Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

5/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 01:33
Beş Şehir, yazarla tanışma kitabım oluyor. Yazar, Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’u yaşadığı dönemlerde kendi gözünden anlatıyor. Kısacası Ankara’da Anadolu Selçuklu Devleti zamanını, Erzurum’da 93 Harbi dönemini, Konya’da da yine Anadolu Selçuklu Devleti’ni 1243 Kösedağ Savaşı’nın etkilerini, Bursa’da Osmanlı Devleti’ni ve İstanbul’da da Sultan Abdülmecit, Sultan Abdülaziz ve 2. Abdülhamit dönemi ve sonrasını anlatıyor. Dönemin her açıdan etkilerini gözler önüne seriyor. Sadece okurken çok sıkıldığım yerler oldu.Bu anlatılan konular bende çok taze olduğu için tekrar bu kitapta o bölümleri okumak sıkıcı geldi. Ama alıntıları çok güzeldi. Belki de- keyifli okuyabilmem açısından-kitabın zamanı benim için şu an değildir. Kitapla ve sevgiyle kalınız :))
1000Kitap
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma
Beş Şehir Kitap Tahlili
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 09:47
Beş Şehir Ahmet Hamdi Tanpınar Tanpınar Beş Şehir adlı kitabında İstanbul'a madde ve mana olmak üzere iki yönden bakmıştır. MADDE: " Tarih, mimari,peyzaj, ticaret hayatı, yaşam,sanat, şehrin görünümü, İstanbul'dan insan manzaraları, semtlere bakış, eğlence hayatı v.b. " Tarih: Yazar, tarihi kullanarak İstanbul'daki değişimi, insanların değişimini hatta İstanbul ile başka şehirlerle arasında ilişki kurmada kullanmıştır. Örnek: " Birinci Dünya Harbi'nden sonraki Fransız nesrinde hemen on yıl önceki Paris'in hasreti belli başlı bir temadır. İstanbul böyle değişmedi, 1908 ile 1923 arasındaki on beş yıl o eski hüviyetinden tamamıyla çıktı. Meşrutiyet inkılâbı, üç büyük muharebe, birbiri üstüne bir yığın küçük, büyük yangın, malî buhranlar, imparatorluğun tasfiyesi, yüzyıldır eşiğinde başımızı kaşıyarak durdurduğumuz bir medeniyeti nihayet 1923'de olduğu gibi kabullenmemiz onun eski hüviyetini tamamıyla giderdi. " Mimari: İstanbul'un eski halini ve şimdiki halini karşılaştırırken eski mimari ile yeni mimari hakkında bilgi vermektedir. Mimarinin yanında kullanılan eşyalardan da bahsetmiştir. Örnek: " İstanbul'un asıl iç manzarasını şehnişinleri, cumba ve çıkmalarıyla, saçak ve sayvanlarıyla, bir kadife gibi yumuşak çizgileri ve süsleriyle çok renkli olan bu sivil mimari yapardı. " Örnek: " Çocukluğunda, İstanbul'un hemen her evinde, saat başlarında, ' Entarisi ala benziyor' u, yahut ' Üsküdar 'dan geçer iken' çalan masa saatleri vardı." İstanbul'dan İnsan Manzaraları: Yazar, İstanbul'daki sokaklarda insanların yaşamını incelemiştir. Örnek: " Satıcı sesleri bunlardan biriydi. Eski İstanbul mahallelerinde bu sesler bütün bir günü baştanbaşa idare eder, saatlerin rengini verirdi." Eğlence Hayatı: Eski İstanbul ile yaşadığı İstanbul'un eğlence anlayışını karşılaştırmıştır. Örnek: " Şehirde yeni
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 17:05
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Beş Şehir" kitabı deneme türü bir eserdir. Anadolu'nun beş şehrini - Erzurum,Ankara Konya,Bursa ve İstanbul- inceler,irdeler. Bu şehirler boşuna seçilmemiş. Anadolu'yu ; coğrafyasını, tarihini, kültürünü, kendi insanını, hayatlarıyla birlikte iyi veya kötü değişimlerini geçmiş ve şimdiki zaman gelgitleriyle yazar. Beş Şehir'in asıl konusunu da hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen özlem olduğunu söyler. Tanpınar geçmişi tamamen silmez onu geri de istemez. İkisi arasında asılı kalandır. Köklerine tutunup yeniden dönüşerek