Bakışlarımızın kenetlendiği o saniyeler, o saniyenin yarısı kadar süreler, gün boyunca herhangi bir şey hissettiğim tek anlardı. Midemdeki ani takla, içimi kavuran öfke. Gözlerini oltadan ayıramayan bir balık gibiydim.
Dünyanın bana öğrettiği bir şey vardı, o da insanların tüm günahlarını şeytanın sırtına yükleyecek kadar kendini bilmez ve aklını kaçırmış oldukları. İnsanlar olarak her zaman mağdur olmayı seviyorduk, bizler yanlış yapmazdık, hep yanlışa yönlendirilmiş olurduk. İşlediğimiz suçlar hiçbir zaman bizim olmazdı. Muhakkak nedenleri olurdu.