Yeni Edisyon

Beş Şehir

Ahmet Hamdi Tanpınar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2020 11:43
Ahmet Hamdi Tanpınar Ankara Erzurum Konya Bursa İstanbul şehirlerin'in kültürü tarihi eserleri tarihi kişiliklerini derin bir gozlemden sonra anlattığı bu kitap Türk edebiyatının güzide eserlerinden biri olmuştur. Ahmet Hamdi Tanpınar Şehirlerin sadece mimarisi tarihi ile ilgili değil ruhu ile ele almış entelektuellgini sonuna kadar konuşturmustur gerek edebiyat alanında başka yazarlardan yaptığı alintilar gerekse tarihi mimari alanda bilgi birikimini sunması ile edebiyat alanında ve hafızamizda harika bir tat bırakmistir. Beni en çok etkileyen ise Aşkale’de, esirlikten yeni dönen yanık yüzlü, tek kollu çaresiz bir kişi, TANPINAR’a Kafkasya cephesine giderken bıraktığı oğlu, karısı ve anasından hiç birini, hatta evinin yerini bile bulamadığı için şehre girdiği günün akşamında, şehri terk ettiğini söyler.                - Peki şimdi nereye gidiyorsun ? diye sorar TANPINAR               - Efendi, nereye gittiğimi ne sorarsın? Geldiğim yeri sana söyledim yetmez mi ?      Şeklinde cevap verir meçhul şahıs.Bu konuşma Erzurum’da geçen on yıl içinde kaybolan ve kazanılanları  çok iyi özetlemektedir. Aslında TANPINAR geçmişi ile geleceği arasına sıkışmış olan vatanımızı anlatır. Böylesine lezzetli ve guzide bir eseri bıraktığı için minnettarım...
Edebiyat
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201614,2bin okunma
https://balkandays.blogspot.com/2023/01/ahmet-hamdi-tanpnar-bes-sehir.html
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
“Ancak sevdiğimiz şeyler bizimle beraber değişir…” diyor Ahmet Hamdi Tanpınar “Beş Şehir” isimli kitabının ön sözünde. Türkiye’nin ve dünyanın en karmaşık döneminde 1901-1962 yılları arasında yaşayan yazarın, değişimin en fazla olduğu 61 yıllık ömründe bu farkındalığı en güzel yansıttığı eserlerinden biridir “Beş Şehir”. Bunu şu cümleleri ile de çok güzel ifade eder: “Beş Şehir ’in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ve yeniye karşı beslenen iştiyaktır.” “Mazi daima mevcuttur. Kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her an hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz. Beş Şehir işte bu hesaplaşma ihtiyacının doğurduğu bir konuşmadır.”, diyor Ahmet Hamdi Tanpınar Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’u anlattığı eserinde. Dilerseniz azar azar her şehirden biraz bahsedelim usta yazarın kaleminden alıntılarla: ANKARA “Ankara, uzun tarihinin şaşırtıcı terkipleriyle doludur. Asırlar içinde uğradığı istilalar, üst üste yangınlar ve yağmalar şehirde geçmiş zamanların pek az eserini bırakmıştır… Selçuk devrinden ve sanat işlerinde onun devamı olan ahilerden Ankara’da büyük eser kalmadı… Bu o kadar böyle ki, Ankara, İstiklal Mücadelesi yıllarından bütün mazisini yakarak çıkmış denebilir.” ERZURUM “Bu sefer geldiğim Erzurum başka bir Erzurum’du. Ona Doğu Anadolu dağlarının eski bir şarap gibi zamanla takdis edilmiş, ruh besleyici uzletinden değil, dört Cihan Harbi yılının ve İstiklal Savaşı’nın üstünden geçerek gelmiştim… Hiçbir yerde memleketin Birinci Cihan Harbi’nde geçirdiği tecrübenin acılığı burada olduğu kadar vuzuhla görülemezdi…” KONYA “Konya, bozkırın tam çocuğudur. Onun gibi kendini gizleyen esrarlı bir güzelliği vardır… Konya insanı ya bir sıtma gibi yakalar, kendi âlemine taşır yahut da ona sonuna kadar yabancı kalırsınız… Mevlana ile
İnsan ve Toplum
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201614,2bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2020 32. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2020 10:55