büyümeyi gelişmeyi teşvik eder. Geçmişten bağımsız bir dönüşümün, içimizde boşluk yaratacağına inanır. "...Hayır muhakkak ki bu eski şeyleri kendileri için sevmiyoruz.Bizi onlara doğru çeken bıraktıkları boşluğun kendisidir orada izi bulunsun veya bulunmasın içimizdeki didişmede kayıp olduğunu sandığımız bir tarafımızı onlarda arıyoruz..." "...En iyisi bırakalım hatıralar içimizde konuşacakları saati kendilerinden seçsinler. Ancak bu cins uyanış anlarında geçmiş zamanın sesi bir keşif,bir ders, hülasa günümüze eklenen bir şey olur. Bizim yapacağımız yeni, müstahsil ve canlı bugünün rüzgarına kendimizi teslim etmektir. O bize güzel ile iyinin şuurla hülyanın el ele vereceği çalışkan ve mesut bir dünyaya götürecektir." Kitabı ikinci okuyuşum olmasına rağmen zamanı durdurup içinde akabilmek, kendimi satırlar arasında yavaşça gezinerek hayal edebilmek akıcılığının muazzamlığından olsa gerek. Zamanla, hafızayla ve insanın kendi iç karmaşasıyla kurduğu ilişkiyi ,her romanında ve denemelerinde de iyi aktarıyor. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın kitapları Türk Dili konusunda gelişmek isteyenlere en güzel tavsiye olmalı! İyi okumalar
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma
6/10
·200 syf.··
2025 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 13:04
Biraz anı, çokça tarih, şehirler hakkında önemli kültürel örnekler içeren, size bir şeyler katacak bir kitap arıyorsanız Beş Şehir size göre ! İçerisinde Atartürk’ün adının, anısının geçtiği bir kitap kötü olamaz, öncelikle bunu söyleyerek başlamak istiyorum Ankara’dan başlayıp sırasıyla Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul ile kitabı noktalıyoruz. Bu beş şehirden tarihsel izleri, Selçukluları, Osmanlıları, İstiklal savaşını ve cumhuriyetin ilk yıllarını sıkmadan minik detaylar ile okuyup doğal güzelliklerini, halktan anıları, önemli bazı isimleri -Mevlana, Şems vb - bu kitapta görebiliyoruz. Şunu da belirtmek isterim ki bir roman akıcılığı ile gitmiyor. Adı üstünde deneme kitabı Okuması biraz güçtü ve eski kelimelerin çok olmasından dolayı anlam karmaşasına sebep oldu. Geniş bi zamanınızda tarihsel, eğitici tarzda okuma yapmak isteyenler denemeli diye düşünüyorum Keyifli okumalarınız bol olsun
1000Kitap
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma
Beş Şehir Analizi
Puan vermedi·200 syf.··
2026 1. kitabı
Spoiler içerir ! Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Beş Şehir kitabında benim için anahtar kelime "zaman" dı... Fakat bu saatle ölçülen bir zaman değil; “Mazinin hâl ile konuştuğu” bir zamandır. Şehirler, geçmişle bugünün iç içe geçtiği mekânlardır. Tanpınar’a göre asıl trajedi, zamanın kopması, yani geçmişle bağın kesilmesidir. Bu yüzden Beş Şehir, kaybolan bir medeniyet ritminin ağıtı gibiydi. Tanpınar, Batılılaşmayı körü körüne reddetmiyor fakat şu soruyu sorar: “Değişirken neyi kaybettik?” Mimari bozulma Gelenekle bağın kopması Ruhsuz şehirleşme... Özellikle Ankara ve İstanbul bölümlerinde sert ama estetik bir dille eleştiriyor. Şehirler, Tanpınar’da birer hafıza mekânıdır. Camiler,Mezarlıklar,Çeşmeler,Musikî Bunlar bir milletin ruhunu taşıyan unsurlar olarak sunuluyor. Hafızasını kaybeden şehir, kimliğini de kaybeder mesajını veriyor... Beş Şehir, şunu söylüyor aslında: “Bir millet, şehirlerini kaybederse zamanını da kaybeder.” Bu kitap, Modernleşme sürecini anlamak isteyenler için, Şehir–kültür–hafıza ilişkisini kavramak isteyenler için, Tanpınar’ın düşünce dünyasına girmek isteyenler için, kesinlikle okunması gereken bir başyapıt...
