"Alnına sıcak bir öpücük kondurunca Alma bir süredir sadece koyu sislerin arasında olmadığını, aynı zamanda üşüdüğünü de anladı. Ilk başta güneşin sıcaklığı yok olmuştu ama daha sonra sıcaklık olmadan yaşamaya alışmıştı. Parlaklığı ne kadar sevdiğini bile unutmuştu. Sıcaklığı teninde hissetmeyi ne kadar sevdiğini unutmuştu."
"Alma'nın neden bu kadar sustugunu da anlamıyorlardı. Alma'dan yayılan ışığın neden titrediğini, Alma'nın içinde hiç ışık kalmadığını anlamıyorlardı. Üzerindeki ışığın -doğal ışığını kaybettiğini belli etmemek için giydiği- pırıltılı ceketinden geldiğinin anlaşılmasından ne kadar korktuğunu anlamıyorlardı."