorum. Biraz daha ayak sesi, eskimiş fikirler düşünüyorum zindan düşüncem de. İslam diyor birisi diğeri zaten bağıran sessizlik. İstanbul beni çağırıyor beni ise çekmiyor diyorum. Ölü gibiyim, ömür geçiyor ama yaşıyorum ya da mesele yaşatmakta mıydı? Prangalar ardında kalmıştı sesim, güneş doğacaktı tekrardan biliyordum.
Çoktan varmıştık istasyona düştüm ama düşlüyordum hâlâ bir şeyler düşünüyordum işte...
ve gitmişti ömürden yaşamaktan.
Kitabın her kelimesi bir duygu her kelimesinden ise hatta susulan yerlerde bile alacağım mesajlar vardı iliklerime kadar hissederek aynen YAŞAMAK bu dediğim satırlarda buldum kendimi daha fazla söze gerek yok tekrar tekrar okuyacağım inşaâllah:)