Aslında şöyle bi uzansak, yer önemli değil kafa yanımızda sonuçta. Uyumak için değil, uyku zaten yok, tüm olan bitenler de uyuyarak tamir edilebilecek şeyler değil. Bi 'an'ı yaşayacağım derken o anın içinde sıkışıp kalmadan şöyle bi uzansak... Uzanıp düşünsek...
'Gercekten önemli miydi?' Bi sorsak kendimize, çoğu zaman önemli değildi. Belki içimiz geçer belki uyuruz diye kursak alarmları yeniden kendimiz olabildiğimiz zamanlara uzansak, berbat hissettirse de gerçekliğin içinde şöyle bi uzanıp kısa ve net olsak.
Anlamaya çalışmayı da boşversek 'bilmiyorum' diyip geçsek... Sürekli çabalamak iyidir demişlerdi, biz artık şöyle bi uzanmaları seçsek. 'Ne doğru?' ve 'Ne beni mutlu eder?' arasında koşturup duruyoruz, o yüzden şöyle bi uzansak iyi gelecek aslında..
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm, aydınlığım, ipek böceğim benim
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin, o yalansız, o kuytu gözlerini...
🌸Ümit Yaşar Oğuzcan
Söylediklerinden çok söylemedikleriyle, baktıklarından çok bakmadıklarıyla, şen kahkahalarla yahut biçimsiz suskunluklarla, herkes herkesle baş etmenin ustası da sanki...