Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·364 syf.··
2021 28. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2021 23:38
Kendi düşüncelerini hislerini sonuna kadar hissettiren bir eserdi. Şehirleri anlatırken aynı zamanda tarih alanında çok önemli bilgiler veriyor. Daha önce hiç duymadığım şeyleri bu kitapta duydum. Ve çok etkilendim. Tüm duygularını bana aksettirdi.Çok düşündüğüm anca bu kadar anlatılabilirdi dediğim güzel bir eser. Tavsiyemdir.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Yapı Kredi Yayınları · 200014,2bin okunma
Puan vermedi·364 syf.··
2020 5. kitabı
Her şeyin bir zamanı var Her şeyin bir izahı var Her şeyin bir anlamı var Hiçbir şey tesadüf değil.. Lise yıllarında az okuyup elimden bıraktığım bu güzelliğin hakkıyla tahlilinin bu zamana kalması da sebepsiz değil biliyorum. Coğrafyamız, tarihimiz, insanımız.. Sunduğu pencereden her şey bir başka görünüyor. Hepsine bir bir bakıyorum.. Coğrafyamıza, tarihimize, insanımıza.. sana bunları fısıldadığı için minnettarım. Suratımda izi silinmeyen bir tebessümle okudum. Her bir cümlende bu tebessümü tazelediğin için, o güzel Türkçen için teşekkür ediyorum
Edebiyat
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Yapı Kredi Yayınları · 200014,2bin okunma
5/10
·364 syf.·
2020 171. kitabı
Ahmet Hamdi'nin okuduğum ilk eseri.Kitabın ismindende anladığımız üzere beş şehri kendi gordukleriyle, tarihi ve dini olarak bazı bazı hikayelerle anlattığı bir eser olmuş.Dili biraz ağır,osmanlıca eski kelimelerin olduğu bir kitap.Genel olarak seyahatname şeklinde bir kitap.Okurken insanı yoruyor biraz.Benim tarzım olmadığını düşünüyorum.Sevenlerinin ise muhakkak okuması gereken bir kitap tabikide.Beni en çok etkileyen yeri ise Erzurum'da Atatürk'ü görüp konuşmasını dinleyerek,hal ve hareketlerini üslubunu,duruşunu anlatması sanki şu an da bizimle birlikte yasiyormuscasina gözümün önünde canlandırmama sebebiyet vermesi çok hoşuma gitti.Keyifli okumalar diliyorum.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Yapı Kredi Yayınları · 200014,2bin okunma
8/10
·364 syf.··
2020 10. kitabı
Beş Şehir, Ahmet Hamdi Tanpınar ‘ın 1946 yılında ilk baskısı yapılmış olan deneme türünde bir eser. Türk Edebiyatının deneme türündeki en değerli eserlerinden birisi olarak kabul edilen bu kitap A. Tanpınar’ın hakkında en çok sözü edilen eserlerinden de biri. Beş şehir; Ankara, Erzurum, Konya, Bursa, İstanbul şehirlerini anlattığı deneme, gezi, anı ve şehir biyografisi şeklinde işlenmiş Şehir monografisi türünde bir Eseri... Kitap yazarın şehirler hakkında yazdığı yazılarının karışımı olan bir eserdir. Eserde, Türk kültür ve medeniyeti hakkında önemli bilgi ve belgeler bulunmakta…. Söz konusu şehirlerin tarihi, sosyo-kültürel yapısı, folkloru bütün unsurlarıyla değerlendirilmiştir. Benim gittiğim şehirleri almış ama fark etmediğim pek çok tarihi değeri bana fark ettirdi. Tabii tavsiye ediyorum
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Yapı Kredi Yayınları · 200014,2bin okunma
7/10
·250 syf.··
2020 2. kitabı
Ahmet Hamdi ile tanıştım ilk kitabını okudum. Gezip gördüğü gidip geldiği beş şehiri edebi bir dille bizlere anlatıp sunmuş. Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul. Her şehrin tarihinden başlayıp tarihi şahsiyetlerine kadar anlatıp dolaştırıyor sizi. Bu şehri de gezip dolaştığım için ayrı bir keyif aldım. Ama İstanbul’u okurken sıkıldım ve yoruldum.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Yapı Kredi Yayınları · 200014,2bin okunma
9/10
·364 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2020 00:16
