bir DEHB hastası için en önemli farkındalık, bugün kendisinden sorumlu olduğu ve hayatını anca kendisinin şekillendirebileceğidir. amaç, kendi DEHB'si için iyi bir özyönetim geliştirmek, özdisiplini sağlamak, tüm eylem ve düşüncelerini bir noktada toplamayı öğrenmektir.
duyguların harekete geçirilmesi yoluyla çalışan terapiler de DEHB'liler için pek umut vaat etmezler, çünkü DEHB'liler duygularını ifade etme konusunda zaten sorun yaşamazlar. hatta her zaman tam olarak bunu yaparlar ve böylece mevcut sorunlarını da oluştururlar. DEHB'lileri saldırganlıklarını doyasıya yaşamaya teşvik etmek, pek de faydalı bir yol değildir. DEHB'lilerin öfkeli olmalarının sebebi yıllardır bastırılmış duygulara sahip olmaları değil, aksine mevcut duygularını yeterince kontrol edememeleridir. yani söz konusu olan yaşanmamış duygular değil, nörobiyolojik nedenlere bağlı dürtü kontrolü bozukluğudur.
yetişkin DEHB'liler de kendi sorunlarını daha iyi anlayabilmek için kapsamlı bilgiye ihtiyaç duyar. hayatları boyunca neden tekrar tekrar karşılarına zorluklar çıktığını nihayet anlamaları, hastaların sırtından büyük bir yük kalkması anlamına gelir. bilgi, öğrenilmiş çaresizlikten kurtulmaya yardım eder ve harekete geçme becerisi kazandırır.