Dini bütün bir abd-i aciz olarak şöyle düşünmekte fayda var: Allah'ın hayırsız işi olmaz.
Dinsiz imansız bir ateist olarak ise şöyle: Evren, kendi dokusuna kimi ne zaman katacağına kendi karar verir.
*abd-i aciz: zayıf kul.
"Ben zaten bu işten bi bok çıkmayacağını biliyodum," deyip iyi bir zılgıt yedi ve dem o dem, ihtisas sertifikası koleksiyonunu çekmecede unutup o ana kadar yalnızca yakın çevresinin ve elbette babasının indinde deli bir dahi iken o an dan itibaren bilcümle tıp dünyasının hem delisi hem dahisi oldu.
*zılgıt yemek: azarlanmak.
*bilcümle: hepsi, bütün.
Arkadaşların dahi dediği ipe hiç yaklaşmadığı, deli dediği de hiç ipe sapa gelmediğine, hatta ipteki kırmızı donlara hareket çektiğine göre, psikiyatri ne bilecekti dışarıdaki anormallerden hangisi deli hangisi dahi? 1540'ta Kopernik deliydi bunlara sorsan, 1933'te Hitler dahi.
Ona göre, akıl dedikleri zamazingo, sonsuz boyutlu mekansızlık evrenine gerilmiş dümdüz bir çamaşır ipi, akıllı dedikleri hıyar ise o ipe mandallanmaya razı gelen kırmızı dondu.
*zamazingo: Adı o anda akla gelmeyen ya da adı söylenmek istenmeyen ufak, değersiz bir şey yerine kullanılır