“Bu insanlar bana verilmemişti, ben onlara doğmamıştım. Onları yeryüzünde arayıp bulmam gerekmişti. Onlara doğru yürümem ve yanlarına varıp çemberlerine katılmam gerekmişti. Kabilemi bulmuştum. Öyle hissediyordum. Aile sanıldığı kadar tesadüfi bir şey değildi, kuradan çıkmıyordu, onu bulman veyahut oturup kendi ellerinle yapman gerekiyordu.”
“İstanbul ben yürüdükçe ayaklarımın altında katman katman açılacak, her yeni günde beni biraz daha çorbasına katacak, ne kadar gezersem gezeyim hayretlerim hiç tükenmeyecek, her keşif içimde doğurduğu yeni bir evren, yeni bir hayat bulmanın merakıyla sonrakini mecbur kılacaktı.”