Bursa, Istanbul, Konya, Erzurum ve Ankara... bu güzel beş şehir Tanpınar 'in zengin betimlemeleri ile nasıl da güzel tasvir edilmiş. Insanın bir bir bu şehirleri gezesi , göresi geliyor.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Yapı Kredi Yayınları · 200014,2bin okunma
8/10
·364 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
*Ahmet Hamdi Tanpınar okuma etkinliği için “Beş Şehir” kitabını okudum. Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü okuma fırsatım olmamıştı, etkinlik sayesinde okudum. *Kitabımız Tanpınar’ın Yahya Kemal’e ithafı ile başlıyor, bu kitabı hangi duygularla, nasıl yazdığını anlattığı 1960 tarihli ön söz ile devam ediyor. Ankara, Erzurum, Konya, Bursa’da Zaman ve İstanbul bölümleriyle kitabımız ilerliyor. Sonda ise kitapla ilgili dizin var. *Kitabın kapağı çok ilgimi çekti, benim için özel bir resim; bir dönem basılmış “Şehirlerimiz” pul serisi. Ortaokul döneminde pul koleksiyonu yapıyordum ve bu pullarında serisi vardı. Uzun süre sakladım ama bir yakınım bakmak ve araştırmak için defterimi istedi kıramadım verdim ve geri gelmedi. Bu kapağı görünce yitirdiğim koleksiyonum aklıma geldi. ( bende ki kitap bir önceki baskı, yayından kaldırılmış) *Ankara: Okumaya çok güzel başladık; Atatürk’ten başkent olmasından, şehrin mimarisinden, tarihinden, Bizans döneminden bahsederken sıra Selçuklulara geldi. Tarih sevdiğim halde okul döneminde en sevmediğim bölüm (savaş ve antlaşmalarda sevmem). Neden peki? O sultan isimlerini öğrenmek, telaffuz etmek ve kimin kim olduğunu bilmek işkence gibiydi, hep birbirine karışıyordu. Ankara’ya kaç kere gittim bilmiyorum. Çünkü dayım ve ailesi orada oturuyordu, devamlı gidilip geliniyordu. Çocukluğumdaki Ankara’dan aklımda kalanlar Anıtkabir, Kuğulu Park, Kızılay ve Hitit heykeli. Son gidişim ise oğlumun okul gezisindeydi ve Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı; Çankaya Köşkü, Atakule, Eski Meclis, Tunalı Hilmi iz bırakanlardı. *Erzurum: Bölgedeki örf, adet, efsane, mimari eserler, sosyal yaşam, yerel giysiler, yöresel yemekler, mahalli musiki, mahalli sanatçılar ve eserleri, konuşulan dil (lehçe, şive vb.), yöre türkülerinden alıntılar, bölge tarihi,
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Yapı Kredi Yayınları · 200014,2bin okunma
Puan vermedi·364 syf.··
2020 96. kitabı
ahmet hamdi tanpınar'ın; istanbul, konya, erzurum, ankara ve bursa'yı kendinde anlattığı monografi. ahmet hamdi tanpınar’ın ustası yahya kemal’a ithaf ettiği ve düzyazılarında belki de ilk ve son kez onun üslûbuna ve duruşuna bu denli yakın olduğu enfes eseri. tanpınar’ın sırasıyla ankara, erzurum, konya, bursa ve istanbul’a dair denemelerini içeriyor kitap. ancak aynı tornadan çıkmış, bir seyahatname yazıyormuşçasına ardarda dizilmiş denemeler değil bunlar. her birinde o şehrin farklı yönlerine bakıyor, kimi zaman bambaşka deryalara açılıyor tanpınar ve belki de ruh sahibi birer varlık olarak telakki ettiği şehirlerin ona salık verdiği biçimde şekillendiriyor bu denemeleri. en kısa bölüm ankara’ya, en uzunu da istanbul’a ayrılmış ki cumhuriyet’e bağlılığına rağmen hiçbir zaman bir cumhuriyet aydını diyemeyeceğimiz tanpınar’dan da bu beklenirdi. denemelerden özellikle bursa ve istanbul hakkında olanlarda tanpınar’ın bütün bir yazı hayatını meşgul etmiş olan ve tüm eserlerinin erafında şekillendiği eski hayat-yeni hayat gerilimi yoğun bir şekilde hissediliyor ve bu denemelere şeklini veriyor. okudukça görüyorsunuz ki tanpınar aslında o şehri anlatmıyor da o şehrin geçmişine, o geçmişin zihninde vücûda gelmiş aksine ağıt yakıyor. aslında önsözde kendisi çok daha iyi özetliyor bu meselenin ne olduğunu: “beş şehir’in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır.”
