Allah dostlarının kerametleri, tabi oldukları Peygamberlerin mûcizesi ve bereketiyledir. Demek ki velinin gösterdiği her keramet, bağlı olduğu peygamberin bir mûcizesi sayılır. Zira veliye, peygamberine intisabından ve bağlılığından ötürü bu haslet lütfedilmiştir.
Bir peygamberin risaletini ispat edebilmesi için mûcize göstermesi gerekir hatta buna mecburdur denilebilir, denilir ve öyledir. Allah dostları ise, keramet göstermek zorunda değillerdir. Hem onlar keramet göstermekten son derece sakınırlar.
“Kim Allah’a ve Resûl’e itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehitler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!”
(Nisâ Sûresi, 4/69)
Sadık; doğru sözlü olan, gerçeği söyleyen, doğru haber veren, gerek va’d gerek vaîd olsun her türlü sözünü yerine getiren, nasihat ve muhabbette ihlâslı ve samimi; amel, aksiyon ve eylemlerinde dürüst ve güvenilir olan, ihaneti ve yalanı bulunmayan, sadakatli olandır. Bununla birlikte Arapça’da dost, dostluğu ve bağlılığı içten olan anlamında da kullanılır.