Sena Mazlumoğlu

Bahçemde açan bu çiçeği çok koklarsam rengi uçacak, kokusu kaçacak, tazeliğinin tatlılığı yitecek gibi geliyordu. Meğer bu solup geçen türden bir çiçek değil, çiçek biçiminde yontulmuş bir elmasmış!
Sayfa 440·Kitabı okudu
Reklam
Kafamda gül pembe bulutlar, çiçekli, yemyeşil bir cennet var. Gelgelelim gerçek yaşamda, önümde dikenli, taşlı bir yolun uzandığını, beni kim bilir kaç tane kara kasırga beklediğini de bal gibi biliyorum.
Sayfa 439·Kitabı okudu
Senin varlığının her zerresi benim için kendi varlığım kadar değerlidir; hastalansa, mahvolsa da canımın canıdır benim. Senin zekân benim hazinem; bozulsa da benim gözümde değerlidir. Sen çıldırsan seni deli gömleğiyle değil, kollarımla tutarım ben. Kollarını bağlasam da iplerin arasına sevgim dolanır.
Sayfa 422·Kitabı okudu
İçimden, “Şu anda pek büyük bir acı çekmeden yaşama veda edebilsem en iyisi olur,” diye bir düşünce geçti. “O zaman yüreğimi onun yüreğiyle birleştiren bağları koparmak eziyetinden kurtulurum. Ondan ayrılmam gerek... Öyle görünüyor. Ama, ayrılmak istemiyorum ben ondan... Ayrılamam.”
Sayfa 419·Kitabı okudu
Sular ruhuma yürüdü, çamurlara gömüldüm. Ayakta duramıyorum; derin sulara varmışım... Seller her yanımı kapladı...
Sayfa 416·Kitabı okudu
Reklam