• Selahaddin Eyyübi öldüğü zaman hazinesinde bir tek dinar ile 36 zuze (bakır para) bulunmuştu. Çünkü çok açık elli idi ve bu sayede yükselmişti. Denildiğine göre Selahaddin Şam'ı aldığı zaman hazinedeki her dinar ve zuzeyi çıkardı ve huzurunda büyük bir yığın para topladı. Bunun üzerine Mukaddemoğlu adını taşıyan birine şu emri verdi: "Bunu asilzâdeler, atlılar ve köleleri arasında taksim et ve her adama bir avuç dolusu ver". Bu adam avucunun içine az para aldığı için Selahaddin onu tekdir etti ve "avucunun içini iyice doldur" dedi. Mukaddemoğlu gülmeye başladı. Selahaddin de niçin güldüğünü sordu. Mukaddemoğlu şu cevabı verdi: "Nureddin'in oturduğunuz yerde oturduğu bir günü hatırladım. Kendisine üzümle dolu bir sepet getirilmişti. Üzüm taneleri iri idi. Nureddin emretti: "bu üzümleri eşraf arasında avuç avuç dağıt". Ben de avucumu doldurarak vermeye başladım. Bana "dikkat et, dedi üzümleri bu şekilde dağıtırsan hepsine yetişmez." Selahaddin de güldü ve "hasislik hükümdarlara değil, bezirgânlara yakışır. Onun için tek avuçla değil çift avuçla dağıt" dedi. Orada bulunanların biri kendisine isabet eden avuçta 158 dinar bulunduğunu söylüyor.
    Gregory Abu'l - Farac
    Sayfa 464 - Türk Tarih Kurumu Yayınları