Şakik ibn Selem dedi ki: Ali ibn Ebi Talib radiyallahu anhu arefe günü sabah namazından sonra tekbir ederdi ve sonra da teşrik günlerinin sonuncusunda ögleni kılıncaya kadar bunu kesmezdi. Ve o ikindiden sonra da tekbir ederdi.
حدثنا إبراهيم بن محمد بن برة الصنعاني ثنا عبد الرزاق أبنا الثوري عن أبي إسحاق عن الحارث عن علي رضي اللّٰه عنه أنه كان يكبر من صلاة الغداة يوم عرفة إلى صلاة العصر من آخر أيام التشريق يقول اللّٰه أكبر اللّٰه أكبر لا إله إلا اللّٰه والله أكبر والله الحمد
Haris dedi ki: Ali radiyallahu anhu arefe günü sabah namazından teşrik günlerinin son günü ikindi namazına kadar tekbir ederek şöyle derdi:
"Allahu ekber, Allahu ekber, La ilahe illallahu, Vallahu ekber, Ve lillahi'l-hamd."
حدثنا محمد بن عبد اللّٰه الحضرمي ثنا علي بن حكيم الأودي ثنا شريك عن أبي إسحاق عن الحارث عن علي مثله
Bize Muhammed ibn Abdullah el-Hadremi tahdis etti, bize Ali ibn Hakim el-Evdi tahdis etti, Bize Serik tahdis etti, o Ebu İshak'tan, Haris'den, Ali'den, (hadisin) aynısını (rivayet etti)
حدثنا عبد اللّٰه بن أحمد بن حنبل حدثني أبي ثنا هشيم عن أبي جناب عن عمير بن سعد أن عليا رضي اللّٰه عنه كان يكبر من صلاة الضحى يوم عرفة إلى صلاة العصر من آخر أيام التشريق
Umeyr ibn Sad dedi ki: Ali radiyallahu anhu arefe günü duha namazından teşrik günlerinin son gününde ikindi namazına kadar tekbir ederdi.
Alkame ibn Kays dedi ki: Abdullah ibn Mesud arefe günü sabah namazından teşrik günlerin sonuncu ikindi namazına kadar tekbir ederdi.
Mahal, İbrahim'den bu şekilde rivayet etmiştir ve Ibrahim bu hususta çelişkiye düşmüştür.
حدثنا عبد اللّٰه بن أحمد بن حنبل حدثني أبي
ثنا يحيى بن سعيد ثنا أبو
بكار الحكم بن فروخ ثنا عكرمة عن ابن عباس رضي ا
اللّٰه عنه كان يكبر من غداة
يوم عرفة إلى آخر أيام النفر لا يكبر في المغرب: اللّٰه أكبر اللّٰه أكبر كبيرا اللّٰه أكبر اللّه أكبر وأجل اللّٰه أكبر على ما
Nebevi örneklikte karar kılanlar, "bir yolcu gibi olmak" bilinci ile dünyanın basit hesaplarına takılı kalmadılar... Ötelerin ötesine uzandılar... Çünkü onların buluşma ekseni "en güzel örnek"ti... Son güzel örnekti... Dünyanın içinde oldukları halde, dünyadan uzak durabiliyorlardı... Onlara böyle öğretilmişti... Nasıl mı?
Hz. Ömer (ra) anlatıyor: Bir defasında Rasulullah (sav)in yanına girdim. Bir hasır üzerinde yatmışlardı. Üzerinde, belinden aşağısını örten bir örtüden başka bir şey yoktu. Üzerine uzandığı hasır vücudunda iz bırakmıştı. Odanın bir köşesinde bir sa' kadar arpa vardı. Diğer köşede deri tabaklamakta kullanılan ve selem denilen ağacın yaprakları duruyordu. Duvarda birde deri asılıydı. Bunları görünce gözlerim yaşardı. Rasulullah (sav) bana:
"Ey Hattab oğlu, niye ağlıyorsun?" diye sordular. Ben, "Ey Allah'ın Rasulü ağlamayıpta ne yapayım, üzerinde yattığınız hasır, vücudunuzda iz bırakmış, şu gördüklerimde senin bütün servetin. Kisra ve Kayser ise bolluk ve refah içindeler. Halbuki sen Allah'ın Rasulü ve seçkin kulusun. Ama işte bütün servetin!" dedim. O zaman Rasulullah (sav):
"Ey Hattab oğlu, istemez misin, dünya onların olsun, ahirette bizim. Onlar bütün nimetleri bu dünyada tadıyorlar. Halbuki bu dünya nimetleri çok çabuk biter. Biz öyle bir kavimiz ki, bütün ecir ve mükafatımız ahirete bırakıldı," buyurdular. (İbni Mace)
Nebevi öğreti böyle öğretmişti... Rabbani kıstasları ahiret öncelikli bir yaşamın çerçevesini çizmişti...
1196) Salim b. Ebî Ca'd, Resûlullah'ın salllahu aleyhi ve selem)şöyle buyurduğunu naklediyor:
"Doğru ve dürüst olun.Zira her șeyi tek tek elbette yapamazsınız.En hayırlı amelinizin namaz olduğunu bilin.Sadece mümin kimse devamlı abdesti muhafaza eder."
Sayfa 227 - Hadis sahihtir. (Müsned, 5/277)·Kitabı okudu
1098) Ümmü Bekr naklediyor: Abdurrahman b. Avf, Osmân b. Affan'a (radiyallahuanhuma) bir arazisini kırk bin dinara sattı.
Daha sonra bu parayı Zühre Oğullarının fakirlerine,bazı muhtaçlara ve Resûlullah'ın pak zevcelerine (r.anhunne) taksim etti.
Misver șöyle dedi: Aișe annemizin radiyallahuanha) payını vermek için yanına gittiğimde bana "Bunu kim gönderdi?" diye sordu, ben de Abdurrahman dedim. Bunun üzerine Âișe annemiz șoyle dedi:"Allah Rasulü (sallallahu aleyhi ve selem)'Size, ancak sabredenler yakınlık gösterir'buyurmuștu. Allah Abdurrahman'a cennet ırmaklarından içirsin.
Sayfa 213 - Hadis sahihtir. (Hâkim,el-Müstedrek,3/311)·Kitabı okudu