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, gezip gördüğü Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul şehirlerini hem tarihi bir bakış açısıyla hem de edebi bir üslupla anlattığı eseridir. Eserin ön sözünde Tanpınar kitabı şu şekilde izah eder: “Beş Şehir’in asıl konusu; hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır…” Evet, bu eserde okur; Anadolumuzun beş farklı noktasındaki kültür hazinelerini, sosyal hayatı, yaşanmışlıkları, medeniyet birikimlerini en ufak detayına kadar görebilecektir. Tanpınar bu beş şehre ve bunların onda bıraktığı manevi hissiyata kendi tabiriyle “bir mühendis gibi değil; bir kalp adamı olarak” yaklaşmıştır. Zira anlattığı her şehirde acıların ve kederlerin, toplumsal yorgunluğun, ahlaki ve manevi kırılmaların yanında; o şehrin sevincini, heyecanını, zevklerini, sanatını da okuyucuya aktarmaya çalışmıştır. Tanpınar bunu yaparken o güçlü kaleminin gücünden ve tesirinden sonuna kadar istifade ederek; okuyucuyu şairane bir anlatımla eserin içine çekmeyi başarmıştır. Nitekim her şehirde en az 1-2 halk ozanından veya kendi kaleminden seçtiği manzumlar ile eserini bir denemenin ötesine taşıyarak bir başyapıt ortaya çıkarmıştır.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201614,2bin okunma
Sindirme katsayınız?
Puan vermedi·360 syf.··
2023 12. kitabı
Okurken sabırla ve inatla okumanızda faide var. İki üç defa elden bıraktığım halde tekrar ele alıp bitirdiğim bir kitap, 15 - 35 yaş arasındakilerin zevk alarak okuyacağını zannetmiyorum, Uyarlama dilinin oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. 100 yıl evvelsine gitmem konusunda yazar oldukça başarılı. Alıntısını çok kullanacağım bir kaynak kitap olarak değerlendiriyorum. Yazar'ın Diğer kitaplarını da merak etmiyor değilim hani...
Beş Şehir
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201614,2bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2023 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2023 00:00
İlk defa Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bir kitabını bitirdim bunun için kendimi tebrik ediyorum. Yazım tarzına hayran olsam da bazen sıktığı oluyor, bu kadar betimlemeyi nasıl yazdığını çok merak ediyorum ve bir kez daha hayran oluyorum. Kitabı okumaya başladığım da ilk etapta sadece şehirlerdeki anılarına değinecek diye beklerken aksine hem tarihine hem de coğrafyasına değinmesi beni şaşırttı ve açıkçası sevdim. Merak edenlere okumalarını kesinlikle tavsiye ediyorum.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201614,2bin okunma
Zamanın Kıyısında Duran Beş Şehir
Puan vermedi·224 syf.··
2025 177. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 13:39
Bir hatıranın, bir rüyanın ve bir milletin iç sesi üzerine... Ahmet Hamdi Tanpınar ’ın Beş Şehir ’i, yalnızca şehirlerin hikâyesini anlatan bir kitap değil; zamanla kurduğumuz ilişkinin bir aynası gibi. Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul… Her biri birer şehirden çok, bir ruh hâli, bir duygu, bir hatıra aslında. Tanpınar bu şehirleri gezerken, geçmişle bugünün, gelenekle modernliğin, özlemle yenilenmenin arasında bir köprü kuruyor. Onun anlatımında şehirler sadece sokaklardan, evlerden, camilerden ibaret değildir. Bir sesleri, bir musikileri, bir kalp atışları vardır. Bursa’da zaman yavaşlar; İstanbul’da karmaşanın içinde bile eski bir huzur kokusu duyarsınız. Konya, insanın içe dönüşünü fısıldar. Erzurum, sertliğiyle bile sıcak bir sadakati hatırlatır. Ankara ise tüm bu geçmişin ardından gelen bir “yeniden doğuş”un simgesidir. Ahmet Hamdi Tanpınar ’ın dili yavaş akıyor ama içinden binlerce yılın yankısı geçiyor. Her cümle, sanki bir musiki gibi ritim taşıyor. O yüzden Beş Şehir , hızlı okunacak bir kitap değildi. Her sayfasında biraz durmak, biraz susmak gerekiyor. Çünkü Ahmet Hamdi Tanpınar'ın cümleleri yalnızca okunmaz; dinlenir. Ben bu kitabı okurken yalnızca şehirleri gezmedim, kendi içimdeki zamanı da gezdim. Çocukluğumun kokusunu, unuttuğum sesleri, geçmişle barışmanın sessiz huzurunu buldum. Ahmet Hamdi Tanpınar , bana şunu hatırlattı: “Geçmişi anlamadan bugünü anlayamayız. Zaman, aslında insanın kendini anlamasının adıdır.” Beş Şehir, bir dönemin değil, bir ruhun kitabı. Şehirlerin taşlarına, sokaklarına, su seslerine sinmiş insanların hikâyesi. Okudukça fark ettim ki; bazen şehirleri biz gezmiyoruz… Onlar bizim içimizde geziniyor. “Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında…” Ahmet Hamdi Tanpınar
