“…gerçek bir kötü derken, içinde iyi olan ne varsa inkar etmiş ve yaşarken cesede dönmüş biri demek istiyorum. Çünkü asıl kötüler herkesten nefret ederler, bu kesin, ama özellikle de kendilerinden nefret ederler. Birisi kendinden nefret ettiğinde bunu hissetmez misiniz siz? Bu onu yaşarken öldürür; kendi olmanın bulantısını hissetmemek için kötü duygularını olduğu kadar iyi duygularını da uyuşturur.”
“Güzellik nerededir? Diğerleri gibi ölmeye mahkum büyük şeylerin içinde mi, yoksa hiçbir iddiada bulunmadan, anın içine bir sonsuzluk tomurcuğu yerleştirmeyi bilen küçük şeylerde mi?”
“Başkalarının şanslı olduğuna hükmetmek, bedel ödemeye yanaşmamanın bir yolu. Ya kendi tercihlerimizi yaşamak için ayağa kalkarız, düşe kalka da olsa, ya da başkalarının tercih ettiği ve bizim için seçtiği hayatı yaşamayı yaşamak sanarak avunuruz. Ya yaparız, ya da yapanları konuşuruz oturduğumuz yerden.”