“Nereye Yuvarlanıyorsun Küçük Elma”yı okurken bende en çok, savaşın bir insanı nasıl oradan oraya savurabildiği duygusu kaldı. Adını bir Rus şarkısından alan Roman, Vittorin’in Birinci Dünya Savaşı sırasında Rus Yüzbaşı Selyukov'un aşağılanmalarına maruz kalmasını ve ardından yaşadıklarını hazmedemeyip Selyukov'un peşine düşmesiyle başlıyor. Bu arayış zamanla oldukça uzun ve zorlu bir yolculuğa dönüşüyor.
Vittorin, onu bulabilmek için farklı yerlere gitmek zorunda kalıyor; savaşın ortasında kalıyor, açlıkla ve hastalıkla uğraşıyor, döneminin sert koşullarıyla yüzleşiyor. Kitap da büyük ölçüde bu süreçte yaşadıklarını ve karşılaştığı insanları anlatıyor.
Benim için kitap, ilk sayfalarda biraz yavaş ilerledi. Hikâyeye alışmam biraz zaman aldı. Fakat ilerledikçe olayların yönü daha belirgin hâle geliyor ve okumak daha akıcı bir hâl alıyor.
Sonu ise tam bir yanıltmacaydı.