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
SONUNDA BİTTİ
6/10
·224 syf.··
2022 126. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2022 13:24
Yazarın Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’u anlattığı bu kitapta belirgin bir olay örgüsü olmaması, okuma sürecimi bir hayli zorlaştırdı. Zaman zaman kendimi şu duygunun içinde buldum: Uzun bir süre okuduktan sonra “Herhalde 50 sayfa okumuşumdur” diye düşünüp sayfa sayısını kontrol edince, sadece 12-13 sayfa ilerlemiş olduğumu görmek moral bozucu oldu… Kitabın diline gelecek olursak; kelimeler aslında yabancı değil, çok ağır bir sözlükle yazılmamış. Ancak cümlelerin yapısı, anlatım biçimi ve genel atmosferi oldukça ağır. Sizi adeta duraksatıyor, sindirerek okumaya zorluyor. Bunu şöyle anlatabilirim: Gün görmüş, pir-i fani bir ihtiyarın tok sesiyle size ağır ağır bir mevzuyu anlattığını düşünün. Lafını kesemezsiniz, araya giremezsiniz; sadece söz bitene kadar onu dinlemek zorunda kalırsınız. İşte bu kitap da tam olarak böyle bir his bırakıyor. Ne kadar hızlı okuma beceriniz olursa olsun, bu kitap sizi yavaşlatıyor. Sanki yazar, okuma hızınızı büyülemiş gibi… Özetle söylemek gerekirse: Kitap, her şehrin kısa tarihini, önemli şahsiyetlerini ve olaylarını kendine has bir üslupla ele alıyor. Ancak bu anlatım tarzı, her okuyucunun sabrına hitap etmeyebilir.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2024 08:36
Ahmet Hamdi Tanpınar'ı Bursa'da zaman şiiri ile tanımıştım.. Şiir tabiki memleketim adına yazılmış en güzel şiirdir. Beş şehir kitabında Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul öyle güzel bir Türkçe ve öyle güzel bir üslupla anlatılmış ki şiir okumanın verdiği hazzı bir çok sayfada yaşadım. Şehirlerin sosyolojik yapıları, mimarileri, yaşamış ve eserleriyle yaşamaya devam eden bir çok sanaatkârından tutun, evliyası, eren'i, padişahı, lalası, veziri, paşası, sultanları, bestekârlarını hatırlatan ve kültür mirasımızı bizlere sunan, toplumum tüm maddi ve manevi unsurları, düşünceleriyle medeniyet tarihimizde yer almış şahsiyetleriyle bir kültür ve tarih gezisini andıran mükemmel bir eser meydana getirmiş. Mükemmel bir edebi eser... Kitabın yarısı neredeyse İstanbul'a ayırmış ki Mimar Sinan'ın eserleriyle silüte bürünmüş İstanbul un bu eserleri kucaklayıp bir takı gibi değil de şehrin bir uzvu gibi tamam olmasıdır bu silüet... Yazarın bu kadar geniş tarih bilgisi yanında genel kültürden öte bilgisi ve donanımından etkilenmemek te mümkün değil. Üslubu ve anlatımı tasvir ve betimlemeleri bazen rasyonellikten ayrılmış hatta fantastik derecesinde ilginç, bazen de tam yerini bulmuş basit bir kelime ile oldukça etkileyici .. Uzun uzun cümlelerin oluşturduğu, sindire sindire ağır okunacak hatta ve hatta ,ara ara ikinci üçüncü okumalarla iyice bellenmesi gereken bir kitap. Ahmet Hamdi Tanpınar nur içinde yatsın; çok kuvvetli bir donanım ve çok kuvvetli bir kalem, çok keskin bir bakış ve dikkati ile sizi alıyor ve diyâr diyâr dolaştırıyor. Şimdilerde yaşasaydı nasıl bir İstanbul yazardı? İstanbul'un 𝙠𝙚𝙙𝙚𝙧𝙞 kitabın içinde ki o satırda duruyor : "Gerçek yapıcılığın, mevcudu muhâfaza ile başladığını öğrendiğimiz gün mesut olacağız. " Çok zevk alarak okudum çok
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
Beş Şehir.
