O günden sonra hayatı yıllarla değil, onyıllarla ölçmeye başlamıştım. Ellili yıllarım belirleyici olmuştu, çünkü neredeyse herkesin benden genç olduğunun bilincine varmıştım. Altmışlı yıllarım, yanılmak için artık vaktimin kalmadığı kuşkusuyla en yoğun geçenler oldu.
Yetmişliler, belki de son yıllarım olabileceği düşüncesiyle kokutucuydu.