Beni, tek başına yarattığım o kimseyle baş başa bırak!
Ona bol mal verdim,
Göz önünde duran oğullar (evlatlar) verdim.
Ona her şeyi geniş geniş hazırladım.
Sonra da hâlâ daha artırmamı umuyor!
Hayır! Çünkü o, ayetlerimize karşı inatla direndi.
Ben de onu sarp bir yokuşa süreceğim.
Çünkü o düşündü, ölçtü biçti.
Kahrolası! Nasıl da ölçtü biçti!
Yine kahrolası! Nasıl da ölçtü biçti!
Sonra baktı,
Sonra kaşlarını çattı, yüzünü buruşturdu,
Sonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı.
Ve dedi ki: “Bu, olsa olsa aktarılagelen bir sihirdir.”
“Bu, ancak bir insan sözüdür.”
Ben onu Sekar’a (cehenneme) sokacağım.
Sen bilir misin nedir o Sekar?
Ne geriye bir şey bırakır ne de bırakmadan geçer!
Derileri kavurup yakar!
Onun başında on dokuz (görevli melek) vardır.
Biz cehennemin bekçilerini ancak melekler yaptık. Onların sayısını da inkâr edenler için bir imtihan kıldık ki; kendilerine kitap verilenler kesin bilgiye ersin, iman edenlerin imanı artsın; kitap verilenler ve müminler şüpheye düşmesin; kalplerinde hastalık olanlar ve inkârcılar ise “Allah bu örnekle ne demek istedi?” desinler. İşte Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Rabbinin ordularını O’ndan başkası bilmez. Bu, insanlar için ancak bir öğüttür.
Hayır! Aya andolsun,
Dönüp gitmekte olan geceye,
Ağarmakta olan sabaha andolsun ki,
Şüphesiz o (cehennem), en büyük belalardan biridir.
İnsanlar için bir uyarıdır.
(Muddesir suresinden)