8/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2023 32. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2023 00:39
"Bir şehri sevdiren ve özleten dağ taş toprak değil, o şehirde yaşayan insandır. Tam da bu yüzden, hiç gitmediği bir şehri dahi sevip özleyebilir insan. Çünkü herkesin evi, göğsünde taşıdığı insanın dizinin dibidir. Çünkü, mesafe denilen şey yalnızca, anlamsız birer sayıdır." Ahmet Hamdi Tanpınar’ın harika gözlem yeteneği sayesinde beş şehrin değişimi, geçmişi, o zamanki hali, tek tek geçirdiği değişimleri, sosyo-kültürel yapısı, gelenekleri, coğrafi güzellikleri samimi bir deneme olarak bu kitapta karşımıza çıkıyor. Üstadın, müthiş bilgi birikimine ve betimlemelerine hayran kaldım.Keyifle okudum. Tavsiye ederim. #Erzurum#Ankara#Konya#Bursa#İstanbul#
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 200414,2bin okunma
8/10
·224 syf.··
2024 6. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2024 13:40
Ahmet Hamdi Tanpınar 5 şehri -Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul- tarihiyle, önemli şahsiyetleriyle, şehrin mimari yapısıyla, gelenekleriyle ve insanlarıyla birlikte yaşadıklarını, hissettiklerini, gördüklerini harmanlayarak edebi bir üslupta anlatmış. Kitapta cümlelerin uzunluğu ve ara ara içinde yer alan eski kelimelerin olması itibariyle bazen sizi yoruyor olsa da dinç bir kafayla ve yavaş bir okuma ile kitabın tadı çıkıyor. Uykudan önce okumayın direk uyursunuz :) Tarihe meraklıysanız kesinlikle öneririm. Mesela Konya bölümünde Selçuklu tarihini okudum yeniden. İstanbul'a gelince ise o kitabın yarısı zaten. Sıkılmam diyorsanız tavsiye ederim, güzel kitap.
Edebiyat
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma

Yazar Hakkında

Ahmet Hamdi TanpınarYazar · 30 kitap
Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk romancı, öykücü , şair, öğretmen, çevirmen, edebiyat tarihçisi, siyasetçiydi. Cumhuriyet neslinin ilk öğretmenlerinden olan Ahmet Hamdi Tanpınar; "Bursa'da Zaman" şiiri ile geniş bir okuyucu kitlesi tarafından tanınmış bir şairdir. Şiir, hikâye, roman, deneme, makale, edebiyat tarihi gibi birçok alanda eser veren sanatçının başlıca eserleri Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanları, Beş Şehir adlı şehir monogrofisidir. Bir bilim adamı olarak “XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi” adlı eseriyle edebiyat tarihçiliğine yeni bir görüş ve bakış açısı getirmiştir. TBMM VII. dönem Maraş milletvekilidir. Yaşamı 23 Haziran 1901'de İstanbul'da Şehzadebaşı’nda doğdu. Babası Gürcü asıllı Hüseyin Fikri Efendi, annesi Nesime Bahriye Hanım’dır. Tanpınar, ailenin üç çocuğundan en küçüğüdür. Çocukluğu, kadı olan babasının görev yaptığı Ergani, Sinop, Siirt, Kerkük ve Antalya’da geçti. Annesini Kerkük’ten yaptıkları bir yolculuk sırasında 1915’te tifüsten kaybetti. Lise öğrenimini Antalya’da tamamladıktan sonra yükseköğrenim için İstanbul’a gitti. Halkalı Ziraat Mektebi'nde bir yıl yatılı olarak okuduktan sonra 1919 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne girdi. Yahya Kemal’in öğrencisi oldu. Yahya Kemal onun şiir zevkinin, millet ve tarih hakkında görüşlerinin oluşmasında önemli rol oynadı. Celâl Sahir Erozan’ın bir şiir ve hikâye toplamı şeklinde yayımladığı seriden “Altıncı Kitap”’daki “Musul Akşamları”, yayımladığı ilk şiir oldu (Temmuz 1920)[6] Yahya Kemal’in çıkardığı Dergâh’ta 1921-1923 arasında 11 şiiri yayımlandı. 