Şehide

Şehide
@sehide_0
الحياة والايمان والجهاد لا اله الا الله الله اكبر İnsan ilmi kadar amel eder azizim. Öyle yerlere hasret kaldım ki gidenlerin hiç dönmediği kalanların ise hiç görmediği... Ölümü öldürmek...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hz. İbrahim de Puta Tapıyordu
Çok rahat düşünülebilir ki, İbrahim'in kendisi de aynı dinsel inançtaydı. Yani "yıldıza tapar"dı. Kur'an'da onun "hanif' diye nitelenmesi de bunu anlatır. Çünkü "hanif" sözcüğü, "Arami-Süryani" dilindeki "hanefo" ya da "hanifu" biçimindeki sözcüğün "Arapçalaşmış"ıdır ve "putatapar", "Sabiî=yıldızlara tapar" anlamlarına gelir.
Din
Şehide
Bu yazdığınız hanifin manasını anlatmıyor
Hac Meselesi
İslam'ın da benimsediği ilkellik olan "şeytan taşlama", "Güneş" e "musallat" olduğuna inanılan "ifrit"i (cini, şeytanı) "kovma" amacına yöneliktir! "Hac"da "şeytan taşlayan" Müslüman hacılar, bunun kimlerden kalma olduğunu bilmeden atarlar "taş"larını! "Hacc"ın, İslam'dan çok önce var olan bir gelenek olduğu tartışmasız. İşte bu geleneğin birçok biçiminin oluşmasında, "yıldızlar"a inanan, onlara "tapmaklar" yapan, tapman ve bu yolla "asıl Tanrı"ya ulaşacaklarını uman "Sabiîler"in en başta rol oynadıkları bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.
Din
Şehide
Bu ibadet şekli bize İbrahim Aleyhisselamdan intikal etmiştir. Bu hususta iki rivayet var. Birisi şöyle: Hz. İbrahim, bir imtihan olarak Allah'ın emri ile oğlu Hz. İsmail'i kurban etmeye götürürken şeytan önlerine çıkar. Hz. İbrahim'in babalık şefkatini istismar etmeye kalkarak, bu işten vaz geçirmeye çalışır. Fakat ters yüz edilir. Bundan sonra Hz. İsmail'e musallat olur. Cenab-ı Hakkın emrini babasının yanlış anladığını, annesini gözü yaşlı olarak geride bıraktığını fısıldayarak, emre boyun eğmemesini telkin eder. Şeytanın desiselerine hiç aldırış etmeyen Hz. İsmail, onu yanından kovmakla kalmaz, arkasından da yedi tane taş atar. İşte hacıların cemrelerde taş atmaları bu hadisenin hatırlanması ve yeniden yaşanmasıdır. Bu ibadet şekli, Hz. Âdem'den beri her insanın ortak düşmanı olan şeytanın arzusuna icabet etmemek, onun vesveselerine aldırmamak, iman çemberi içinde, şeytanı bir kere daha kahretmek, yerin dibine geçirmektir. Bu taşlama, kötü niyetlere, şer kuvvetlere karşı bir zindelik gösterisi, her çeşit kötülükleri yenme azminin sembolleşmesi, Rabbimizle yapılan manevi anlaşmanın icrasıdır.
Hz. İbrahim de Puta Tapıyordu
Çok rahat düşünülebilir ki, İbrahim'in kendisi de aynı dinsel inançtaydı. Yani "yıldıza tapar"dı. Kur'an'da onun "hanif' diye nitelenmesi de bunu anlatır. Çünkü "hanif" sözcüğü, "Arami-Süryani" dilindeki "hanefo" ya da "hanifu" biçimindeki sözcüğün "Arapçalaşmış"ıdır ve "putatapar", "Sabiî=yıldızlara tapar" anlamlarına gelir.
Din
Şehide
"Hanîf" kelimesinin menşei ve anlamı hakkında değişik görüşler bulunmaktadır. Menşeinin Arapça, İbranice, Süryanice ve Habeşce bir kökten geldiği hususunda farklı anlayışların olduğu görülmektedir. Mesudi, Arapçalaşmış Süryanice bir kelime olduğunu ve bununla Sabiilerin kastedildiğini, Yakubi ise bu kelimeyi, Hz. Davud (a.s.)'ın savaştığı Filistinliler için kullanmakta ve onların yıldızlara taptıklarını belirtmektedir. Ancak Arapça sözlüklerde, kelime menşei hakkında bir bilgiye rastlanmadığı hâlde, manâsının "hanefe" kökünden "meyletmek, yönelmek" manâsına geldiğini anlamaktayız. Hz. İbrahim (a.s.)'ın kavmine, putperestliğe iltifat etmeyip, Allah'ın dinine İslam'a döndüğü için Hanif denilmiştir. Ebu Amr da Hanîf kelimesini, hayırdan şerre veya şerden hayıra meyleden diye açıklasa da, sözlük manasında ve İslami literatürde mutlak bir manada bir meyletmek değil, "dalaletten istikamete, diğer dinlerden hak dine dönmek" anlamında kullanılmış, haktan batıla yönelmek ise "cnf" köküyle ifade edilmiştir. Şu hâlde Hanif kavramı, eğriliği bırakıp doğrusuna gideni ifade etmiş ve Hz. İbrahim (a.s.)'ın milletine ad olmuştur ki, başka dinlerden ve batıl mabutlardan çekinip, yalnız bir Allah'a yönelen muvahhid için kullanılmıştır.