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 8. kitabı
Beş Şehir’i bitirdim ama nasıl bitirdim... Gerçekten anlamak isteyene çok yavaş okumalık bir kitap, sıkılıp yarım bırakamayanlardansanız jet hızında okunmalı. Ben de tam olarak pilota dönüştüm. Kitap beni fazlasıyla aştı. Belki de bazı kitaplar okunacak zamanı bekler ben o zamanda değildim bilemiyorum. Dili oldukça ağır ve düşünce yoğunluğu yüksek. Bazı sayfalarda cümlelerin içinde kayboldum. Şehirlerin tarihini, mimarisini ve ruhunu anlatmaya çalışan derin bir metin, şehirlerin geçmişine duyulan özlem hissediliyor. Şimdilik bana uzak, belki yıllar sonra tekrar okunması gereken kitaplardan biri.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 03:17
Kitabı bir bütün olarak ele almak mümkün değil. Beş ayrı bölüm, beş ayrı şehir. Ankara, Erzurum, Konya, Bursa, İstanbul. Bu şehirlere gitmeyen ya da gitmek istemeyen hiç kimse yoktur diye düşünüyorum. Gerek yaşanan tarihi olaylar gerekse sonucunda ortaya çıkan tarihi dokular görülmeye değer diye düşünüyorum. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Bursa'yı yeşilin başkenti olarak görmesi, yeşilin insan ruhundaki yansımaları... Erzuruma farklı zamanlarda gidip kurtuluş savaşı yıllarının yansımaları... Ankara'da Hacı Bayram Veli'yi Konya'da Mevlana ve şems hazretlerini İstanbul'da yaşayan birçok evliyayada değinmiştir. Şehirleri görme şansı yakalayanlar kitabı okuduklarında yıllar sonra bu beş şehrin dokusunu kaybettiğini, zamanla kaybedilen değerlerimizi, geçmişe sahip çıkmadığımızı çok bariz bir şekilde anlayacaklar. Biraz sıkılarak ama fazlasıyla anlam yükleyerek okuduğum bu eseri tavsiye ederim.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma
5/10
·200 syf.··
2025 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 16:19
Üstad Kadir Mısıroğlu ve Mustafa Armağan eski Türkçe'yi inkişaf ettirmek için önermişti ve ben de biraz zihnimin dinlenmesi için okudum.Ankara ve Erzurum'dan sonraki kısmı açıkçası beni fazla sarmadı.Konya kısmında tabii olarak Selçuklu tarihine çok atıfta bulunuyor.Müellifin tek parti yöneticilerini metheymesi kendi tercihi.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 7. kitabı
Selamlaaar:) İllaki hepimiz bi yerlerden şu soruyu duymuşuzdur "gezmek mi okumak mı" diye kitaptaki birkaç şehiri gezsem dahi gezmediğim şehirler (Erzurum ve Konya) hakkındaki tasvirleri acayip iyiydi ki yazarı tanıyan birinin tasvirleri duymaması nerdeyse mümkün değil. Geziyor bilgileniyor hissediyor hissi hakimdi. Vatan, sevgi, ye's, eskiye duyulan ve sanki ondan kopuyoruz hissini inceleyen bir kitaptı. Son olarak her duruşun her adım atışın, kımıldanışın tavrını yaşatma yolunda yol gösteren bir kitaptı. Vesselam...
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 49. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 12:49
İncelemesi bana düşmez elbette edebiyat ve dil bilgim son derece kısıtlıdır. Ancak bir okur olarak kendisinin üslubuna hayran kalmamak elde değil. Şehirlerin sadece tarihi ve mimarisine değil ruhuna dair de bize bir şeyler fısıldaması kitabı daha da lezzetli kılmış diye düşünüyorum. Eskiden dilini ağır bulup hiç elime alıp bir kitabını başından sonuna dek okumadım. Beş şehirden sonra Ahmet Hamdi Tanpınar okumak gerektiğine inanıyorum.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202414,2bin okunma

Yazar Hakkında

Ahmet Hamdi TanpınarYazar · 30 kitap
Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk romancı, öykücü , şair, öğretmen, çevirmen, edebiyat tarihçisi, siyasetçiydi. Cumhuriyet neslinin ilk öğretmenlerinden olan Ahmet Hamdi Tanpınar; "Bursa'da Zaman" şiiri ile geniş bir okuyucu kitlesi tarafından tanınmış bir şairdir. Şiir, hikâye, roman, deneme, makale, edebiyat tarihi gibi birçok alanda eser veren sanatçının başlıca eserleri Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanları, Beş Şehir adlı şehir monogrofisidir. Bir bilim adamı olarak “XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi” adlı eseriyle edebiyat tarihçiliğine yeni bir görüş ve bakış açısı getirmiştir. TBMM VII. dönem Maraş milletvekilidir. Yaşamı 23 Haziran 1901'de İstanbul'da Şehzadebaşı’nda doğdu. Babası Gürcü asıllı Hüseyin Fikri Efendi, annesi Nesime Bahriye Hanım’dır. Tanpınar, ailenin üç çocuğundan en küçüğüdür. Çocukluğu, kadı olan babasının görev yaptığı Ergani, Sinop, Siirt, Kerkük ve Antalya’da geçti. Annesini Kerkük’ten yaptıkları bir yolculuk sırasında 1915’te tifüsten kaybetti. Lise öğrenimini Antalya’da tamamladıktan sonra yükseköğrenim için İstanbul’a gitti. Halkalı Ziraat Mektebi'nde bir yıl yatılı olarak okuduktan sonra 1919 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne girdi. Yahya Kemal’in öğrencisi oldu. Yahya Kemal onun şiir zevkinin, millet ve tarih hakkında görüşlerinin oluşmasında önemli rol oynadı. Celâl Sahir Erozan’ın bir şiir ve hikâye toplamı şeklinde yayımladığı seriden “Altıncı Kitap”’daki “Musul Akşamları”, yayımladığı ilk şiir oldu (Temmuz 1920)[6] Yahya Kemal’in çıkardığı Dergâh’ta 1921-1923 arasında 11 şiiri yayımlandı. 1923 yılında Şeyhî’nin Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisi üzerine yazdığı lisans teziyle Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1923’te Erzurum Lisesi’nde edebiyat öğretmenliğine başlayan Ahmet Hamdi 1925’te Konya Lisesi’ne, 1927’de Ankara Erkek Lisesi’ne tayin oldu. Konya’da iken bir Mevlevi ayininde Itrî’nin bir eserini dinleyerek Klasik Türk Müziği ile tanıştı. 1930-1932 arasında Gazi Terbiye Enstitüsü’nde edebiyat öğretmenliği yaptı; bir yandan da Ankara Kız ve Erkek Liselerinde ders vermeye devam etti. Gazi Terbiye Enstitüsü’nün bünyesindeki Musiki Mualli Mektebi, onun klasik batı müziği ile tanışmasını sağladı. Bu dönemde yeniden şiir yayımlamaya başladı. 1926’da Millî Mecmua’da yayımlanan “Ölü” şiirinden sonra 1927 ve 1928 yıllarında (“Leylâ” şiiri hariç) hepsi Hayat dergisinde olmak üzere toplam yedi şiir yayımladı. İlk yazısı ise 20 Aralık 1928’de yine Hayat dergisinde çıktı. Şiir dışında ikinci bir çalışma alanı olarak çeviriye başlayan Ahmet Hamdi’nin 1929 yılında biri E.T.A. Hoffmann’dan (“Kremon Kemanı”), diğeri iseAnatole France’tan (“Kaz Ayaklı Kraliçe Kebapçısı”) olmak üzere iki çevirisi yine aynı dergide yayımlandı. 1930 yılında Ankara’da toplanan Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresi’nde, Osmanlı edebiyatının tedrisattan kaldırılması ve okullarda edebiyat tarihinin, Tanzimat’ı başlangıç kabul ederek okutulması gerektiğini söyleyen Tanpınar, kongrede önemli tartışmaların doğmasına sebep oldu. Aynı yıl Ahmet Kutsi Tecer ile beraber Ankara’da Görüş dergisini çıkarmaya başladı. 1932 yılında Kadıköy Lisesi’ne atanması üzerine İstanbul’a döndü. Ahmet Haşim’in ölümü üzerine 1933’te Sanayi-i Nefise’de sanat tarihi öğretmeni olarak görevlendirildi. 1934’te Akademi’nin Estetik ve Mitoloji derslerine de girmeye başladı. Yahya Kemal’in İspanya’daki büyükelçilik görevinden döndüğü 1934 yılında Yahya Kemal üzerine iki yazı yayımladı. Artık dikkatini Türk edebiyatı üzerine yoğunlaştıran Ahmet Hamdi, 1936 yılında Tangazetesinde “Son Yirmi Beş Senenin Mısraları” adı altında beş yazılık bir deneme serisi yayımlamıştır. Aynı yıl ilk hikâyesi “Geçmiş Zaman Elbiseleri”ni tefrika etmeye başladı; ancak bu tefrika 1939 yılında Oluş dergisinde tamamlanabilecektir. 