1923 yılında Şeyhî’nin Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisi üzerine yazdığı lisans teziyle Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1923’te Erzurum Lisesi’nde edebiyat öğretmenliğine başlayan Ahmet Hamdi 1925’te Konya Lisesi’ne, 1927’de Ankara Erkek Lisesi’ne tayin oldu. Konya’da iken bir Mevlevi ayininde Itrî’nin bir eserini dinleyerek Klasik Türk Müziği ile tanıştı. 1930-1932 arasında Gazi Terbiye Enstitüsü’nde edebiyat öğretmenliği yaptı; bir yandan da Ankara Kız ve Erkek Liselerinde ders vermeye devam etti. Gazi Terbiye Enstitüsü’nün bünyesindeki Musiki Mualli Mektebi, onun klasik batı müziği ile tanışmasını sağladı. Bu dönemde yeniden şiir yayımlamaya başladı. 1926’da Millî Mecmua’da yayımlanan “Ölü” şiirinden sonra 1927 ve 1928 yıllarında (“Leylâ” şiiri hariç) hepsi Hayat dergisinde olmak üzere toplam yedi şiir yayımladı. İlk yazısı ise 20 Aralık 1928’de yine Hayat dergisinde çıktı. Şiir dışında ikinci bir çalışma alanı olarak çeviriye başlayan Ahmet Hamdi’nin 1929 yılında biri E.T.A. Hoffmann’dan (“Kremon Kemanı”), diğeri iseAnatole France’tan (“Kaz Ayaklı Kraliçe Kebapçısı”) olmak üzere iki çevirisi yine aynı dergide yayımlandı. 1930 yılında Ankara’da toplanan Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresi’nde, Osmanlı edebiyatının tedrisattan kaldırılması ve okullarda edebiyat tarihinin, Tanzimat’ı başlangıç kabul ederek okutulması gerektiğini söyleyen Tanpınar, kongrede önemli tartışmaların doğmasına sebep oldu. Aynı yıl Ahmet Kutsi Tecer ile beraber Ankara’da Görüş dergisini çıkarmaya başladı. 1932 yılında Kadıköy Lisesi’ne atanması üzerine İstanbul’a döndü. Ahmet Haşim’in ölümü üzerine 1933’te Sanayi-i Nefise’de sanat tarihi öğretmeni olarak görevlendirildi. 1934’te Akademi’nin Estetik ve Mitoloji derslerine de girmeye başladı. Yahya Kemal’in İspanya’daki büyükelçilik görevinden döndüğü 1934 yılında Yahya Kemal üzerine iki yazı yayımladı. Artık dikkatini Türk edebiyatı üzerine yoğunlaştıran Ahmet Hamdi, 1936 yılında Tangazetesinde “Son Yirmi Beş Senenin Mısraları” adı altında beş yazılık bir deneme serisi yayımlamıştır. Aynı yıl ilk hikâyesi “Geçmiş Zaman Elbiseleri”ni tefrika etmeye başladı; ancak bu tefrika 1939 yılında Oluş dergisinde tamamlanabilecektir. 1937 yılında Tevfik Fikret hakkındaki antolojisi Tanpınar’ın yayımlanan ilk kitabıdır. Aynı yıl Abdülhak Hamit Tarhan üzerine de bir yazısı yayımlanmıştır. Tanzimat’ın 100. yıldönümü dolayısıyla 1939’da eğitim bakanı Hasan Âli Yücel’in emriyle Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulan 19. Asır Türk Edebiyatı kürsüsüne, doktorası olmadığı hâlde, Yeni Türk Edebiyatı profesörü olarak atandı ve Tazimat’tan sonraki Türk edebiyatının tarihini yazmakla görevlendirildi. Hazırladığı edebiyat tarihinin de etkisiyle 1940’lı yıllarda yazı faaliyetleri yeni Türk edebiyatı etrafında şekillendirdi. Kitap tanıtım yazıları ve İslam Ansiklopedisi’ne maddeler yazdı. 