"Size gerçek, gerçeğin ta kendisi olarak diyorum ki: toprağa düşen bir buğday tanesi yok olmazsa, yalnızca bir buğday tanesi olarak kalır; ama yok olursa, o zaman bereketli ürün doğurur."
Ama işte günler akşam oldu, kış geçip bahar geldi, yaz gidip sonbahar oldu, parça parça, sanki çöp çöp aktı bitti; kederim de geçti gitti, daha doğrusu dibe indi; çünkü ne de olsa bir şeyler kalıyor; nasıl söyleyeyim... sanki insanın yüreğinin üstüne bir taş oturuyor!