"Bir gezegen görmüştüm, kırmızı suratlı biri yaşıyordu orada. Bir kerecik olsun çiçek koklamamış, hiç yıldız görmemiş, hiç kimseyi sevmemiş. Yine de bütün gün ' Önemli bir adamım ben! Ciddi bir adamım!' der dururdu. Gururundan yanına varılmazdı. Ama adam değil mantarın tekiydi."
"Günde tam kırk dört tane günbatımı gördüğüm olmuştur."
Sonra da eklemiştin: Biliyor musun, insan üzgün olunca günbatımının tadına daha iyi varıyor."
"Demek sen kırk dört günbatımını izlediğin gün pek üzgündün?"
Küçük Prens buna karşılık vermedi.