1937 yılında Tevfik Fikret hakkındaki antolojisi Tanpınar’ın yayımlanan ilk kitabıdır. Aynı yıl Abdülhak Hamit Tarhan üzerine de bir yazısı yayımlanmıştır. Tanzimat’ın 100. yıldönümü dolayısıyla 1939’da eğitim bakanı Hasan Âli Yücel’in emriyle Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulan 19. Asır Türk Edebiyatı kürsüsüne, doktorası olmadığı hâlde, Yeni Türk Edebiyatı profesörü olarak atandı ve Tazimat’tan sonraki Türk edebiyatının tarihini yazmakla görevlendirildi. Hazırladığı edebiyat tarihinin de etkisiyle 1940’lı yıllarda yazı faaliyetleri yeni Türk edebiyatı etrafında şekillendirdi. Kitap tanıtım yazıları ve İslam Ansiklopedisi’ne maddeler yazdı. 1940 yılında 39 yaşındayken Kırklareli'nde topçu teğmeni olarak askerliğini yaptı. En tanınmış şiiri olan “Bursa’da Zaman”ın ilk hâli “Bursa’da Hülya Saatleri” adıyla 1941’deÜlkü mecmuasında yayımlandı. İkinci kitabı olan “Namık Kemal Antolojisi”ni 1942 yılında yayımladı. 1942’deki ara seçimlerde Maraş milletvekili seçilen Tanpınar, 1946 seçimlerine kadar milletvekilliği yaptı. 1943’te öykülerini içeren “Abdullah Efendinin Rüyaları”’nı yayımladı. Bu, onun basılı ilk edebiyat yapıtıdır. Aynı yıl “Yağmur”, “Güller ve Kadehler” ve “Raks” gibi ünlü şiirleri yayımlandı; “Bursa’da Hülya Saatleri” şiiri, “Bursa’da Zaman” adıyla tekrar basıldı. İlk romanı Mahur Beste 1944’te Ülkü dergisinde tefrika edildi. Tanpınar’ın önemli çalışması Beş Şehir, 1946’da kitaplaştı. 1946 seçimlerinde parti tarafından tekrar milletvekilliğine aday gösterilmeyince bir süre Millî Eğitim Bakanlığı’nda orta öğretim müfettişliği yapan Tanpınar, iki yıl sonra Güzel Sanatlar Akademisi Estetik hocalığına, ardından Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ndeki görevine döndü. Huzur romanı 1948’de Cumhuriyet'te tefrika edildikten sonra büyük değişikliklerle kitap haline getirilip 1949’da yayımlandı. Aynı yıl Milli Eğitim BakanıHasan Ali Yücel’in ısmarladığı XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi adlı eserinin 600 sayfalık ilk cildini yayımladı. İki cilt olarak tasarladığı bu eserin ikinci cildi yarım kalmıştır. Sahnenin Dışındakiler adlı romanı 1950’de Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edildi. 1953’te Edebiyat Fakültesi, Tanpınar’ı altı aylığına Avrupa’ya gönderdi. 1954 yılında Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanının Yeni İstanbul gazetesinde tefrikası yapıldı; 1955 yılında ise ikinci hikâye kitabı olan Yaz Yağmuru yayımlandı. 1957 ve 1958 yıllarında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazılarına ağırlık verdi. 1959’da edebiyat tarihinin ikinci cildi için kaynak toplamak üzere Rockefeller bursuyla bir yıllığına yeniden Avrupa’ya gitti. Sağlığında yayımladığı 74 şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Aynı Yıl Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitaplaştı. 24 Ocak 1962 günü geçirdiği kalp spazmı sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi Aşiyan Mezarlığında Yahya Kemal'e yakın bir yere defnedilmiştir. Mezartaşı üzerinde çok bilinen "Ne İçindeyim Zamanın" şiirinin ilk iki mısrası yazılmıştır: "Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında". Ölümünden sonra Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sağlığında yayımlatamadığı birçok çalışması ölümünü takip eden yıllarda teker teker yayımlanmıştır.[6] Enis Batur 1992 yılında "Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Seçmeler" adlı bir kitap hazırladı. 1998 yılında da Canan Yücel Eronat tarafından hazırlanan “Tanpınar’dan Hasan Âli Yücel’e Mektuplar” kitaplaştı. Tanpınar’ın önceki kitaplara girmemiş yazıları ve söyleşileri ise "Mücevherlerin Sırrı" adlı altında toplanarak yayımlandı. Tanpınar'ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlar 2007 yılının sonunda "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa" adıyla kitaplaştı.