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Yapı Kredi Yayınları · 200014,2bin okunma
Puan vermedi·250 syf.·
2020 30. kitabı
"Beş Şehir'in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır. İlk bakışta birbiriyle çatışır görünen bu iki duyguyu sevgi kelimesinde birleştirebiliriz. Bu sevginin kendisine çerçeve olarak seçtiği şehirler, benim hayatımın tesadüfleridir. Bu itibarla onların arkasında kendi insanımıza ve hayatımızı, vatanın manevi çehresi olan kültürümüzü görmek daha da doğru olur." "Şark için 'ölümün sırrına sahiptir' derler. "Şüphesiz bugünün büyük meseleleri var. Fakat hiçbiri kanla halledilemeyecek, insan ruhu kendi gerçeklerine erişene kadar bu acıyı çekecek." Tarihi belgesel tadında eskimez bir eser...
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Yapı Kredi Yayınları · 200014,2bin okunma
Tanpınarı anlamakta zorlanma
5/10
·364 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2024 09:43
Belkide gören olursa bu yazının ne kadar acemi düşüncelerle yazıldığını düşünecektir, Evet doğru bu düşüncelerim kendi şahsi düşüncemdir, Tanpınarın okuduğum ilk kitabı, kendisini Edebiyat hocam çok severdi o zamanda derslerde gördüğüm kadarıyla bu yazarımızın betimlemeleri ve imgelemeleri meşhur ve usta bir yazar olduğu yönündeydi (kendisi Yahya Kemalin öğrencisi olduğu ve etkinlendiği kişiydi) açıkçası okuduktan sonra anladım ki ben bu deneme kitabında o anlatılan o şehri kafamda canlandırmıyordum bazı kelimeler çok uçuk ve konuşma dilinden uzak imgelerle doluydu, diyebilirsin ki senin kelime haznen ve hayal dünyan gelişmemiş olabilir, evet belkide budur ama yinede bu durum benim kitabı anlamama etki olan bir durumdu, kitabı yazılan dönemlerdeki konuşma diline göre yargılayayım desem de o zaman Tanpınar ile aynı dönemde ki halka daha yakın yazı diline sahip yazarlara ayıp etmiş olurum, evet belki Tanpınarın kendi imajı budur anlaşılmamak veya kendisini entelektüel kişilerin anlaması için yazı dilini kasan ve kendini kastıran bir yazardır saygım sonsuz ama bana göre halktan uzakta kalan halkın sevgisinden de uzakta kalacaktır.
Edebiyat
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Yapı Kredi Yayınları · 200014,2bin okunma

Yazar Hakkında

Ahmet Hamdi TanpınarYazar · 30 kitap
Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk romancı, öykücü , şair, öğretmen, çevirmen, edebiyat tarihçisi, siyasetçiydi. Cumhuriyet neslinin ilk öğretmenlerinden olan Ahmet Hamdi Tanpınar; "Bursa'da Zaman" şiiri ile geniş bir okuyucu kitlesi tarafından tanınmış bir şairdir. Şiir, hikâye, roman, deneme, makale, edebiyat tarihi gibi birçok alanda eser veren sanatçının başlıca eserleri Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanları, Beş Şehir adlı şehir monogrofisidir. Bir bilim adamı olarak “XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi” adlı eseriyle edebiyat tarihçiliğine yeni bir görüş ve bakış açısı getirmiştir. TBMM VII. dönem Maraş milletvekilidir. Yaşamı 23 Haziran 1901'de İstanbul'da Şehzadebaşı’nda doğdu. Babası Gürcü asıllı Hüseyin Fikri Efendi, annesi Nesime Bahriye Hanım’dır. Tanpınar, ailenin üç çocuğundan en küçüğüdür. Çocukluğu, kadı olan babasının görev yaptığı Ergani, Sinop, Siirt, Kerkük ve Antalya’da geçti. Annesini Kerkük’ten yaptıkları bir yolculuk sırasında 1915’te tifüsten kaybetti. Lise öğrenimini Antalya’da