Balkan siyasetini değiştiren Bizans karşı koymak yerine anlaşmak isteğiyle Uldız'a elçi yolladı. Trakya valisi olan bu elçiyi Uldız "güneşin battığı yere kadar her tarafı zapt ederim," sözleriyle tehdit ederek üstünlüğünü kabul ettirmeye çalışıyordu.
"Gelinlik kızın cariye oldu," ibaresi de kadınların yüksek bir yeri olduğu ve cariye durumuna düşmesinin çok utanç ve acı verici olduğunun belirtilmesi de kadına Gök Türklerin verdiği değeri gösteren çok değerli bilgilerdir.
Gök Türk devletinde kağanın milletine karşı sorumlu olduğunu gösteren bir başka delil de yine Çin kaynaklarında kaydedilmiş tahta çıkma törenidir. Buna göre, "Tören sırasında kağanın boğazı bir ipek ile sarılır, sonra sıkılıp bırakılarak kaç sene kağanlık yapacağı sorulur. Kağan zor durumda kalarak kızarır, bozarır, söylediği sözler millet tarafından dikkatlice dinlenir, onaylanır ve sorgulanırdı."
Kağanı konumuz açısından ele aldığımızda göze çarpan en önemli nokta, despotizm ile yönetilen eski bazı kültürlerde olduğu gibi milletin vazifesi ona bakmak değil, bilakis kağanın vazifesi millete bakıp gözetmek, doyurmak, boyları bir arada tutmak ve düşmanlara karşı korumaktır.