1940 yılında 39 yaşındayken Kırklareli'nde topçu teğmeni olarak askerliğini yaptı. En tanınmış şiiri olan “Bursa’da Zaman”ın ilk hâli “Bursa’da Hülya Saatleri” adıyla 1941’deÜlkü mecmuasında yayımlandı. İkinci kitabı olan “Namık Kemal Antolojisi”ni 1942 yılında yayımladı. 1942’deki ara seçimlerde Maraş milletvekili seçilen Tanpınar, 1946 seçimlerine kadar milletvekilliği yaptı. 1943’te öykülerini içeren “Abdullah Efendinin Rüyaları”’nı yayımladı. Bu, onun basılı ilk edebiyat yapıtıdır. Aynı yıl “Yağmur”, “Güller ve Kadehler” ve “Raks” gibi ünlü şiirleri yayımlandı; “Bursa’da Hülya Saatleri” şiiri, “Bursa’da Zaman” adıyla tekrar basıldı. İlk romanı Mahur Beste 1944’te Ülkü dergisinde tefrika edildi. Tanpınar’ın önemli çalışması Beş Şehir, 1946’da kitaplaştı. 1946 seçimlerinde parti tarafından tekrar milletvekilliğine aday gösterilmeyince bir süre Millî Eğitim Bakanlığı’nda orta öğretim müfettişliği yapan Tanpınar, iki yıl sonra Güzel Sanatlar Akademisi Estetik hocalığına, ardından Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ndeki görevine döndü. Huzur romanı 1948’de Cumhuriyet'te tefrika edildikten sonra büyük değişikliklerle kitap haline getirilip 1949’da yayımlandı. Aynı yıl Milli Eğitim BakanıHasan Ali Yücel’in ısmarladığı XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi adlı eserinin 600 sayfalık ilk cildini yayımladı. İki cilt olarak tasarladığı bu eserin ikinci cildi yarım kalmıştır. Sahnenin Dışındakiler adlı romanı 1950’de Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edildi. 1953’te Edebiyat Fakültesi, Tanpınar’ı altı aylığına Avrupa’ya gönderdi. 1954 yılında Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanının Yeni İstanbul gazetesinde tefrikası yapıldı; 1955 yılında ise ikinci hikâye kitabı olan Yaz Yağmuru yayımlandı. 1957 ve 1958 yıllarında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazılarına ağırlık verdi. 1959’da edebiyat tarihinin ikinci cildi için kaynak toplamak üzere Rockefeller bursuyla bir yıllığına yeniden Avrupa’ya gitti. Sağlığında yayımladığı 74 şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Aynı Yıl Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitaplaştı. 24 Ocak 1962 günü geçirdiği kalp spazmı sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi Aşiyan Mezarlığında Yahya Kemal'e yakın bir yere defnedilmiştir. Mezartaşı üzerinde çok bilinen "Ne İçindeyim Zamanın" şiirinin ilk iki mısrası yazılmıştır: "Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında". Ölümünden sonra Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sağlığında yayımlatamadığı birçok çalışması ölümünü takip eden yıllarda teker teker yayımlanmıştır.[6] Enis Batur 1992 yılında "Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Seçmeler" adlı bir kitap hazırladı. 1998 yılında da Canan Yücel Eronat tarafından hazırlanan “Tanpınar’dan Hasan Âli Yücel’e Mektuplar” kitaplaştı. Tanpınar’ın önceki kitaplara girmemiş yazıları ve söyleşileri ise "Mücevherlerin Sırrı" adlı altında toplanarak yayımlandı. Tanpınar'ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlar 2007 yılının sonunda "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa" adıyla kitaplaştı.