Düşündüm ki hayatımızın ve tabiatımızın vakalarına ve hususiyetlerine hariçten bakanlara bunlar çok kere zoraki ve gülünç gözükebildikleri halde insanların derin hassasiyet tabakalarına nüfuz edilince bu hareketlerin ve bu hislerin ihtirama layık bir şeye delalet edebilecekleri görülür. Bunların saiki çok kere kendimiz yahut başkaları için duyduğumuz bir muhabbet, bir şefkat ve bunların neticesi olan bir aldanma ve aldatma ihtiyacı olabilir. Fahim Bey gençliğinde, babası duysun da memnun olsun diye, boş bir konak tuttuğu gibi, gene, içinde hülya kurup uyumaktan başka bir şey yapamadığı Arslan Hanındaki yazıhanesini de hareminin gönlünü hoş etmek için tutmuş olabilecekti. Onun oraya her gün nice zahmetlerle taşınması acaba Saffet Hanımın ümitlerini beslemek için yaptığı bir fedakârlık değil miydi? Oradaki rahatsız uykuları belki hep Saffet Hanımın rüya görebilmesi içindi!
"Yüreğimiz acıdığında ne yapıyoruz?" diye sordu çocuk.
"Arkadaşlıkla, ortak gözyaşlarıyla ve zamanla sarıp sarmalıyoruz, mutlu ve umutlu uyanana kadar da bekliyoruz."