Bakımlı elleriyle yılan dudaklarını örtüp kendisini süzerek fısır fısır konuşan kızların, gözlerinde aynı anda nefret ve istek ateşleri yakıp söndürerek arkasından bakan oğlanların, onu gördüler mi yüzlerini buruşturan hocaların, yüzlerini yayan başka hocaların, yüzlerini hınçla ekşitenlerin ve iştahla kızartanların, yüzsüzlüğün kitabını yazan onca insanın arasından, başka bir gezegenden inmiş mağrur bir ece gibi, aldırmayan, aldanmayan ve aldatmayan koca bir tebessümle dimdik geçişine.