seher

Fakat onu öldüren, herkesten çok kendisinin kötülüğüydü. Kendine saygı duymamak kadar ona acı çektiren hal yoktu.
Sayfa 58
Reklam
"Halbuki..." diyordu, evet, bilirdi ki ona sükûnet ve şiir ne kadar lazımsa ruhunda fırtınaya, karanlığa, gizeme de öyle derin bir istek vardı. Bu suskunluk zamanlarından son-ra gök gürültüsü ve şimşeğe, öfkelenmeye ve kedere de muhtaç olacağını bildiği için başını eğerek, "Halbuki..." diyordu.
Sayfa 57
Alıntı
Dün yada huzur ve rahatın hep düşüncelerden doğduğunu görüp kendini üzen şeylerin de hep kendi muhayyilesinin, kendi tercihlerinin icatları olduğunu düşünerek kendine, ruhuna karşı bir şey yapamadığından, kendini iyileştirmek için bir çare bulamadığından deliren bir öfke ve kızgınlık hissediyordu. Evvela birden uçmak için gökyüzünü yeterli bulmayan bir şiir ve hayal, bir yüce istek, bir masum arzuyla boğulur, o zaman bir hiç için canını verecek hale gelirdi. Fakat sonra yine o hiçlerden biriyle bütün uçma isteği yaralanır, bütün çözümlemeleri, her şiiri bir yara yapan irdeleme hali uyanır, hayatın, dünyanın, insanların, ruh ve kalbin ne olduğunu soğukkanlı, kendine karşı bile düşmanca, bir şiir zerresine yenilmeyerek, arzularının ne iğrenç, emellerinin ne gülünç, başarılarının ne miskin, bütün saadetlerin, neşelerin ne kadar süslü olurlarsa olsunlar ne kirli olduğunu düşünmekten dolayı bıkkınlık ve ümitsizlikle yıkılır, sisli, küflü kalırdı.
Sayfa 56
Alıntı
Kadın olmayınca bir erkek hayatının ne kuru, ne yağmursuz, tesellisiz bir siyah çöl olduğunu bilseniz... Bunu birçok erkek de bilir de sonra unutur. Bir kadının bir erkek hayatına sade bir varlıkla nasıl şiir ve tazelik verdiğini, ruhu bir yana atsak bile yalnız vücut için de nasıl büyük bir koruyucu olduğunu bilseniz... Demin bana buradaki hayatınızdan bahsediyordunuz, siz her saati geçirmek için saadetler, eğlenceler buluşunuzu anlatırken ben yirmi dört saatlik hayatımın nasıl bir cehennem saati gibi sonsuz, sürüklenmez bir hayat olduğunu düşünüyordum. Sadece söyleyeyim ki ölecek derecede bunalıyorum.
Sayfa 42
Alıntı
Evet, Suat... Şimdi onsuzluktan mahzunken bu düşünce, onu sevindirmek, onun sizi beklediğini, şimdi fikren sizinle beraber olduğunu, her an yanınızda hissettiğinizi bilmek, hissetmek, yanınızda görmek... bu mahzunluğa sonsuz bir lezzet veriyor, sevilen için çekilen acılardaki bir gam zerresiyle karışık hoş bir mestlik haline getiriyor, zaman geçtikçe bir hüzün kadar tatlılaştırıyordu.
Sayfa 26
Alıntı
Reklam