Açıkçası beklediğim gibi değildi. Başlarda beni hiç etkilemedi son 30 sayfa falan biraz üzüldüm ama biraz yani. Bilmiyorum ya sinirlendim de biraz iki karaktere de. İkisi de her şeyi en başından daha farklı yapabilirlerdi yani en azından ben olsam bu kadar beklemezdim. Karakterlerle çok empati kuramadım.
Bu seriyle aramda love-hate ilişkisi var. Okuduğum için utanıyorum ama aşırı okumak da istiyorum. Garip. Ama devam edicem kitaplar çıktıkça aşırı merak ediyorum çünkü.
Şahsen ben nedense filmi daha çok beğendim. Aslında kitapla film tıpatıp aynı ama bilmiyorum Alfred Hitchcock etkisi galiba. Uzun bir inceleme yapmak isterdim ama üşendim. Daha sonra yapacağım, şuan bu kitabın dizisini de izliyorum ilk sezonu bitirdikten sonra yaparım.
En en en sevdiğim tiyatro metni. Çok seviyorum ya tiyatro filmini de izlemiştim o da aşırı güzeldi. Bir de sonunda çok şaşırdığım bir ters köşe oldu. Kısacası çok güzel.
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma
Öncelikle bu kitap aslında veba salgınını değil insanların direnişini ve toplumsal dayanışmayı anlatıyor. Camus öyle bir adammış ki yıllar önce yazdığı kitap hala şuan bile bizi aydınlatıyor. Kitaptaki veba salgınını geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız corona salgınına benzetiyorum hem de o kadar benziyor ki keşke o zamanlar okusaydım diyorum. Şimdi kitap hakkında uzun bir yazıya geçiyorum.
Kitap, Cezayir'in Oran kentinde sıçanların sokaklarda ölmesiyle başlıyor. Önce bu sıçanları temizleyen kapıcılar vebaya yakalanıyor. Tabi ilk başlarda 'veba' diye tanımlanmıyor. İnsanlar bunun bir salgın hastalık olduğunu ve kendilerinin de diken üstünde olduklarını kabul etmek istemiyorlar. Fakat veba herkesin düşündüğünden daha hızlı bir şekilde yayılıyor ve insanları ele geçiriyor. İnsanlar sevdiklerinden ayrılmak zorunda kalıyorlar ve uzun bir süre görüşemiyorlar. Kente dışarı çıkma yasağı geliyor ve insanlar zamanla bunalıyor, umudunu yitiriyor. Tabi bu sürede veba çok hızlı bir şekilde yayılmaya devam ediyor. Veba salgınıyla mücadele eden bir ekibimiz var, onlardan bahsetmek istiyorum.
Dr. Rieux
Romanın baş kahramanıdır. Veba ilk belirtilerini kentte gösterdiği andan itibaren Rieux bunu yakından takip etmiş ve savaşmıştır. Her zaman umudunu korumuş, yakın olduğu insanları kaybetse bile insanlara bu uğurda yardım etmekten vazgeçmemiştir. Tanrıya inanmaz. Tanrı eğer olsaydı böyle bir kötülüğü dünyaya insanlara göndermez ve masum çocukların canını almaz diye düşünür. Romanın sonlarına doğru bu dayanışmadaki arkadaşı Tarrou'yu vebadan dolayı kaybeder kısa süre sonra da uzaktaki karısının ölüm haberini alır. O bölümler o kadar güzel yansıtılmış ki benim bile yüreğim sızladı.
Tarrou
Tarrou Rieux'ün yakın arkadaşlarından biridir. Daha küçükken babasının işi yüzünden bir çok insanın