Fakat Dora Bütün zevkleri yapma ve fikri bir tecessüs ile tecrübe etmiş, iptidai zaafları olmayan bir kadındı. İsterse ince zarif kollarını Hasan’ın boynuna doluyor; saçlarının menekşe kokusu, dudaklarının kokulu harareti ile genç zabiti kendinden geçiriyordu. İstemezse uzak, alaycı, hayatın her nevi tecellisini keskin zekasıyla didik didik ediyor, eğleniyor, parlak ve biraz karışık gelen hayat hicivleriyle Hasan’ın kendisine nispeten basit zekasını hayrette bırakıyor, fakat genç aşığın bütün okşama arzularını kati ve soğuk, reddediyordu.