Acımasız dünyada naif kalpler olarak nefsimizle sınanıp ne yanlışlara sürükleniyoruz. Tövbeler üstüne aynı günaha girip incitiyoruz her bir zerremizi… Oysaki tek isteği var hepimizin mutlu olmak. Peki mutlu olmak ne demek ya da bizdeki mutluluk kavramını bize kim işledi ilmek ilmek? Hayaller ve realite arasında sıkışmış bir halde umutla hayallerimiz gerçek olsun diye bekliyoruz. Söylenmemiş sözler, birlikte atılmamış kahkahaları kendimize zehir ediyoruz. Önemsemek herkeste aynı kavrammış gibi kendi değerimizi başkalarına göre biçiyoruz. Ama unutuyoruz ki biz yaratılmışların en üstünü olarak kendimizi hep aşağı çekiyoruz. Binlerce kitap yazıldı bilinçaltı, inançlar üzerine, birçok yaklaşımlar oluşturuldu sorunları çözmek adına… Peki ya sorun dediğimiz şeyler aslında bizim kim olduğumuzu oluşturan başkaları tarafından bizlere yüklenen inançlarsa? Özüne dön, ruhunu hatırla.. O sana her şeyi fısıldayacak!