Hoşa giden düşünce doğru kabul edilir: bu tüm dinlerin ondan böylesine gurur duydukları, oysa utanmaları gereken hazzın kanıtıdır. İnanç mutlu kılmasaydı, inanılmazdı ki ona: ne kadar az olurdu değeri!
Bir tanrıya karşı işlenen, bir tanrı tarafından bağışlanan günahlar; ölüm kapısından geçilerek varılacak öteki dünyadan duyulan korku... Nasıl da korkunç, nasıl da kadim geçmişin mezarından çıkmış gibi geliyor tüm bunlar bize! Böyle bir şeye hala inanıldığına inanmalı mı?
Her din korkudan ve gereksinimlerden doğmuştur, aklın dolambaçlı yollarından usulca girmiştir varoluşa; belki bir defasında bilim yüzünden tehlikede olduğu bir durumda, herhangi bir felsefi öğretiyi yalancıktan almıştır içine, daha sonra içinde bulsunlar diye:ama teologların el çabukluğudur bu, bir dinin kendi kendinden kuşkulanmaya çoktan başladığı bir dönemden kalmadır.