Çatısının altında "Hakikî Mürşit İlimdir" yazılı, sadece ilim korkusuna ve samimiyetsizliğe yataklık eden bütün binalarını, -o bina, bu bina, şu bina- kendilerine bırakıyor ve Allah’ın bize şanlı kubbelerle bir arada, caddeleri, sokakları, meydanları, büyük (agora)yı nasip edeceği günü kolluyoruz. Nasıl cemaat namazının topluluk yeri mutlaka cami değil, bütün yeryüzü ise, bize gösterilen tedirginliğin mânasını da İlâhî ihtar olarak, “artık meydan sizindir!" mânasına çekiyor ve ona göre hazırlanma mevsimine girmiş bulunduğumuzu alenen haykırıyoruz! Dokuz köyden koğmak istedikleri, dokuz köyün sahibi olan ruhumuzun intikamını, sana havale ediyoruz, ya Müntakîm Allah!..
“Gafil halk yorgunluğundan bir laf eder: Yarın olsa da bir iş işlesem.. Bilmez ki, bugün bir, günkü günün yarınıdır. Bugün ne işlemiştir ki yarın ne işleye!..”
Davranış ve zevk olarak aynileşen
insanlar dış görüntü olarak da modanın dikte ettiği kıyafetler içinde birörnek olmaktadır. Gerek tepki ve davranış şekli olarak gerekse giyim tarzı olarak insanların aynı özellikleri göstermeleri cemiyeti kitleleştirmektedir. Kitle insanı ‘bağımsızlığını yitirdiği gibi asıl önemlisi bağımsız olma isteği bile duymayacak hale’ gelmiş olmaktadır.