"Bu kadını seviyorum, diye geçirmişti içinden. Bu sözü geçirir geçirmez de kahrolası bir korku doldurmuştu içini. Birini bu denli sevmek... Korkulacak bir şeydi bu. Ona göre bu kadar içten bir şekilde bunu hissedebilmek çıplak kalmak demekti. Çıplak kalmak ise savunmasız ve güçsüz olmak... Her an yara almaya hazır. Kendini savunmaya bile geçemeyecek kadar hassas. Böyle olmamalıydı. Her an her şeye hazırlıklı olmalı, kimseye bu derece bağlanmamalıydı."
"Bu, ikimizden başka kimselerin anlamadığı, bilmediği sessiz bir dilmiş gibi kalsın aramızda. Hatırladıkça özlemle anılan bir duygu olarak kalsın, dilllenmesin, gün ışığına çıkmasın..."