tamamladıktan sonra yükseköğrenim için İstanbul’a gitti. Halkalı Ziraat Mektebi'nde bir yıl yatılı olarak okuduktan sonra 1919 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne girdi. Yahya Kemal’in öğrencisi oldu. Yahya Kemal onun şiir zevkinin, millet ve tarih hakkında görüşlerinin oluşmasında önemli rol oynadı. Celâl Sahir Erozan’ın bir şiir ve hikâye toplamı şeklinde yayımladığı seriden “Altıncı Kitap”’daki “Musul Akşamları”, yayımladığı ilk şiir oldu (Temmuz 1920)[6] Yahya Kemal’in çıkardığı Dergâh’ta 1921-1923 arasında 11 şiiri yayımlandı. 1923 yılında Şeyhî’nin Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisi üzerine yazdığı lisans teziyle Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1923’te Erzurum Lisesi’nde edebiyat öğretmenliğine başlayan Ahmet Hamdi 1925’te Konya Lisesi’ne, 1927’de Ankara Erkek Lisesi’ne tayin oldu. Konya’da iken bir Mevlevi ayininde Itrî’nin bir eserini dinleyerek Klasik Türk Müziği ile tanıştı. 1930-1932 arasında Gazi Terbiye Enstitüsü’nde edebiyat öğretmenliği yaptı; bir yandan da Ankara Kız ve Erkek Liselerinde ders vermeye devam etti. Gazi Terbiye Enstitüsü’nün bünyesindeki Musiki Mualli Mektebi, onun klasik batı müziği ile tanışmasını sağladı. Bu dönemde yeniden şiir yayımlamaya başladı. 1926’da Millî Mecmua’da yayımlanan “Ölü” şiirinden sonra 1927 ve 1928 yıllarında (“Leylâ” şiiri hariç) hepsi Hayat dergisinde olmak üzere toplam yedi şiir yayımladı. İlk yazısı ise 20 Aralık 1928’de yine Hayat dergisinde çıktı. Şiir dışında ikinci bir çalışma alanı olarak çeviriye başlayan Ahmet Hamdi’nin 1929 yılında biri E.T.A. Hoffmann’dan (“Kremon Kemanı”), diğeri iseAnatole France’tan (“Kaz Ayaklı Kraliçe Kebapçısı”) olmak üzere iki çevirisi yine aynı dergide yayımlandı. 1930 yılında Ankara’da toplanan Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresi’nde, Osmanlı edebiyatının tedrisattan kaldırılması ve okullarda edebiyat tarihinin, Tanzimat’ı başlangıç kabul ederek okutulması gerektiğini söyleyen Tanpınar, kongrede önemli tartışmaların doğmasına sebep oldu. Aynı yıl Ahmet Kutsi Tecer ile beraber Ankara’da Görüş dergisini çıkarmaya başladı. 1932 yılında Kadıköy Lisesi’ne atanması üzerine İstanbul’a döndü. Ahmet Haşim’in ölümü üzerine 1933’te Sanayi-i Nefise’de sanat tarihi öğretmeni olarak görevlendirildi. 1934’te Akademi’nin Estetik ve Mitoloji derslerine de girmeye başladı. Yahya Kemal’in İspanya’daki büyükelçilik görevinden döndüğü 1934 yılında Yahya Kemal üzerine iki yazı yayımladı. Artık dikkatini Türk edebiyatı üzerine yoğunlaştıran Ahmet Hamdi, 1936 yılında Tangazetesinde “Son Yirmi Beş Senenin Mısraları” adı altında beş yazılık bir deneme serisi yayımlamıştır. Aynı yıl ilk hikâyesi “Geçmiş Zaman Elbiseleri”ni tefrika etmeye başladı; ancak bu tefrika 1939 yılında Oluş dergisinde tamamlanabilecektir. 1937 yılında Tevfik Fikret hakkındaki antolojisi Tanpınar’ın yayımlanan ilk kitabıdır. Aynı yıl Abdülhak Hamit Tarhan üzerine de bir yazısı yayımlanmıştır. Tanzimat’ın 100. yıldönümü dolayısıyla 1939’da eğitim bakanı Hasan Âli Yücel’in emriyle Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulan 19. Asır Türk Edebiyatı kürsüsüne, doktorası olmadığı hâlde, Yeni Türk Edebiyatı profesörü olarak atandı ve Tazimat’tan sonraki Türk edebiyatının tarihini yazmakla görevlendirildi. Hazırladığı edebiyat tarihinin de etkisiyle 1940’lı yıllarda yazı faaliyetleri yeni Türk edebiyatı etrafında şekillendirdi. Kitap tanıtım yazıları ve İslam Ansiklopedisi’ne maddeler yazdı. 