İnsanın azınlıkta olması, tek kişilik bir azınlık olması bile, deli olduğu anlamına gelmiyordu. Bir doğru vardı, bir de doğru olmayan; doğruya sarıldığın zamam, tüm dünyayı karşına bile alsan, deli olmuyordun.
Burada olduğu gibi Avrasyada da, Doğuasyada da gökyüzünün herkes için bir olması ne kadar tuhaftı. O göğün altındakı insanlar da bir-birlerine çok benziyorlardı; her yerde, yer yüzünün dört bir yöresinde, bir-birlerinin varlığından habersiz, aralarına nefret ve yalan duvarları girmiş, ama yine de bir-birinin aynı olan.