1940 yılında 39 yaşındayken Kırklareli'nde topçu teğmeni olarak askerliğini yaptı. En tanınmış şiiri olan “Bursa’da Zaman”ın ilk hâli “Bursa’da Hülya Saatleri” adıyla 1941’deÜlkü mecmuasında yayımlandı. İkinci kitabı olan “Namık Kemal Antolojisi”ni 1942 yılında yayımladı. 1942’deki ara seçimlerde Maraş milletvekili seçilen Tanpınar, 1946 seçimlerine kadar milletvekilliği yaptı. 1943’te öykülerini içeren “Abdullah Efendinin Rüyaları”’nı yayımladı. Bu, onun basılı ilk edebiyat yapıtıdır. Aynı yıl “Yağmur”, “Güller ve Kadehler” ve “Raks” gibi ünlü şiirleri yayımlandı; “Bursa’da Hülya Saatleri” şiiri, “Bursa’da Zaman” adıyla tekrar basıldı. İlk romanı Mahur Beste 1944’te Ülkü dergisinde tefrika edildi. Tanpınar’ın önemli çalışması Beş Şehir, 1946’da kitaplaştı. 1946 seçimlerinde parti tarafından tekrar milletvekilliğine aday gösterilmeyince bir süre Millî Eğitim Bakanlığı’nda orta öğretim müfettişliği yapan Tanpınar, iki yıl sonra Güzel Sanatlar Akademisi Estetik hocalığına, ardından Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ndeki görevine döndü. Huzur romanı 1948’de Cumhuriyet'te tefrika edildikten sonra büyük değişikliklerle kitap haline getirilip 1949’da yayımlandı. Aynı yıl Milli Eğitim BakanıHasan Ali Yücel’in ısmarladığı XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi adlı eserinin 600 sayfalık ilk cildini yayımladı. İki cilt olarak tasarladığı bu eserin ikinci cildi yarım kalmıştır. Sahnenin Dışındakiler adlı romanı 1950’de Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edildi. 1953’te Edebiyat Fakültesi, Tanpınar’ı altı aylığına Avrupa’ya gönderdi. 1954 yılında Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanının Yeni İstanbul gazetesinde tefrikası yapıldı; 1955 yılında ise ikinci hikâye kitabı olan Yaz Yağmuru yayımlandı. 1957 ve 1958 yıllarında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazılarına ağırlık verdi. 1959’da edebiyat tarihinin ikinci cildi için kaynak toplamak üzere Rockefeller bursuyla bir yıllığına yeniden Avrupa’ya gitti. Sağlığında yayımladığı 74 şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Aynı Yıl Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitaplaştı. 24 Ocak 1962 günü geçirdiği kalp spazmı sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi Aşiyan Mezarlığında Yahya Kemal'e yakın bir yere defnedilmiştir. Mezartaşı üzerinde çok bilinen "Ne İçindeyim Zamanın" şiirinin ilk iki mısrası yazılmıştır: "Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında". Ölümünden sonra Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sağlığında yayımlatamadığı birçok çalışması ölümünü takip eden yıllarda teker teker yayımlanmıştır.[6] Enis Batur 1992 yılında "Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Seçmeler" adlı bir kitap hazırladı. 1998 yılında da Canan Yücel Eronat tarafından hazırlanan “Tanpınar’dan Hasan Âli Yücel’e Mektuplar” kitaplaştı. Tanpınar’ın önceki kitaplara girmemiş yazıları ve söyleşileri ise "Mücevherlerin Sırrı" adlı altında toplanarak yayımlandı. Tanpınar'ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlar 2007 yılının sonunda "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa" adıyla kitaplaştı.